Futbol Rant Ve Belediyeler

Futbol, bir spor türü olmadan fazla günümüz toplumlarını etkileme potansiyeline sahip, milyonları peşinden sürükleyen bir gösteri aracı haline gelmiştir.

Futbol, yediden yetmişe, erkekten kadına modern insan için en cazip seyirliklerden biridir.

Toplumları böylesine cezbeden bir olguya, futbola karşı siyasetin ve sermayenin ilgisiz kalması elbette düşünülemez.

Günümüzde gerek para babaları, gerekse politikacılar futbolun kenarında, köşesinde değil tam ortasındadırlar.

Güney Amerika örneklerinde futbolun, aynı zamanda toplumları kolay yönetme aracı oluşuna da şahit oluruz.

Türkiye’yi ele aldığımızda ise biraz gecikmeli olsa da dünyanın diğer bölgelerindeki gelişmelere paralel futbol olaylarının yaşanmakta olduğunu görürüz.

Futbol, önce sermayenin daha çok kar elde etme, sonra da siyasetçinin oy devşirme güdüsüne açık hale gelmiştir.

Gerçi yapılan yasal düzenlemelerle profesyonel kulüplerle seçilmişlerin ilişkisi kesilmişse de, uygulamada yandan dolanma uzmanı seçilmişlerimiz bir yolunu bulup bu güçten maddi, manevi yararlanmayı becermektedirler.

Futbolun ülkemizde çok sevildiğini bilen belediyeler bir şekilde profesyonel kulüpler üzerinde hakimiyet tesis etmişlerdir.

Türkiye’nin neredeyse belli bir sayının üzerinde nüfus yoğunluğu olan tüm belediyelerinin bir şekilde kontrol ettikleri futbol kulüpleri vardır.

Bu kulüplerin yönetimlerini ve başkanlarını belediye başkanları işaret eder, üyeler o istikamette oy vererek başkan ve yönetimi seçerler.

Belediye başkanları da genellikle ileride yapılacak seçimlerde kendisine karşı aday olmayacaklarına inandıkları ya parasız ama sadık bir ismi, ya da bu işi ticaret olarak görerek sermaye yatıracak birilerini başkan yaparlar.

Buraya kadar olanlar kabul edilebilir şeyler olmakla birlikte bundan sonra işler karmaşık hale gelir.

Kulüp, henüz şirket değil ve başkan ticaret erbabıysa başkan verdiklerinin kat be kat fazlasını almak için başlar gayrı ahlaki, gayri kanuni operasyonlara.

Bu operasyonlardan en basiti futbolcu transfer ücretleri üzerinden yapılandır.

Ülkemizin en büyük kulüplerinde bile bir milyon Avro bedelle transfer edilen futbolcuların transfer bedellerinin en az 2–3 katı olarak muhasebe kayıtlarına girdiğini bilmeyen yoktur.

Bu suretle bir verip üç almak futbolda hiç de zor değildir.

Masraflar, yani otel, yeme, içme, seyahat, sağlık giderleri vs. her türlü harcama şişirilerek hep başkanının alacaklar hanesine yazılır.

Esas büyük bomba futbol müsabakalarının kumara alet edilmesiyle sağlanan büyük kazançlardır.

Futbol maçları öncesinde ve müsabaka sırasında bahse konu edilerek yapılanlar tüm dünyada görülen ve çare aranan bir soygun türüdür.

Birçoklarınız duymuş olmalısınız, futbol müsabakalarında şike yapanların kovuşturmaya tabi tutuluşunu..

Gerek yönetici, çalıştırıcı gerekse futbolcular hakkında yürütülen çok sayıda şike soruşturması olmuştur.

Yukarıda sıraladığım olaylara çoğumuz doğrudan şahit olmadan seyirci olarak zevkle futbolu izleriz.

Belki en iyisi de sadece seyirci kalmaktır.

Ama istesek de, ne olaylara ne de futbola sadece seyirci kalamıyoruz.

Birkaç gün önce fahri olarak kulüp yöneticiliği yapan (kendisinden izin almadığım için burada ismini yazmadığım) samimi dostum “abi artık dayanamıyorum, kulüpte o kadar çirkin şeyler oluyor ki istifa edeceğim” dediğinde işin aslına bakarsanız çok şaşırmadım ama yinede kendisinden beni aydınlatmasını istedim.

Sevgili dostum;

Bir veriyorlarsa üç olarak kayıtlara geçiyorlar, üç milyon masraf edip rakamı 8 milyona şişiriyorlar.

Kulübün federasyondan, iddia oyunundan gelen gelirleri de hemen buharlaşıyor.

Böyle devam ederse yeni sezonda kulübün başkana olan borcu 8 Milyondan 18 Milyona çıkarsa kimse şaşırmasın.

Ben bu işte yokum, dediğinde bende kendisine hak verdim ve kararını desteklediğimi ifade ettim.

Bu görüşmenin hemen sonrasında futbol müsabakalarını yakından takip eden, son derece sözüne güvendiğim bir gazeteciyle olay hakkında konuşma fırsatı buldum.

O da aynı istikamette konuşup ayrıca daha korkunç, çirkin olayların varlığından söz etti.

Yurt dışı merkezi yasal olmayan bahis şirketleri vasıtasıyla futbolcular ve kulüpler üzerinden yapılan şikeyle nasıl büyük paralar kazanıldığını anlattı.

Hayretler içinde bu şikeli bahislerde 10 Bin liralık kuponlarla 250 Bin lira kazanılabildiğini kendisinden dinledim.

Olay derin, mevzu uzun..

Artık belediye başkanlığı seçimlerinde kimi insanlar, başkanın yanında başkan yarımcısı, encümen ve meclis üyesi olmaktan çok kulüp başkanı olmak şartıyla seçimlerde destek sözü veriyorlar.

Ahlaken çökmüş, her şeye kar ve rant olgusu üzerinden bakan toplumlarda bu türden olayların önüne geçilmesi hiç kolay olmayacaktır.

Şimdilik tek çare, böyle iddiaların, sokakta yüksek sesle söylendiği günümüzde polisiye uygulamalardır.

Fahiş rakamların konuşulduğu futbol kulüp ortamları ve malzemecisinden, futbolcusuna, çalıştırıcısından yöneticisine takibe alınmalı ve her türlü istihbarat yöntemi kullanılarak failler adalete teslim edilmelidir.

20 Eylül 2021

Ahmet Orhan

YORUM EKLE