(2.yazı) Demirci'de eğitim yılı yine skandalla başladı! Öğretmenler yine kayaya çarptı

Demirci Eğitim camiası meğer nasıl bir sarmalın içinde kalmış, peki bunlar bu gücü nereden alıyorlar? Demirci'de yıllardır eğitim camiasının içinde yerleşmiş bir karanlık yapı var. Bunlar işi bazen kılıfına uydurarak, bazen STK'cılık yaparak, bir şekilde özellikle öğretmen atamalarında ideolojik kadrolaşma eylemlerini sürdürdüler ve halen sürdürmeye devam ediyorlar.

(2.yazı) Demirci'de eğitim yılı yine skandalla başladı! Öğretmenler yine kayaya çarptı

BUGÜN YAYINLANAN BİRİNCİ YAZIMIZA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ (Hem mavi renkli yazıya hem de fotoya tıklamanız halinde yönlendirileceksiniz)

Bugün yazdığım ilk yazımın etkileri gün içinde devam etti. Telefonlarım susmadı. 

Herkes bildiğini ve hakkın yerine getirilmesi için konuşuyorum dese de, kimilerinin de fikren husumet içinde oldukları insanlar için beni kullanmasına müsaade etmedim.

Demirci samimiyet testinden bugün gene geçemedi. 

Öğretmenlik mesleğiyle bağlantısı kalmamış emeklisi bile arayıp teşekkür etti. Bunlar gerçekten samimi olanlardı. 


Gelen bir çok telefonun içinde çok daha fazla bilgi ve detaylar vardı. İsim, isim, dönem, dönem kimlere ne ettilerse, neredeyse liste yapacak hale geldim.

Demirci Eğitim camiası meğer nasıl bir sarmalın içinde kalmış, peki bunlar bu gücü nereden alıyorlar?

Demirci'de yıllardır eğitim camiasının içinde yerleşmiş bir karanlık yapı var. Bunlar işi bazen kılıfına uydurarak, bazen STK'cılık yaparak,bir şekilde özellikle öğretmen atamalarında ideolojik kadrolaşma eylemlerini sürdürdüler ve halen sürdürmeye devam ediyorlar.


Kimse baskı ikliminden dolayı sesini çıkaramıyor. Bunlar da istedikleri gibi at oynatıyorlar.

Gün içinde biriken bilgiler sonunda bu bilgileri de sizlerle paylaşmak hak oldu.

Gene söylüyorum, bu olan biten dalavereli işleri Demirci'de kimse yazamaz, sadece ben yazabilirim. Haksızlığın karşısında susamam, memleketin ayarını bozan bu ayarsızların yaptıklarını sineye çekemem. Benim gazetemde köşe yazarı bile olsa gözünün yaşına bakmam yazarım mesela.. Muhabirim olsa bile affetmem...


Ağustos ayında müracaatlar yapıldığında kapatılan kadrolar Eylül ayında birilerininde desteği alınarak 1 saatliğine bakanlık üzerinden  açılıyor kapatılıyor.

İki kişi içeri giriyor. Yasal olarak ikisi de kıdemli yeterli liyakat sahibi ve puanları da yeterli ancak bu giriş yöntemi hakkaniyetli değil. 

Kapatılan okulların öğretmenlerinin öncelikli olması da kabul ama vicdanları kanatan ise yıllardır sırtını kayaya dayayan yörük gibi içeri girmeleri etik değil.

Bu emekli olan 3 öğretmen için kadroların kapatılması aslında idarenin bir kanaati. Onlar okul kadrosunda sınıf mevcutlarının azlığını düşünerek biz kendi kadrolarımızla bu işin hakkından geliriz gibi bir iyiniyet gösteriyor. 

Aslında kadrolar açık olsa müracaat döneminde başvuru olacak ve kadro dolacak. 

Fakat 2 tane puanı az olan genç öğretmen var.Bu öğretmenlerinde performansları çokiyi... Kadro açık kalsa yeni atanan öğretmenin puanı daha fazla olunca bu okulun başarılı iki genç öğretmeni yine norm fazlası olacaklar. Sınıf mevcutları ve şube sayısı hesaba katılıyor, kadroların kapatılması düşünülüyor.

İşte ilçede kapatılan bir okul yüzünden  3 öğretmenin boşa çıkmasının ardından operasyon başlatıyorlar,  mevzuata uydurmak için, düğmeye basılıyor. Destek de ilçe dışından geliyor yani gündemdeki ifadeyle "dış güçler" de devreye giriyor.

