Bugün değil de ne zaman konuşacağız ?

"Böyle zamanda konuşmak doğru değil" dedi bir dostum bugün...
Akşamüstü çay keyfi yapıyoruz,memleketin her noktasından gelen kötü haberler günün konusu.
Salihli'deki şehit cenazesinden gelen bir arkadaşımız yaşanan acıyı tarif etmeye çalışıyordu.
Ben gün boyu gelen saldırı ve şehit haberlerini yapmış,biraz kafa dinlemek için akşam çayı içmeye çıkmışım.
Ama gündem sıcak,gündem üzüntü verici gelişmelerle dolu..
İstesende kaçamıyorsun...Dostlar haberci kimliğimizden ötürü bazı şeyleri anlamaya çalışıp soruyorlar. Haberlerin içinde olmayan bu gelişmelerdeki esas karanlık noktaları soruyorlar..Her ne kadar içimden "yahu arkadaş iki dakka kafa dinlemek için dışarı çıktım"demek gelsede diyemiyorsun..Meslek gazetecilik olunca böyle sohbetlerde sustunmu karşındaki insanı saymıyormuş gibi anlaşılıyor maalesef.Eee ben de tüm gelişmeleri sıcağı sıcağına takip etmek zorunda kalan bir mesleği icra eden olarak konulara vakıfım ve elbette gidişatla ilgili söyleceklerimde var.
Bu mevzuların ortasında tam benim konuştuğum sırada "böyle zamanda konuşmak doğru değil"..Sözüne doğrusu ya takılı kaldım.
Vakurluğumu ve soğukkanlılığımı ve ayni zamanda günün tüm yorgunluğuna rağmen nezaketi koruyarak konuştum..
"Tam da bu zamanda konuşacağız işte" dedim.
AKP'ye yakın bu arkadaşım bu yanıtımı beklemiyordu sanırım... Dondu kaldı..
Ama ben susmak gibi bir düşüncenin içinde hiç değildim..
Çözüm süreci işte sonuç.
Bu durgunluk anında PKK palazlanmış sonuç bu.
Dolmabahçe mutabakatı neydi,milletten bunlar niye kaçırıldı.
Oslo görüşmelerinde Türkiye bu iktidarın eliyle hangi tavizleri verdi...
Akil adamlar neredeler..
Hani kan dinecekti...
Kaldığımız yerden devam işte...
Verilen tavizler,ülkenin çelik gibi olan genetiğini bozacak işleri başımıza açan işte bu iktidar.
Seçim meydanlarında insanları ayrıştıran söylevlerin neticesi tüm bu gelişmeler.
Recep Tayyip Erdoğan kendine göre yetiştiği kafasında yaşadığı bir dünyayı ülkeye dikte ettirmeye çalıştı.
Cemaatle olan bağlarında kandırıldık diyen biri nasıl ülke idaresinde irade sahibi olabiliyor.
Bu millet herşeye rağmen seçiyor diyeceksiniz,seçti gördük işte sonuç bu.
IŞİD ile DAEŞ ile her ne karın ağrısı ise onla entegre olmuş bir siyasi yapı şu an neyin peşinde.
Saldırılar sürecek maalesef öngörülerim bu.
Çok kanlar akacak...
Derhal milli mutabakat hükümeti kurulmalıdır.
Rejim eski çelik gibi yapısıyla ve kurumlarıyla kendini sokakta,dağda,sınırda derhal hissettirmelidir.
Yahu güney komşumuzun kim olacağına AKP ya da RTE mi karar verecek.
ESAD ESED oldu istemiyorsun.
PYD mi olsun..
IŞİD mi olacak...
Yahu Norveç'ten sınıra adam getirip komşu mu yapacağız.
Gidişat iyi değil dostlar..
TIRlarla taşınan insanı yardımlar neymiş gördünüz mü ?
Bu kadar yolsuzluk iddialarının arasında kendi oturma grubunu kurtarma gayreti içinde ülke statejisi yapan bir adam dış politikada mı başarılı olacak ?
Bu muhafazakar demokratlar ellerine verilen mili iradenin cılkını çıkarmışlardır.
