Günler öncesinde kongre takvimi belli olduğunda 6 ay önce atanan başkan Yılmaz Ayhan ‘dan aday olduğuna dair resmi bir açıklama gelmedi. Siyasi kulisleri en derin olan partiler Demirci ‘de önce AKP sonra da MHP’dir.
Kongre ve MHP’nin Türkiye genelindeki durumu gündemde iken, işin içine bir de Demirci ilçe kongresi girince tabii ki siyasi kulislerde her şey konuşuldu. Yılmaz Ayhan’dan “adayım” açıklaması gelmeyince bu sessizlik başka isimler üzerinde de yorumlara neden oldu. İlk terennüm edilen isim Yüksel Küçükkaraca ismi oldu. Kongre ile ilgili bizler de kamuoyunun bilgilenmesi için konuşulan ne var ise en natürel şekilde bunu haberlerimizde yansıttık.
Daha sonra kongrenin takvimi gereği delege listesi askıya çıktı. Liste askıya çıktıktan sonra anlaşıldı ki delegelikten birçok isim silinerek, yapılacak kongre için tedbir en başta alınmıştı. Delegelikten isimleri silinen yılların MHP’lileri haklı olarak buna tepki gösterdiler, işin içine birde Demirci İlçe Seçim Kuruluna yapılan itirazlar girince bizde yine belgesiyle bunu haber değeri taşıdığını düşünerek haber yaptık.
Kongreye 48 saat kala üyelikleri devam eden ancak delegelikten silinen isimler kongrede aday çıkarmak için elde kalan sayıyla MHP Demirci İlçe Kongresi için Ümit Kanyılmaz’ı aday çıkardılar. Bu da ekstra bir gelişmeydi ve haber değeri taşıyordu. Ümit Kanyılmaz’ın kendine ait sosyal medya üzerinden yaptığı bu açıklamanın ardından bağlantıya geçtim. Kendisinden bilgiler alıp kongrede ilçe başkanı adayı olduğuna dair haberi de yaptım.
DEMİRCİ'DE HABERCİLİĞİN BOYUTU DEĞİŞTİ !
Demirci ‘de sonuca endeksli oldubitti gibi haberlerle eski bir gelenek var. Biz internet haberciliğiyle bu alışıla gelmiş habercilik geleneğini kırıp, anlık gelişmeleri belirlenmiş tarihteki olay için, öncesinden yansıtmaya çalışıyoruz.
DEMİRCİ'DE HABERCİLİĞİN BOYUTU DEĞİŞTİ !
Demirci ‘de sonuca endeksli oldubitti gibi haberlerle eski bir gelenek var. Biz internet haberciliğiyle bu alışıla gelmiş habercilik geleneğini kırıp, anlık gelişmeleri belirlenmiş tarihteki olay için, öncesinden yansıtmaya çalışıyoruz.
Sonuca endeksli habercilikte risk yoktur. Ne olduysa olup biteni yazar geçersiniz.
Bu sonuca dayalı habercilik en garanti olanıdır, zira etliye sütlüye dokunmadan işi bitirirsiniz.
Fakat günümüz koşullarına göre mesela cebinde akıllı telefonu olan insanların dünyasında bu anlık gelişmeleri bile habere döndürmek hem sektörel anlamda bir iş kolu, hem de insanların belirlenen gündeki olay öncesinde gelişmelerden anı anına haberdar olması günü belirlenmiş olayı, günü gelince daha bilgili ve “konuya vakıf” yaşamasına sebep oluyor.
Biz haberciliğin zor olan kısmındayız. Zira sonuç haberciliği değil, internet haberciliği yapıyoruz.
Bu gelişmeleri an be an habere dönüştürmek ve üstüne vazgeçilmezimiz olan hukuk ve etik kuralları da koyarak kendimizden kattığımız yorumlar, böyle gergin işlerde bizi de işin içine sokuyor ve otomatikman taraf gibi gösteriyor.
Hele bu sürecin içinde irade anlamında yer alan şahsiyetler, entelektüel değil ise, oralara tesadüfen gelebilmişlerden ise ellerinin altında sosyal medya bizi taraflı ilan edip veriyorlar zılgıtı.
