Küresel piyasalarda arz fazlasının devam etmesi ve Venezuela’nın dünya petrol ticaretindeki payının görece düşük olması, fiyatlarda sert bir yükselişi engelliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela ve lideri Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenledi ve Maduro, eşiyle birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarıldı” ifadelerini kullandı. Trump yönetimi, bir süredir deniz ablukası yoluyla Venezuela’nın petrol ihracatına karşı baskıyı artırmıştı.
İsviçre merkezli UBS’nin stratejisti Giovanni Staunovo, henüz kesin bir tahmin yapmak için erken olduğunu belirtirken, ABD’nin petrol tankerlerine yönelik ablukasının Venezuela’nın ihracat ve üretimi üzerinde aşağı yönlü baskı yarattığını ve bu riskin devam ettiğini söyledi. Singapur merkezli Vanda Insights’ın CEO’su Vandana Hari ise, petrol piyasasında acil etkinin “minimum düzeyde” kaldığını ve Venezuela risk priminde sınırlı bir artış yaşandığını ifade etti.
Venezuela hükümeti ise yaptığı açıklamada, saldırının amacının ülkenin petrol ve maden kaynaklarını ele geçirmek olduğunu savundu ve ABD’nin bu konuda “başarılı olamayacağını” vurguladı. ABD tarafı ise Venezuela’yı uyuşturucu kaçakçılığına yardım etmekle suçluyor.
Energy Aspects analisti Amrita Sen, saldırıların doğrudan petrol tesislerini hedef almadığını, ancak gemilere yönelik önceki saldırılar ile yaptırımların ve ablukanın üretimi halihazırda yaklaşık yüzde 25 düşürdüğünü belirtti. Sen, büyük stok artışlarının petrol fiyatları üzerindeki etkiyi sınırlayacağını, ancak Venezuela, Rusya ve Kazakistan’daki planlanmamış kesintilerin stok artışlarını azaltabileceğini söyledi.
Trump, Venezuela petrolüne “ambargo” uygulanacağını duyururken, yaptırımların genişletildiğini ve ABD’nin Pasifik Okyanusu ile Karayipler’de uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı iddia edilen gemilere yönelik çok sayıda saldırı düzenlediğini açıkladı. Petrol fiyatları ise, altı yılın en kötü yıllık performansının ardından 2026’nın ilk işlem gününde düşüşle başladı.
Rystad Energy analizine göre, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olan Venezuela günde yaklaşık 1,1 milyon varil ham petrol üretiyor. Bu üretimin büyük bölümü Çin ve Hindistan’a ihraç ediliyor. Küresel ticarette payı yaklaşık yüzde 1 seviyesinde olsa da, üretimin yüzde 67’sinden fazlasının ağır petrol olması nedeniyle kalite açısından benzersiz bir konumda bulunuyor.
Kpler’in OPEC+ ve Orta Doğu Araştırma Başkanı Amena Bakr, piyasanın jeopolitik riskleri bir ölçüde hafife aldığını ve bu nedenle fiyatlara büyük bir prim yansımadığını belirtti. Bakr, arz fazlası ortamında bazı arz kayıplarına ilişkin endişelerin daha sınırlı kaldığını vurguladı. Son günlerde Venezuela’daki riskler ve Ukrayna’nın Rus tesislerine yönelik saldırıları nedeniyle petrol fiyatlarının 61 dolara yükseldiğini hatırlatan Bakr, jeopolitik risklerin yüksek kalması halinde piyasaların açılmasıyla birlikte küçük artışlar görülebileceğini söyledi.
Century Financial Baş Yatırım Sorumlusu Vijay Valecha ise, yatırımcıların WTI ve Brent petrol fiyatlarının Pazar gecesi açılışını beklediğini, bu nedenle enerji piyasalarında dalgalanmanın artabileceğini ifade etti. Valecha, Venezuela’nın küresel arz içindeki payının sınırlı olduğunu, en kötü senaryoda bile 0,7–1 milyon varil/günlük bir kesintinin toplam 100 milyon varil/günlük arz içinde küçük kaldığını belirtti. Ancak krizin tırmanması ve bölgedeki başka aktörlerin sürece dahil olmasının piyasalar için en büyük risk olduğuna dikkat çekti.
Qamar Energy CEO’su Robin Mills ise, haberlerin ardından petrol fiyatlarında ilk etapta bir sıçrama görülebileceğini, ancak uzun vadede gelişmenin petrol için olumsuz olabileceğini savundu. Mills, yeni bir liderliğin yaptırımların askıya alınmasını müzakere etmesi ve ülkenin dış yatırıma açılması halinde Venezuela’nın ihracatında önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
Hibya Haber Ajansı