Bir Koltukta Üç Karpuz: Tom Barrack Ortadoğu'nun Yeni Genel Müdürü mü?

Bir Koltukta Üç Karpuz: Tom Barrack Ortadoğu'nun Yeni Genel Müdürü mü?

Bazı gelişmeler vardır; ilk bakışta sıradan bir bürokratik atama gibi görünür. Oysa biraz dikkatle bakıldığında, perde arkasında çok daha büyük hesapların döndüğü anlaşılır.

Son günlerde tam da böyle bir gelişme yaşandı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, önce Suriye Özel Temsilciliği görevini üstlendi. Ardından buna Irak Özel Temsilciliği de eklendi.

Ortaya ilginç bir tablo çıktı.

Aynı kişi Ankara'da büyükelçi, Şam'da özel temsilci, Bağdat'ta özel temsilci...

İnsan ister istemez soruyor:

Washington'da diplomat mı kalmadı?

Yoksa Amerika, Türkiye, Suriye ve Irak'ı artık tek bir dosya olarak mı görüyor?

Çünkü mesele, bir kişinin kaç görevi aynı anda yürütebileceği değildir.

Asıl mesele, Amerika'nın neden bu üç ülkeyi aynı elde toplama ihtiyacı duyduğudur.

Trump yönetiminin dünyaya bakışı öteden beri farklıdır. Bürokrasiye değil kişilere, kurumlara değil sonuçlara, diplomasiye değil pazarlığa inanır.

Tom Barrack da tam bu anlayışın ürünüdür.

Kariyer diplomatı değil.

Büyükelçilik koridorlarında yetişmiş bir devlet adamı da değil.

Bir yatırımcı.

Bir iş insanı.

Bir finansçı.

Trump'ın uzun yıllardır güvendiği isimlerden biri.

Şimdi ise Ortadoğu'nun en kritik üç başkentinde Amerika'nın sesi hâline getirilmiş durumda.

Peki neden?

Çünkü Washington artık bölgede eski yöntemlerin işe yaramadığını görüyor.

Bir zamanlar Büyük Ortadoğu Projesi adı altında bölgeye demokrasi ihraç etmeye çalıştılar.

Irak işgal edildi.

Afganistan işgal edildi.

Arap Baharı desteklendi.

Milyonlarca insan yerinden oldu.

Yüz binlerce insan hayatını kaybetti.

Sonuç?

Demokrasi gelmedi.

İstikrar gelmedi.

Barış gelmedi.

Şimdi anlaşılan o ki Amerika yeni bir yöntem deniyor.

Bu kez amaç, devletleri yıkmak değil; devletler arasındaki sınırların önemini azaltmak olabilir.

Bugün yaşanan gelişmelere dikkatle bakalım.

Türkiye'de "Terörsüz Türkiye" süreci yürütülüyor.

Suriye'de yeni bir devlet yapılanması oluşturulmaya çalışılıyor.

Irak'ta merkezi hükümet ile farklı silahlı güçlerin ortak komuta sistemine entegre edilmesi konuşuluyor.

Enerji koridorları, ticaret yolları ve ulaştırma projeleri; Türkiye, Irak ve Suriye'yi birbirine bağlayacak şekilde planlanıyor.

Bütün bunlar gerçekten birbirinden bağımsız gelişmeler mi?

Yoksa yüz yıl önce cetvelle çizilmiş sınırların yerinde kaldığı, ancak fiilen geçirgen hâle getirildiği yeni bir Ortadoğu düzeni mi kuruluyor?

Bugün Türkiye'de anayasa tartışmaları yaşanıyor.

Kamuoyuna daha çok terörün sona ermesi, demokratikleşme veya bazı kimlik taleplerinin karşılanması üzerinden anlatılıyor.

Peki ya mesele bundan daha büyükse?

Ya tartışılan şey yalnızca Türkiye'nin iç dengeleri değil de Türkiye, Suriye ve Irak arasındaki yeni ilişkinin hukuki zeminiyse?

Elbette bunların hiçbiri bugün kesin olarak söylenemez.

Bu tür soruların cevabı ancak yıllar sonra açılacak arşivlerde, yayımlanacak raporlarda ve ortaya çıkacak diplomatik belgelerde bulunabilir.

Ancak görünen gerçek şudur:

Washington, ilk kez Türkiye, Suriye ve Irak dosyalarını tek elde toplamaktadır.

Tom Barrack artık yalnızca Ankara Büyükelçisi değildir.

O, Amerika'nın bölgeyi tek bir stratejik bütün olarak görmeye başladığının sembolüdür.

Belki de mesele, bir koltuğa üç karpuz sığdırmak değildir.

Belki de Washington, o üç karpuzu zaten tek bir meyve olarak görmektedir.

İşte asıl soru burada ortaya çıkıyor:

Tom Barrack sadece Amerika'nın Ankara Büyükelçisi midir?

Yoksa Türkiye, Suriye ve Irak'ı kapsayan yeni Ortadoğu düzeninin sahadaki koordinatörü mü?

Bugün bunu kesin olarak bilmiyoruz.

Ama bildiğimiz bir şey var:

Ortadoğu'da taşlar yeniden diziliyor.

Ve bu oyunda Tom Barrack'a verilen rol, sıradan bir büyükelçinin rolüne hiç benzemiyor.

07 Haziran 2026

YORUM EKLE