Demirci Kaymakamı Sayın Yavuz Arslan'a AÇIK MEKTUP + DİLEKÇE

Demirci Kaymakamı Sayın Yavuz Arslan'a AÇIK MEKTUP + DİLEKÇE

İlçemize hoşgeldiniz. Ben ilçede gazetecilik yapan biri olarak yeni kaymakam veya daire amiri atandığında mutlaka ziyaret eder, tanışırım. Ancak sizinle henüz tanışamadık. İşim gereği 25 Mayıs'tan bu yana ilçe dışındayım. Bu tarihten beri de memleketime gelemedim. Kendi bakış açılarımla ilçemin her türlü sorununa duyarlılık gösterdim. Haberlerimle kendime göre bir memleket sevdalısı olarak tarihe not düşmeye devam ediyorum. Bugüne kadar ilçede görev yapan tüm bürokrat ve Kaymakamla da sıcak ilişkiler içinde ve konu Demirci veya Demircili olduğunda hep iletişim halinde oldum. 

Geçtiğimiz hafta içinde Demirci ilçesinde öğretmen atamaları ve uygulamadaki yanlış işler ilçede ayyuka çıktı. Bununla ilgili 3 seri köşe yazısı yazdım. Öğretmenler,öğrenciler veliler hiç kimse bu uygulamalardan mutlu değil. Çalışma barışı bozulmuş ve okul içindeki iç huzursuzluklar ise öğrencilere, oradan da velilere kadar yansımıştır.

Yazdıklarımın hepsi doğrudur. 
Teyit ettiğim ve gazeteci etiği açısından hassasiyetle kaleme alınmış kamuoyunu bilgilendirici nitelikte yazılardır.
Bu aşamada böyle bir açık mektup ile size de ulaşmak istiyorum.


Sayın Kaymakamım

Demirci geçtiğimiz yıllarda eğitim kalitesiyle öne çıkmış bir ilçeydi. Demirci’de okuyan öğrencilerin akademik başarıları çok yüksekti. Aynı zamanda terbiyeli ve ahlaklı da yetişmekteydi. 
Demirci’nin okullarının tamamı başarılıydı. Demircililer öğrencilerini Demirci dışındaki okullara pek göndermek istemezlerdi. Gerekte yoktu zaten. 

Çünkü Demirci’nin bütün okulları Fen Lisesi gibiydi o yıllarda. Demirci’ye gelen yabancılar da çocuklarının eğitimlerini Demirci’de almalarını isterdi. O yüzden Demirci’den ayrılamazlardı. 

Günümüzde ise işler tersine döndü. Demircililer çocuklarını dışarıdaki okullara göndermeye başladı.  

Dışarıdan gelen öğrenciler de kaçmaya başladı. 

Peki, bu durum nasıl oldu? 

Yani başarıdan başarıya koşan Demirci eğitimi nasıl oldu da geriye doğru gitti? 

Pek çok neden olmasına rağmen bunların en başında liyakatsiz yöneticiler gelmektedir. 
Demirci’deki eğitimin başında bulunan en üst yönetici ilçe Milli Eğitim müdürüdür. Yöneticilik alanında hiçbir tecrübesi olmayan, eğitimden anlamayan, ahbap çavuş ilişkileri ve torpille, son yıllarda "bizim adam" diye ilçe milli eğitim müdürleri atanmıştır. 

Arada seyyanen atananlarda bulunmaktadır. İlçemizde görev yapmış çok değerli müdürlerden iki tanesi yeterli görülmemiş olacaklar ki görevlerinden alınıp ne iş yaptıkları bilinemeyen uzmanlığa atanmışlardır. 

Yani bir çeşit milli eğitimin merkez valisi olmuşlardır. 

Bunların yönettikleri, aslında yönetemedikleri ilçe milli eğitim müdürlüğünde baş gösteren disiplinsizlik, düzensizlik başta okul müdürleri olmak üzere, öğretmenlere, okullara ve öğrencilerimize yansımıştır. 

Eğitim liyakat, düzen ve disiplin işidir. 

Demirci’de eğitimin geri gitmesinin temel nedeni budur. Kurum ciddiyetine yakışmayan işe geç gelmeler, işten erken çıkmalar, işi savsaklamalar olmaktadır. Hatta terlikle kuruma gelmeler, sakız çiğnemeler; mesai saatlerinde çay ocağında çay, simit ve sigara keyfi yapmalar, ek dersleri bile çoğu zaman zamanında ödeme becerisini gösterememe ve resmi yazılarda görülen anlatım ve yazım yanlışları gibi pek çok olmaması gereken hatalar yapılmaktadır.


Liyakatli okul müdürü sayısı çok azdır. Onlar da kabuğuna çekilmiştir. Başlarına bir şey gelmekten korktukları için suya sabuna dokunmadan işlerini yapmaya çalışmaktadırlar. 

Pek çok okul müdürü yönetimle ve milli eğitimle, mevzuatı ile ilgili tek bir sayfa bile okumadan, hatta tek soru çözmeden, optikli kâğıt yüzü bile görmeden okul müdürü yapıldılar. 

Her nedense müdürlüklerini yaptıkları öğrenciler okullarına sınavla girerken onlar sınava bile girmeden müdür oldular.

İşte bu tür müdürler işi idare etme yoluna gittiler. Sorunların üzerini örttüler. 

Liyakatsiz okul yöneticileri kutsal Türk Bayrağı’nı bile hangi direğe, ne tarafa asacağını bile bilmemektedir. 

Bu yöneticiler mi norm kadro uygulamalarını adalet ilkesi çerçevesinde uygulayacaklar. 

İki bayrak direği bulunan okullarda “Binaya göre bayrak sağdaki uzun direğe çekilir. Sol taraftaki kısa direğe de ‘Temiz Okul bayrağı vb. flama ve bayraklar asılır. Bayrak mutlaka binaya göre sağdaki uzun direkte bulunur.

Okullar açıldığı halde Fen Lisesine okul müdürü hala atanamadı. 
Kimse oraya müdür olmak istemiyor. Yakında branş itibariyle atamaya uygun olmayan bir müdür görevlendirilirse de şaşmamak gerekir. Çünkü bu kötü örnekleri son yıllarda Demirci'de çok gördük.

Başarısızlık yüzünden öğrenciler ya fen lisesine kayıt olmuyor. İlçe dışındaki okullara gidiyor. Ya da kayıtlı olanların bazıları da başka ilçelerdeki okullara gidiyorlar.

Bu durum velileri ekonomik olarak zorlamaktadır. Okulların açıldığı hafta okulun birinde üç tane öğretmen fazlalığı varken, bir okulumuzda sınıf olmasına rağmen öğretmensiz eğitim ve öğretime başlamıştır. Liyakatsizlik örneğini Çataloluk ve Bardakçı’da yaptırılıp kısa süre sonra öğrencisizlikten kapanan okullarda da görmekteyiz. 

Yukarıdaki durum yakında Kılavuzlar’da olmak üzere başka okullarda da yaşanması olasıdır. Bu yolla kaynaklar israf edilmiş, devlet zarara uğratılmıştır.


Yine kaymakamlık binasının yanında bulunan Eski Endüstri Meslek Lisesinin binası depreme dayanıksız diye önce sağlamlaştırılıp kısa süre sonra da depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle kökten yıkılmıştır. 

Bu uygulama ile aslında Demirci tarihinde bir ivme olan bu bina tarihsel saygınlığı yaşayacak iken yok edilmiştir.

Yakında aynı durum Cumhuriyet İlkokulu’nun başına da gelebilir. Çünkü o da güçlendirme kapsamına alındı. Belki aynı akıbet onunda başına gelecektir. 

İlk ve ortaokullarda-imam hatip ortaokulu hariç- okul bölgelerine ayrılmıştır. 

Belirlenen okul bölgelerinde ikamet eden öğrencilerin bazı istisnalar dışında o ortaokula ya da ilkokula gitmesi gerekmektedir. Bu bölgelerin zaman içinde ihtiyaca göre güncellenmesi gerekmektedir. Ancak bu yapılmamaktadır. Bazı okul bölgelerinde nüfus artarken, öğrenci sayısı da artmaktadır. Diğer bölgelerde de öğrenci sayısı azalmaktadır. 

Bu durum bazı okulların atıl duruma düşmesine ve o okuldaki öğretmenlerin norm kadro fazlası olmasına neden olmaktadır. 

Bu da kaynak israfına yol açmaktadır. Bazı yöneticilerin iyi öğrencileri okullarına getirmek için teşvik etmeleri, bazı nüfuzlu velilerin öğrencilerini başka okullarda okutmak istemeleri ve bunu gerçekleştirmek için göstermelik ikamet değişikleri yapmaları da bu durumun yaşanmasına yol açmaktadır. 

