İsim Değiştirerek Yaşatılan Kanlı Senaryo / Ahmet Orhan Yazdı...

ASALA tasfiye edildi, yerine PKK kondu. Şimdi PKK’nın da beli kırıldı, bu kez PYD/SDG sahneye sürülüyor.

İsim Değiştirerek Yaşatılan Kanlı Senaryo / Ahmet Orhan Yazdı...

Türkiye yıllardır aynı kanlı senaryonun sahnesi oluyor. İsimler değişiyor, maskeler farklılaşıyor ama oyun hiç bitmiyor. Dün ASALA, sonra PKK; bugün ise PYD/SDG… Amaç hep aynı: Türkiye’yi terörle kuşatmak, milleti huzursuz kılmak, devleti meşgul etmek.

Türkiye yıllardır aynı oyunun sahnesi oluyor.
Senaryo hep aynı, yalnızca oyuncular değişiyor.

Dün ASALA vardı; diplomatlarımızı hedef aldı.
Ardından PKK sahneye çıktı; köyleri basarak, çocukları, kadınları, askerleri katlederek Türkiye’yi içeriden vurdu. Bugün ise karşımızda PYD/SDG var. Maskeleri farklı, isimleri farklı ama gerçekte hepsi aynı merkezin maşası.

ASALA tasfiye edildi, yerine PKK kondu. Şimdi PKK’nın da beli kırıldı, bu kez PYD/SDG sahneye sürülüyor. Çok açıktır ki Türkiye’nin terörsüz bırakılması istenmiyor. Amaç, her zaman kanı diri tutmak, milleti huzursuz kılmak, devleti meşgul etmektir.

PYD/SDG’nin farkı şurada: Bu örgüt sadece terör faaliyeti yürütmüyor, aynı zamanda uluslararası güçlerin desteğiyle bir “devletçik” kurma peşinde. Yani mesele bir terör örgütü olmaktan çıkmış, devletleşme seviyesine taşınmıştır. Bu, Türkiye’nin ulusal güvenliği için varoluşsal bir tehdittir.

Güneyimizde kurulacak böyle bir yapının anlamı çok açıktır: Türkiye’yi çevrelemek, parçalamak ve bölgesel dengeleri bizim aleyhimize yıkmak.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin birkaç gün önce yaptığı uyarı bu noktada önemlidir. Bahçeli, PYD ve SDG’ye silah bırakma, verdikleri taahhütleri yerine getirme çağrısı yaparken; aksi halde Türkiye’nin bu tehdit karşısında seyirci kalmayacağını açıkça dile getirmiştir. Bu ikaz, aslında Türkiye’nin sabrının sınırlarını gösteren net bir mesajdır.

Bahçeli’nin vurgusu şunu işaret ediyor: Eğer bu yapılar silah bırakmaz, terör faaliyetlerine devam eder ve Türkiye’yi oyalamayı sürdürürse, Ankara’nın tek seçeneği masada değil, sahada olacaktır. Ayrıca Bahçeli’ye DEM Parti eş genel başkanının verdiği karşılık da PYD/SDG arasındaki organik bağı açığa çıkarması bakımından son derece manidardır.

Bugün çok net konuşmalıyız:

  • Sınırımızın hemen ötesinde bir terör devleti kurulmasına asla izin veremeyiz.

  • PYD/SDG’yi meşrulaştırma çabaları, Türkiye’ye karşı yürütülen alçakça bir projedir.

  • Bu proje sadece bize değil, bölgedeki bütün devletlere bir tehdit üretmektedir.

  • Türkiye, Bahçeli’nin de belirttiği gibi, bu tehdit karşısında asla taviz vermeyecektir.

Terörle mücadelede yarım tedbir olmaz. Bu örgütler kökten tasfiye edilmeden, isim değiştirerek yeniden sahneye çıkmalarına göz yumulursa “terörsüz Türkiye” asla gerçekleşmez.

Bugün kararlılıkla söylenmesi gereken tek şey şudur:
Bu topraklarda yeni bir ASALA’ya, yeni bir PKK’ya, yeni bir PYD/SDG’ye yer yoktur, olmayacaktır!

4 Eylül 2025

Ahmet Orhan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER