
Burası Manisa’nın Demirci ilçesi.
Yıllar önce, dönemin Belediye Başkanı Selami Selçuk döneminde bir çöp ihalesi yapıldı.
İşi bilen (!) bir şirket ihaleyi aldı, belediyeyle arasında resmî bir sözleşme imzalandı. Sözleşmede araç sayısından hizmet kapsamına, görevli personelden çalışma saatlerine kadar tüm detaylar yazılıydı.
Ancak o sözleşmede özellikle dikkat çeken bir detay vardı: “Hizmet Takip Aracı.”
34 plakalı, ışıl ışıl siyah bir otomobil… Görev tanımı netti: Çöp toplama ekiplerini denetleyecek, zabıta çavuşunun kullanımında olacaktı.
Fakat aradan çok geçmeden Demircililer, direksiyon başında zabıta çavuşunu değil, bizzat Belediye Başkanı Selami Selçuk’u görmeye başladı.
Hatta iddiaya göre, yakın akrabaları bile bu aracı günlük işlerinde kullanıyordu.
Peki gerçekten bu araç iş takibi için mi alınmıştı, yoksa başkanın konforu için mi?
Demirci halkı bu durumu sorguladı. Çünkü ortada resmî plaka yoktu. Sadece sözleşmeye yazılmış bir satır ve Demirci sokaklarında gezen simsiyah bir otomobil vardı.
Vatandaşın aklında ise şu soru yankılanıyordu:
“Bu başkanın maddi durumu böyle bir araca yetmezdi, peki bu otomobil nasıl onun altına girdi?”
Bu sorunun ipuçları, aslında Başkan Selçuk’un geçmişinde saklıydı.
Belediye başkan adayı gösterildiği dönemde şirketi, SGK’ya prim ödemeyenler listesinde bile yer alıyordu. Bunu yazmış olmam suç değil. Zira bunu devlet kendi eliyle internet sitesinden ifşa etti.. Elektriği kesilen fabrikasına siyaset eliyle mühür sökme sağlandığı, su borçlarının yapılandırıldığı konuşuluyordu.
Buna rağmen AKP'den aday yapılmış ve seçimi de ilçede kendi resminin yerine partisinin kurucu genel başkanının posterlerini astırarak kazanmıştı.
Ve şimdi de bu tabloda, çöp ihalesinden çıkan bir hizmet aracıyla dolaşmak…
Millete enteresan gelmişti.
Sormak gerekmez mi?
Bu araba gerçekten zabıta için miydi, yoksa başkana özel makam aracı mıydı?
Plaka öyleyse neden 34’tü?
Bugünlerde Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in kullandığı Audi A8 marka araç gündemde.

Araç, müteahhit Aziz İhsan Aktaş tarafından belediyeye bağışlandı. Üstelik sadece Audi değil, 10 kamyonet, minibüs ve diğer araçlar da var.
AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Aziz İhsan Aktaş’ın belediyeye hibe ettiği Audi A8 hakkında Gazeteci Cem Küçük’e konuştu:
“İhaleden 3 ay sonra belediyemizin ihtiyaçları için, ‘Araç verebilir misiniz?’ dediğimizde, ‘Isparta’ya canım feda, veririm; ne istiyorsanız’ dedi.”
Isparta Belediye Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nun raporuna göre, Bilginay Temizlik Hizmetleri adına yapılan Audi A8 bağışı dışında, 10 kamyonet ve minibüs daha belediyeye şartsız olarak verildi. Bağış talebi komisyonca uygun bulunarak meclis onayına sunuldu.
Ancak aynı Aziz İhsan Aktaş, bugün CHP’li belediyelere yönelik yürütülen büyük çaplı operasyonların merkezinde yer alıyor.
Dikkat çekici olan şu:
Aynı Aktaş bugün “suç örgütü lideri” olarak soruşturuluyor.
Etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği ifadelerle, muhalefet belediyelerine operasyonların önü açılıyor.
Etkin pişmanlıktan yararlanıyor diye ifadelerine itibar edilip soruşturmalar açılıyor.
Oradan başkanlar cezaevlerine adeta taksim ediliyor.
Yani;
AKP’li belediyeye araç bağışlayınca “hayırsever”, CHP’li belediyeye çalışınca “suç örgütü lideri” mi oluyor?
Bu soruyu sormak için siyaset bilimci olmaya gerek yok.