Ayrıca bu durum öğrenci velilerine de servis ücreti ve yemek ücreti gibi ek mali yükler getirmektedir. Aynı zamanda zaman kaybına ve çevre kirlenmesine de neden olmaktadır. 

Norm kadro uygulamalarında hem devlet korunmalı, hem de norm kadrolar yönetmeliğinin sağından solundan dolanmadan doğru uygulanmalıdır. Filancanın eşine göre ayarlanmamalıdır. 
Kapanan bir okul yüzünden boşta kalan müracaatı dilekçesine rağmen kurgu bir gerekçe ile dilekçesi işleme alınmayan bir öğretmen, 4 öğretmen içinde en yüksek puana rağmen kırsal bir mahalle okuluna res'en atanmıştır. Dedikodunun önüne geçmek içinde ilçe merkezinde bir okulda sınıf bölüp çoğaltarak oraya atama gayretleri sürmektedir.

Saatlik açılan kapanan bir okul norm sistemi adeta bahçe hortumunun çeşmesi gibi açılıp kapatılarak, 3 açık kadroya 2 öğretmen alınmış, puan sıralamasında 3. sırada olan sendikal destekli bir öğretmen 2. kişi olarak atanmıştır. Genç bir öğretmen norm fazlası dönemi Ekim ayında olacak iken, günü gelmeden bugün hala ders saatinde okulun bahçesinde vakit doldurmaktadır. En yüksek puanlı öğretmen ise boş bulunan 3. kadroya müracaat ettiğinde norm sistemi birilerinin düğmeye basması ile kapatılmıştır. Sonra da en yüksek puana rağmen bir köy okuluna gönderilmiştir.

Atamalara müracaat dönemi yani Ağustos ayında açık olması gereken bu okulun norm kadro sistemi ne hikmetse o dönem kapalı kalmış, Eylül ayında okullar açılınca, kapatılan okul belli olunca, kapatılan okuldan dolayı boşta kalan öğretmen isimleri belli olunca, herkesin puanı da ortada iken böyle bir entrika ile hak yenilmiştir. 

2 kişinin alındığı okula puanı boşta kalanlar içinde 3. sırada olan öğretmen atanmış, en yüksek puanı olan öğretmenin de dilekçesi alınmayarak, bahaneler yaratılarak boşa düşürülmüş, bir gün önce yazdığı okul müdürüne sunduğu dilekçesi bir gün sonra ilçe milli eğitime ulaştırılmış aynı gün tek kişi olan norm kadro kapatılarak saatler sonra da res'en köy okuluna atanmıştır.

Bir sınıfta norm kadro yönetmeliğine göre en az on, en çok otuz öğrenci bulunmaktadır. Yani öğrenci sayısı bir sınıfta otuzu geçen okulda ikinci bir öğretmen normu açılabilmektedir. Ancak bu kurala bazı öğretmenler norm fazlası olmasın diye bazı okullarda uyulmamakta devlet zarara uğratılmaktadır. 

Örneğin bir okulun birinci sınıfında kırk öğrenci olsun birinci sınıfları iki öğretmen okutması gerekirken bu öğrencileri onar onar bölerek dört öğretmenin okutması devleti zarara uğratmaktır. Bu durum Demirci’de çokça yaşanmaktadır. Bazen okulun norm kadrosu düşmesin diye okullar arasında numaradan elektronik ortamda öğrenci nakilleri bile olmaktadır. Yani liyakatsiz yöneticiler suç bile işlemektedir.

Öğretmenlerin, yöneticilerin, bütün MEM çalışanlarının öğrencilerine giyim kuşamları, davranışları ve çalışkanlıkları ile örnek olması gerekmektedir. Çünkü bu çalışanlar öğrenciler için rol modeldir. 

Ancak milli eğitim müdürlüğü ve okullarımızda özgürlük adı altında kılık kıyafet yönetmeliğine uyulmadığı görülmektedir. Yönetmeliğe aykırı olarak saçlı, sakallı gelinmektedir. Yine yönetmeliğe aykırı olarak kıyafetlerde de bir başıbozukluk görülmektedir. Sakız çiğneyenleri, terlikle gelenleri saymıyoruz bile. 

Eskiden Ali Öğretmenim, Ali Bey, Ayşe Hocam, Ayşe Hanım gibi hitaplar kullanılırdı.  Günümüzde bazı yöneticilerin kendilerinden büyük öğretmenlere nereden icat olduysa abi, abla diye hitap ettikleri görülmektedir. Sanki öğretmenler onların amcaoğulları, amcakızları. Bu durum bile bize kurumlarımızdaki çürümeyi göstermektedir.


Zaman en önemli zenginliktir. 

Özellikle de eğitim ve öğretim işlerinde. Bir iş tam zamanında ve doğru şekilde yapılmadığı zaman, aksatıldığı zaman devlet ve millet için zararı çok büyük olur. Bu durum MEM’de çokça görülmektedir. Yapanın yanına kar kalmaktadır. Bu kuralsızlık iyice normalleşmiştir. Bazı MEM yönetici ve personeli ile okul yöneticilerinin kameralardan tespit edilebileceği gibi mesai saatlerine uymadıkları da görülecektir. Kimisi mesai saatlerinde özel işleri için mesai harcarken, kimisi de kaymakamlık binasındaki çay ocağında çay, simit, sigara keyfi yapmaktadır. 

Yani mesai saatleri içinde kahvaltı yapma geleneği gelişmiştir. Hatta bu kahvaltılar bazı okullarda yöneticiler arasında da yapılmaktadır. İş yapmaları beklenen personelin masa başında yaptıkları kahvaltıları saymaya bile gerek yok. Yani devletin mesai saatleri çarçur edilmektedir. Yani kahvaltı yapmayı unutanlar, ya da uykudan taviz vermeyenler bu iş için devletin mesai saatlerini kendilerine uygun görmektedirler. 

Bu işin bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir. Hizmetliler, öğretmenler, memurlar ve müdürler dâhil herkesin işini en iyi şekilde yapmaları sağlanmalıdır. 
Okul müdürlerinin yıllık izinlerini okulların açık bulunmadığı zamanlarda kullanmaları esastır. 

Bazı okul müdürlerinin eğitim ve öğretim devam ederken tatile gittikleri de olmaktadır. 

Bu durum okul müdürünün eğitim ve öğretimi, öğretmenlerini, hatta öğrencilerini ciddiye almadığını göstermektedir. Yani okul açılmış, okulun müdürü tatilde. Bu olacak bir iş midir? Sosyal medyadan da tatil görüntüleri paylaşılarak, gelecek nesillere kötü örnek olmaktadırlar.

Bu yönetim anlayışıyla hem okullarımız, hem öğrencilerimiz, hem velilerimiz, hem öğretmenlerimiz, hem işini iyi yapmaya çalışan yöneticilerimiz, hem de Demircimiz ve eğitim sistemimiz zarar görmektedir. 
Tek çare, işin ehline verilmesidir. Yoksa bu günleri de mumla ararız.

Sayın Kaymakamım, son süreçteki bu atamalarla ilgili düzensizlikleri yukarıda da belirttiğim gibi 3 seri köşe yazısı ile kamuoyuyla paylaştım. İş bu yazım ise kamuoyunun huzurunda size yazılmış bir açık mektup ise de, buradan iş bu yazımın delaletinizle bir vatandaş dilekçesi olarak da değerlendirilmesini arz ediyorum.

KAYMAKAMLIK MAKAMINA
                    DEMİRCİ

Bu atamalarda yapılan usulsuzlükleri, emekli olan öğretmenlere gününden önce dilekçelerinizi verin mobingini, norm fazlası olan öğretmene "senin bu okuldan gitmene ben sebep olacağım" tehditini, norm kadroyu müracat döneminde kapatıp, okullar açıldıktan sonra bu sistemi aç-kapa sistemi hale getiren, yöneticileri, puanlara göre 3. sırada olan öğretmeni 2 öğretmen ataması içine alan yöneticiyi, bunu yaptıran gayriyasal işlere imza atan bu gücü, en yüksek puanı alan öğretmeni köy okuluna atayan iradeyi size şikayet ediyorum. Derhal soruşturma açılmasını talep ediyorum. Öğretmenlerin, öğrencilerin, hatta velilerin dinlenilmesini talep ediyorum.
Tüm okurlarıma ve bu vesileyle özellikle size saygılarımı sunuyorum.
Demirci'nin sahipsiz olmadığını, lütfen hissettiriniz.. Arz ederim...

23 Eylül 2024
Mustafa Temiz

YORUM EKLE