Siyaset Para Ve Belediyeler

Halkın oylarıyla yöneticilerini belirlediği belediyeler, günümüzde rantın, çıkar ağlarının, siyasi pazarlıkların merkezi hâline gelmiştir.

Siyaset Para Ve Belediyeler

Türkiye’nin dört bir yanında patlayan belediye yolsuzluğu soruşturmaları, artık sadece adli vakalar değil; bir milletin vicdanında yankılanan çığlık hâline gelmiştir.
Bu çığlık, yalnızca hukuksuzluğu değil, çok daha derin bir yarayı –ahlaki çöküşü– açığa vurmaktadır.

Halkın oylarıyla yöneticilerini belirlediği belediyeler, günümüzde rantın, çıkar ağlarının, siyasi pazarlıkların merkezi hâline gelmiştir.
Seçilmişinden bürokratına varıncaya dek birçok kişinin ortaya çıkan ranttan pay almaya kalkmasıyla ahlaki yozlaşma, çöküş boyutuna ulaşmıştır.
Siyasette belirleyici olmak ve işgal ettikleri makamda kalıcı kalmak, mensubu olduğu partide avantajlı bir konuma gelme hırsı, belediye başkanlarının alışık olmadığımız bir konuma gelmelerine yol açmıştır.

Ancak meselenin en çarpıcı boyutu, seçilmiş belediye başkanlarının siyasette güç kazanmak adına parayı kullanarak siyasetin dizaynına müdahale etme çabalarıdır. Bu durum, sadece kurumsal değil; toplumsal ahlakı da yerle bir etmektedir.

Sonuç olarak, belediye başkanları elde ettikleri her türlü imkânla parti genel başkanlık seçimlerinde en büyük güç merkezi hâline gelebilmiştir.
İşte bu nedenle artık seçim kazanmak yeterli değildir; kendi genel başkanını belirlemek isteyen yerel güç odakları, halkın emaneti olan belediye kaynaklarını siyasi mühendislik için kullanmaya başlamıştır.
Bu, hem demokrasiye hem de ahlaka ihanettir.

Bu çöküş sadece bireylerin suçu değildir; sistematik bir suskunluğun, organize bir körlüğün sonucudur.
Yolsuzluğa karşı ses çıkaranların dışlandığı, çıkar ortaklığı yapanların ise terfi ettirildiği bir yapıdan ne beklenebilir?

Bugün belediyelerde dönen yolsuzluklara karşı gösterilen tepkiler bile partizanlık süzgecinden geçmektedir.
“Bizimkiler mi yaptı, onlarınkiler mi?” sorusu, “Doğru mu, yanlış mı?” sorusunun önüne geçmiştir.
Bu da gösteriyor ki asıl yolsuzluk, ahlaki pusulamızın kaybolmasıdır.

CUMHUR İTTİFAKI VE GÜVEN KAYBI

Cumhur İttifakı hükümeti, Türkiye’nin çözülemeyen sorunları ve özellikle ekonomide yaşanmakta olan krizin etkisiyle halkın nezdinde önemli bir itibar kaybına uğramıştır.
Bir türlü çözülemeyen bölücü terörün, etrafımızda yaşanan istikrarsızlıklarla başka bir konuma evirilerek devletleşme sürecine gelmiş olması, hükümete olan güvenin yitirilmesine yol açan başka bir unsur olmuştur.
Hayat pahalılığı, işsizlik gibi diğer problemler de bu durumun tuzu biberi olmuştur.

Belediyelere yönelik soruşturmalar, hükümete olan güveni tekrar tesis edebilir mi bilinmez; ama özellikle CHP belediyelerine yönelik bir görüntü veren bu soruşturmaların, temiz toplum beklentilerinin gerçekleşmesinin önünü açması, her aklı başında insanımızın arzusudur.

İSTANBUL, ADANA, ANTALYA, ADIYAMAN

Soruşturmaların Adana, Antalya ve Adıyaman’ı da içine alacak şekilde genişlemesi, CHP liderinin izlemekte olduğu stratejiyi gözden geçirmesini zorunlu hâle getirmiştir.
Meydan okumalar, ortaya çıkan büyük baskıyı kaldırmaya yetmeyecektir.

Özgür Özel’e düşen, hükümetten karşılık bulmayacağı anlaşılan erken seçim davetleri yerine, Cumhur İttifakı belediyelerindeki var olduğu iddia edilen yolsuzlukları hukukun ve kamuoyunun dikkatine getirmesidir.
Halkımızdaki yaygın yolsuzluk kanaatinin yanı sıra, üzerinde ciddiyetle çalışılmış ve iyi hazırlanmış dosyalarla hukukun da devreye girmesi zorunlu kılınacaktır.

CHP, büyük muhalefet gücünü; soruşturmaların adı yolsuzluklarla anılan tüm belediyeler ve devlet kurumlarını da kapsayacak şekilde genişlemesini temin ederek göstermek durumundadır.
CHP’nin bunu yapacak birikimi ve gücü vardır.

Aksi hâlde, yargılamalar ilerledikçe CHP’nin iktidara gelebilme ihtimali zamanla uzaklaşabilecektir.
Özel’e düşen, yargılamaları takip ederken var olan diğer yolsuzluk iddialarına da odaklanmaktır.

Umulur ki muhalefete özellikle yönelmiş olan bu yargılamalar, Türk milletinin temiz toplum arzusunun gerçekleşmesine yol açar; tüm alanlarda usulsüzlük ve yolsuzlukların ortadan kalkmasıyla, şerden hayrın çıkmasına vesile olur.

07 Temmuz 2025

Ahmet Orhan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER