Üniformalar tamam, disiplin yerinde, ama kazlara kim dur diyecek?
Askerler değil, kazlar nöbette
Karargâh girişinde artık bir askeri selamlamadan önce bir “kaz kontrolü” yapılması gerekiyor. Çünkü bu iri yarı, tüylü sakinler özellikle yuvalama döneminde epey gergin. Sizi gözleriyle süzüyor, biraz fazla yaklaşırsanız tıslayarak geri püskürtüyorlar. Yani adeta kaz versiyonu “ileri karakol savunması” uyguluyorlar.
Resmi uyarı: Kazla göz teması kur, ama aşka düşme
Ulusal Savunma Bakanlığı personeline gönderilen resmi e-postada “kazla karşılaşıldığında göz teması kesilmeden geri çekilmeniz önemlidir” uyarısı yapıldı. Kanada gibi medeni bir ülkede bile bir kazla nasıl medeni ayrılmanız gerektiği detaylandırılıyor. Kolları havaya kaldırmak, tehdit oluşturmadan alanı terk etmek... Yani kazlarla yürütülen diplomatik ilişki adeta NATO toplantısı gibi ciddiyet istiyor.
Kazlar sevildi, belki biraz da kıskanıldı
Savunma Bakanlığı çevresinde çalışan personel arasında konuşulanlar ise hayli renkli. Bazı çalışanlar “en azından onlar doğrudan emir almıyor” diyerek kazlara gıpta ile bakarken, kimileri ise “komutan mı kaz mı belli değil” esprileriyle ortamı yumuşatıyor.
Kaz krizi bitmiyor: Kamuflaj yok, ama kamusal alan onların
Ne yapılacağı ise belirsizliğini koruyor. Çünkü Kanada kazları koruma altında. Yani “çekilin burası askeri alan” demek bile işe yaramıyor. Toronto Yaban Hayatı Merkezi’ne göre bu kuşlar çatıdan çiçek saksısına kadar her yere yuva yapabiliyor, o yüzden planlı bir tahliye pek mümkün görünmüyor.
Sonuç: Şimdilik komutası kazlarda bir karargâh!
Gülümseten ama gerçek bu durum karşısında Kanada ordusu şimdilik sabırlı ve sessiz bir direniş sergiliyor. Kazlar mı pes edecek, yoksa karargâh personeli mi tüy dökecek, bunu zaman gösterecek. Ama şurası kesin: Ottawa’da şu sıralar en stratejik plan, bir kazla yolları çakıştırmamak!