ÇOCUKLAR VE VİCDAN SINAVIMIZ

ÇOCUKLAR VE VİCDAN SINAVIMIZ

Bir tarafta dünyayı yeni tanımaya çalışan küçücük kalpler…
Diğer tarafta o kalpleri paramparça eden karanlık bir gerçek.

Bir tarafta tacize uğrayan küçücük bedenler,
Diğer tarafta hiç suçu yokken bir kurşunla hayattan koparılan çocuklar…
Hepsinin ortak noktası aynı: Henüz yaşamayı bile öğrenememiş olmaları.

Bir çocuğun gözlerinde olması gereken şey korku değildir.
Güven olmalı, merak olmalı, oyun olmalı…
Ama biz, onların gözlerine korkuyu yerleştirdik.
Onlara dünyayı anlatmadan, dünyanın acımasızlığını yaşattık.

Elinden telefon, tablet düşmeyen bir toplumun ortasında,
çocuğuna sarılmayı unutan anne babalar büyüyor.
Sevgi gösterilmeyen bir evde büyüyen çocuk,
sevgiyi dışarıda aramaya başlıyor.
Ve ne yazık ki o “dışarısı”, her zaman güvenli bir yer değil.

Bir bakıyorsun, kırsalda yaşayan bir çocuk,
şehrin ışıklarına, vitrinlerine, süsüne püsüne hayran.
Ama kimse o çocuğun içindeki eksikliği görmüyor.
O hayranlık, aslında bir kaçış.
Görülmek, sevilmek, değerli hissetmek için…

Ve bir de insan demeye dilin varmadığı o karanlık yüzler…
Minnacık bedenlerden haz alan, vicdanını kaybetmiş olanlar…
Onlar sadece bir çocuğun bedenine değil,
onun ruhuna dokunuyorlar.
En derin yerine, en kırılgan yerine…

Soruyorum size…
O çocuğun aklından çıkacak mı yaptıklarınız?
Geceleri korkmadan uyuyabilecek mi?
Birine yeniden güvenebilecek mi?

Bir çocuğun hayatını karartmak,
sadece bir anlık bir suç değildir.
Bir ömür boyu sürecek bir yıkımdır.

Biz ne ara bu kadar uzaklaştık birbirimizden?
Ne ara çocukların sesini duyamaz olduk?
Ne ara “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demeye başladık?

Çünkü bu sadece onların meselesi değil.
Bu, bir toplumun vicdan sınavı.

Çocuklar korunmuyorsa,
hiçbir şey gerçekten güvende değildir.
Bu dağların arasında kalan, coğrafya kaderi çeken ve insaf fakiri olmuş şehirde solumaya devam ediyoruz.

Ve en acısı şu…
Biz hâlâ yeterince korkmuyoruz,
yeterince utanmıyoruz,
yeterince “dur” demiyoruz.

Artık susmamak gerekiyor.
Artık görmezden gelmemek gerekiyor.
Artık çocukları gerçekten korumak gerekiyor.

Çünkü onlar sadece geleceğimiz değil…
Onlar bugünümüzün en savunmasız gerçeği.

23 Nisan 2026 

Bahar Çelik

YORUM EKLE