Kimse kusura bakmasın bu adamlara böyle bir ülkede iktidar olmak ve yönetmekte yakışmadı ellerine yapıştı.
Güdük global yapılarıyla bu işin içinden çıkamadılar.
Tüccar zihniyetiyle ülkenin varlıklarını özelleştiren.
Mirasyedi veletin baba servetini barlar sokağında bıraktığı gibi,maalesef bizim öz varlıklarımız ve değerlerimizde  arap bedevilerinin arasında çarçur edilmiştir.
Derhal istifa edip gitmelidirler.
Bu halkta artık uyanmalıdır.
Seçimlerde bunların bu ülkeyi getirdikleri son durumu görerek bilerek oy verip AKP'yi bir süre difrize kaldırmalıdır.
Gün içinde bir işadamı mekanına girdiğimde daha ne istediğimi sormadan "sadeç savaş çıkarsa ne olcek ya " dedi lafı ağzından kaptım..
"Seçimden önce AKP'ye oy vereceğim demiştin hayırdır" biraz sustu ve devam etti " valla sen haklıymışsın bu günleri söylemiştin " deyip sustu..
Bir başka AKP'li esnafta bir mekanda üstüme geldi,TV'de şehit  haberi var."Ya benim oğlanla görüştüm Ağrı'da pusuda öyle bekliyoruz baba  dedi çocuk,ne olcek bu iş böyle ya 2 gündür evde karımla uyku tutmuyor bizi " dedi.
Ona da hatırlattım.
"Sen demiştin ki AK Parti var para var,arabamı aldım,işimi kurdum,siz ne ettiniz ya faizler aynı duruyor,bende sana peki huzur ne olacak,ülkenin genetiğiyle oynanıyor,bu yolsuzluklar,hırsızlıklar içine siniyormu demiştim,sen de bal tutan parmağını yalar para olunca bunlar sorun değil demiştin"
Hatırladı o günü...Dudaklarını buruşturdu...Bir derin nefes verdi.."Huzur lazım,valla benim şu an huzurum kaçtı " deyiverdi.
Bu örnekleri şundan yazıyorum..
AKP'ye kayıtsız şartsız tüm doğruları yok sayıp gözü yumuk oy verip destekleyenler illa size de mi dokunması lazım..
Bu vebalin altında kalacaksınız..
Sizin din iman namaz abdest diye arkasından gidip diğer ahlaki, insani ve manevi değerleri göremediğiniz şeyler yüzünden Irak'ta Suriye'de dökülen tüm müslüman kanları ve şehitlerin, bu memleketin çocuklarının, terör kurbanlarının kanları sizin AKP'ye evet mühürü bastığınız ellerinize de bulaştı..
Yıkasanız da geçmez,önce işe zihinlerinizden ve vicdanlarınızdan başlayın.
Valla gerçekleri söylemenin zamanı olmaz,hem dost acı söyler unutmayın.. Böyle zamanda konuşan makbul olmalı.
Tırnak kaşıyanlardan hiç olmadık..
Bu memleketin değerlerine,evlatlarına zarar geldikçe bizim gözlerimizde, yüreğimiz de ağlar.
Şu din tüccarlarının büyüsünden kurtulup sizde adam gibi karar verin artık..
Yolsuzluğa alkış tutmak,günü birlik menfaat için yalancının talancının sırtını sıvazlamak onursuzluğun danişkasıdır bunu da bilin de içimde birşey kalmasın...
Sakın o ağzınıza sakız ettiğiniz lafı tüm bu yaşanılanlardan sonra da söylemeyin..
"Hayırlısı bakam "
Bu işin hayırlısı AKP'nin ve onun bu dar görüşlü beceriksiz kadrolarının bu ülkenin yönetiminden derhal halk iradesiyle alınmasıdır..Bu defa olsun laf dinleyin gari emi..
Tercih sizin...
Mustafa Temiz

YORUM EKLE
YORUMLAR
ihsan temel
ihsan temel - 11 yıl Önce

konş baba. daha daha...