Oysa ömründe oturup yarım sayfa yazı yazma becerisi olmayan ve hatta kendi ismini 20 defa yaz desen üst üste 10 tane imla hatası yapan insanlar ellerinde telefon lafın nereye geldiğini gittiğini bilmeden savurup savurup bizi adeta düşman ilan edebiliyorlar.
ÇALGICI DİYEREK GÜYA AŞAĞILAYACAK
ÇALGICI DİYEREK GÜYA AŞAĞILAYACAK
İlçe başkanı seçilen Yılmaz Ayhan’ın oğlu Anıl Ayhan ‘ın benimle ilgili sosyal medya sayfasından yazdıklarını ibreti âlem için saklıyorum.
Benim için yazdığı “Düne kadar çalgıcı sonradan olma gazeteci” benzetmesiyle zekâsını ve terbiye seviyesinin derecesini ortaya koyuyor aslında.
Ancak şunu söylemeliyim. Ben 35 yıl müzik yaptım. Yaşım gereği bırakmam gerektiğine inandığım için de bıraktım. 35 yıl zirvede bu işi yaptım, bunu Demirci’de yaşayan herkes bilir. Zirvede de bıraktım. Bu mesleğin küçümsenecek hiçbir tarafı yoktur. Bu aklı kıt şehzade güya bunu itibarsızlık gibi ifade ederek beni küçülteceğini sanıyor.
Oysa ben onun yaşındayken 3 ayrı işi aynı anda yapıyor para kazanıyordum. Bu delikanlının ne iş yaptığını ben bilmiyorum. Keşke işsiz güçsüz gezeceğine bir müzisyenin yanına çıraklığa girse de hayatı öğrense, bir sanatçının karşısında kelli felli insanların nasıl saygı içinde davrandığını görse, müziğin ne olduğunu bilse matematik öğrenir, en kötüsü parayı havada sayma yeteneğini kazanır. Ben hiç bu işi yaparken gocunmadım, insanların en mutlu günlerinde oğlunu sünnet ederken, kızını oğlunu evlendirirken hep onların yanında oldum. İşin bitiminde teşekkür etmek için gelen mutlu insanların samimiyetini ve gözlerinin gülüşünü hiç görmediği için bu mesleğin gönüllere girmek için bir vesile olduğunu bilemez bu şehzade.
Ben ömrüm boyunca müzisyen, piyanist diye kartvizit bile bastırmadım. Çünkü değildim. Müzisyen diyenlere de kendimle barışık biri olarak “ben müzik işçisiyim” derdim.
Ancak bu memleketin çocuklarına mikrofon tutmayı, okullarında ders vererek, eğitim vererek onların iyi halk oyunu oynamasını, güzel şarkı söylemesini sağladım. Bunu da Demirci ‘de belli bir jenerasyon çok iyi bilir. Hatta okullarda yeteneğini gördüğüm çocuklardan elinden tutup, bildiklerimi öğretip, konservatuar sınavlarına hazırlayıp müzik öğretmeni olmalarını sağladığım onlarca insan var. Ama bu Anıl denilen yeni yetmeyi ben yanıma çırak olarak bile almazdım, çünkü bir kesere kulp olmayan adamları hiç sevemedim gitti.
Ben gelişmeleri haber yaptığım için kendi işine gelmeyenleri yalan haber diye niteleyen bu delikanlıya sosyal medyadan yaptığı hakaretler için artık ben hesap sormayacağım, iş adliyede derdini oradaki adalet dağıtanlara anlatsın.
Ben gelişmeleri haber yaptığım için kendi işine gelmeyenleri yalan haber diye niteleyen bu delikanlıya sosyal medyadan yaptığı hakaretler için artık ben hesap sormayacağım, iş adliyede derdini oradaki adalet dağıtanlara anlatsın.
Bugünlük yerim doldu.. Yarın MHP İlçe kongresinde olup biten, gözden kaçan ama benim gözümden kaçmayan, bilinmeyen gerçekleri açıklayacağım. Sonuca bakıp aldanmayın. Neler oldu neler!
Kongre divan Başkanı Ahmet Orhan ‘ın yaşadığı zor anlar. Bugüne kadar hiçbir kongrede yaşanmayan fiyaskolar.
Yarın… Görüşmek üzere…
Mustafa Temiz
