Bağımsızlığın Dönüm Noktası: Sakarya Meydan Muharebesi
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin bağımsızlık yolundaki en kritik dönüm noktalarından biridir.
Tam 22 gün 22 gece süren bu büyük mücadele, yalnızca askerî bir zafer değil; aynı zamanda millet iradesinin de zaferidir. Bu büyük kahramanlığın ardından, 19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazi” unvanı ve mareşallik rütbesi vermiştir.
Bir Unvandan Çok Daha Fazlası
Bu karar, yalnızca bir komutana duyulan minnetin ifadesi değil; aynı zamanda milletin en yüce makamı olan Meclis’in kendi otoritesinden doğan bir irade beyanıdır.
“Gazi” kelimesi, sözlükte “hücum etmek, savaşmak, din uğrunda cihat etmek” anlamına gelen “gaza” kelimesinden türemiştir. Savaşta başarı kazanan kumandanlara, hatta hükümdarlara şeref unvanı olarak verilir.
Gazi kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmrân Suresi’nde çoğul olarak geçerken, Tevbe Suresi’nde şehitlikle birlikte Cenab-ı Allah tarafından övülür.
Gazi Meclis’in Temsil Ettiği İrade
Atatürk’e verilen gazilik unvanı, şahsî bir onurdan çok daha fazlasını temsil eder.
Bu kutsal unvan, o günkü “Gazi Meclis”in millet adına kendi yetkisini kullanmasının, bağımsızlığımızın temelini oluşturan ortak iradenin sembolüdür.
Bugünkü Meclis: Halkın İradesinden Uzak
Ne yazık ki bugünkü Meclis, halkın iradesini yansıtmaktan ziyade siyasi parti yönetimlerinin, özellikle de liderlerin iradesini yansıtmaktadır. Bu durum, Meclis’in halkla bütünleşmesini ve halkın Meclis’e güven duymasını engellemektedir.
Üstelik 2017’de kurulan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile birlikte Meclis’in asli fonksiyonları önemli ölçüde azalmış; denetim yetkisi bile neredeyse kullanılamaz hâle gelmiştir.
Yasama yetkisinin büyük kısmı Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle bypass edilmekte, Meclis çoğu zaman yalnızca onay makamı gibi çalışmaktadır.
Bir Asır Öncesi ile Bugün Arasındaki Fark
Bu tablo, 19 Eylül’ün hatırlattığı anlamı daha da çarpıcı hâle getirmektedir.
Bir asır önce milletin temsilcileri, bağımsızlık mücadelesini omuzlamış ve iradesini kimseyle paylaşmamıştı. Bugün ise Meclis, kendi yetkisinin önemli bir kısmını tek bir makama, tek bir şahsa devretmiş durumdadır.
Gazilik Unvanının Hatırlattığı Mesaj
19 Eylül, yalnızca Atatürk’e verilen gazilik unvanını anmak için değil; aynı zamanda Meclis’in “Gazi Meclis” kimliğini hatırlamak için de bir vesiledir.
Eğer bu günü anıyorsak, o günkü iradeyi, bağımsızlığı ve kararlılığı yeniden düşünmek zorundayız. Çünkü milletin gerçek gücü tek bir kişide değil, ortak iradede; yani Meclis’te hayat bulur.
Gazilik Ruhunu Yaşatmak
Atatürk’e gazilik unvanını veren o Meclis, aslında kendi gaziliğini de tescillemişti.
Bugün bize düşen görev, Gazi Meclis’in ruhunu yaşatmak ve onun iradesini yeniden güçlendirmektir.
Bu özel gün vesilesiyle hayatta olan tüm gazilerimize şükranlarımı ve iyi dileklerimi sunarken; ebediyete uğurladığımız tüm kahraman gazilerimize rahmet diliyorum.
17 Eylül 2025
Ahmet Orhan