Aklı ve vicdanı olan herkesin görebileceği bir çifte standart var!
Detay Küçük, Koku Büyük
Demirci’deki simsiyah otomobil size küçük bir detay gibi gelebilir.
Ama bu detaylar birikince, karşımıza koskoca bir çöp yığını gibi pis kokulu işler çıkıveriyor.
Çöp ihalelerinden çıkan özel makam araçları, siyaset eliyle şahsa tahsis edilen kamu kaynakları ve halktan gizlenen ilişkiler zinciri mi?
İnsan sormadan duramıyor...
Dahası, Demirci’de çöp ihalesini alan şirketin başında da yine Aziz İhsan Aktaş vardı.
Yani Demirci'nin çöplerini toplayan da, ülkenin gündemindeki aynı adam... Aziz İhsan Aktaş.
Yani bugün “suç örgütü lideri” olarak yargılanan o isim, dün Demirci’de çöp işinin ihalesini alan ve zabıtaya değil başkana hizmet eden aracı sağlayan Aziz İhsan Aktaş ey Demircililer!
O Siyah Araba Hâlâ Aklımızda değil mi?
Selami Selçuk, AKP kendisini aday göstermeyince bağımsız aday oldu.
Ama seçime yine o 34 plakalı siyah araçla girdi. Hele seçim arabasında çalan o müzik "Mevzu yeni başlıyor" unutulur mu?
O dönem araç sorgulandığında sahibinin hâlâ o şirket olduğu ortaya çıkmıştı.
Ancak sonradan ruhsattaki ismin değiştiği bilgisi gelse de teyide muhtaçtı.
Yani esas mevzu bu durum.. Mevzunun başlaması, yani esasen yasal mevzuatın artık başlatılması gerekmiyor mu?
Peki şimdi soralım:
Bu olay bir “Zabıta Çavuşunun Arabası” mıydı, yoksa “Bir Belediye Başkanının Direksiyon Hikâyesi” mi?
Yoksa sadece tek bir başlık mı yeter...
-
“Zaman herkesin iç yüzünü gösteren bir aynadır.”
Bu Halk Gösterişi Değil, Hesabı Görmek İstiyor!
Artık halk, başkanların bindiği araçların markasını değil, ihalelerin şeffaflığını;
Taktıkları kravatı değil, halka verdikleri hizmetin niteliğini konuşmak istiyor.
Bir de seçimlerde verdiği "hesap soracağım" sözünü tutmasını...
Çünkü unutmayalım!
Çöp toplanmazsa pis koku yayılır. Ama en çok da adalet kokar!
O koku birilerinin burnunun direğini kırar, birilerinin de vicdanlarını kanatır oldu...
Haberiniz olsun!
Şimdi Hesap Sorma Zamanı!
Bu halk “salağa yatmaktan” bıktı. Şimdi hesap sorma zamanı.
Çöplerin bile geri dönüşümünün konuşulduğu bu yüzyılda, hizmet için geldikleri yerde bir yerleri çöplü gidenlerin de geriye dönük sorgulanması gerekir... Genç emekli eğitimci dostum, gidenin çöplü işleri için, gelenin hesap soracağı sözünü aktarıp, benden destek istemişti de onu da burada hatırlatmak isterim... Hesap sormak için Akıncı ruhu yeter diyorum... Ha cesaret...
Çöplük patlaması meşhurdur. İçindeki gaz birikir, bir gün patlar.
O zaman çöpün üstünde oturanlar da zarar görür.
Ya da bir gün biri çıkar ve sorar:
“Bu kokunun üstünde nasıl durdunuz? Neden yargıya teslim etmediniz?”
Demirci Belediye Meclisi’nde o kokuyu duyan birileri mutlaka vardır…
Mesela eczacılar, burnu hassas insanlardır.
Ben, onlara güveniyorum.
Çünkü:
Hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmamalı.
Çünkü; Bu işte "vebal var" diyenler haklı çıkmalı... Elbet bir babayiğit çıkar, hesabı keser...
Salından adam eksiltme kaygısı çekenler size sesleniyorum...Kimse "otomobil uçar gider" şarkısıyla mezara götürülmüyor...
10 Temmuz 2025
Mustafa Temiz

Isparta belediyesine verilenler belediyenin malı olmuş..diger tarafta ise baskan ve yandaşlarının olmuş..bu farklı bilmeniz lazım..