Kadroları açma-kapama eylemi müracaat döneminde değil, yani Ağustos değil de Eylül ayına denk getiriliyor. 

Kadromuzu koruyalım, iki genç öğretmenle ilgili düşünülen "norm fazlası olmasınlar" iyiniyetini sarsan bir baskı geliyor. "İbrik" boşken dolduruluyor misali...

Ekim ayında zaten norm fazlası kalacak genç öğretmen, okullar açıldıktan sonra 1 hafta ders verdiği sınıftan çıkarılıyor bugün bahçelerde vakit geçiriyor. Yerine daha kıdemli, kaya gibi sağlam bir eğitimci sınıfa giriyor. Öğrenciler şanslı mı şanssız mı bilemiyorum ama 2 haftada iki öğretmen görmüş oluyorlar. 

Şimdi bu genç öğretmenin kafasında neler dolaşıyor empati yapalım mı?
Ben olsam maaşımın bir kısmı kesilir mi? diye düşünürüm mesela.
Ek ders alabilecek miyim diye de düşünürüm mesela...
Günah değil mi? Bunun adı kul hakkına girmek değil mi?

Bu genç öğretmen düşünsenize bir hafta 1. sınıfı dolduran cıvıl cıvıl öğrencileriyle ders yaptı, bugün herkes derste iken o okul bahçesinde zaman doldurdu. Bir hafta önce bir 1. sınıf öğretmeni olarak tanıştığı öğrencilerinin tenefüste " öğretmenim siz niye derse girmediniz?" sorusuna ne cevap vereceğini düşünün mesela.
Yazık değil mi?

İddialar daha çok ama Demirci dedikodudan beslenmeyi sever ben ayakları yere basmayanları yazmayacağım...

Birileri bu öğretmene sarı sendikacılık yaparak zamanında "senin bu okuldan gidiş sebebin ben olacağım" dedi mi demedi mi? Bu iddiayı çok merak ediyorum mesela...

Mesela emekli olacak bu üç öğretmene döneminden önce emeklilik dilekçesini verin dendi mi denmedi mi?

Burada amaç yine bir başka müdürün öğretmen eşini bu okula kadrosuyla getirmek miydi? Mesela...

Bir başka konu, bu kapanan okulun boşta kalan öğretmenlerini hangi okulla ilişkilendirdiler?

O ilişkilendirilen okuldaki kadro düzeni de bozulunca kadrolarda oynama yaptılar mı? 

Demirci ilçe milli eğitim neden öğretmenlerin dilekçelerini almıyor?

Veya  sen dilekçeni ver denilip, çeşitli düzenlemeler yapılıyor mu? Dilekçe verip de akibeti belli olmayan bir öğretmen var mı?


Demirci kamuoyunda müthiş bir ses getirdi bugünkü ilk yazım. Yerlerinde oturup kendi aralarında konuşarak birbirlerini züğürt tesellisiyle avutan arkadaşlar, sakın beni itibarsızlaştıracak şekilde "ya yazmış gene" deyip geçmeyin...

Bardak taştı...
Demirci'de yıllardır eğitimin sadece içine etmediniz, adeta içinden geçtiniz...
Bu usulüne uydurulmuş pis işler milletin asabını bozdu.
Öğretmenler mesleğinden yaka silker oldu.
Sabah okula gelirken ayakları geri geri giden öğretmenlerin bu isteksizliğine sebep hep bu sizin pis işleriniz...

Milli Eğitim Bakanının bu işten haberi oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da haberi oldu.
İçinizde yara olan İLKSAN'ın da haberi oldu...
Kadroların gelmesi ile bu iş bitti diye, sakın kafanız rahat olmasın.

Ayrıca bugün sınıfa başka öğretmen girse de hala kayıtlarda bugün o gününden önce norm fazlası gösterilen bugün ders saatinde bahçede gezen öğretmenin adı ve soyadı yazılı....

Bu defa bu oyun bozulacak.. En iyi izah mizahtır derler ya, memlekette Hacivat-Karagöz oyunu bu defa bozulacak... Gölge oyununda bu defa perde yere düşecek, perdenin arkasındakiler ortaya çıkacak... Bu defa Hacivat perde arkasında ortalığa hacet giderip, Karagöz temizlemeyecek....

20 Ekim 2024
Mustafa Temiz (2.baskı yazı)

 

Güncelleme Tarihi: 20 Eylül 2024, 18:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER