Babacan, KRT TV’de yayınlanan "Stüdyo Ankara" programına katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Kurumlara yapılan atamalara ilişkin görüşlerini aktaran Babacan, “20 ayda 4 tane Merkez Bankası Başkanı gördük, 20 ayda 4 tane TÜİK Başkanı gördük. Böyle bir şey yok! Bu kadar sık başkan değiştirmek, buna rağmen sonuç alamamak ne demek? Sorun bütün o başkanları atayan kişinin kendisinde demek. Problemin kaynağı çok açık yani. Cumhurbaşkanı, Varlık Fonunun başına kendisini atadı biliyorsunuz. Önünde hiçbir engel yok. Kendini Merkez Bankası Başkanı olarak atasın. İnsanlara da yazık, biri geliyor biri gidiyor. Neyin doğru olduğuna inanıyorsa onu yapsın. Faizler düşecekse düşsün, artacaksa artsın. Boşuna suçu da başka kimseye yıkmasın” dedi.
“Gergerlioğlu tek başına insan hakları derneği gibi mücadele ediyor”
Milletvekilliği düşürülen Gergerlioğlu’yla ilgili gelişmeleri de "üzücü" olarak nitelendiren Babacan, “Adeta tek başına bir insan hakları derneği gibi çalışan bir milletvekili. Üstelik bu adım Enis Berberoğlu kararına rağmen atıldı. Anayasa Mahkemesi çok kararlı durunca mecburen Sayın Berberoğlu’nu tekrar Meclise davet ettiler. Bu yaşanmışken, şimdi Sayın Gergerlioğlu’yla ilgili tekrar aynı hatada ısrar etmek, gerçekten akıl alır gibi değil. Yani hukukta bir emsal kavramı vardır, bunların hepsi yerle bir şu anda. Amaç, şeytanlaştırma, düşmanlaştırma ve böylelikle gündem yaratma” değerlendirmesini yaptı.
“Allah kimseyi Bahçeli gibi birine muhtaç etmesin”
Erdoğan’ın yüzde 52’yi MHP’lilerin de desteği ile aldığını ve bu desteği MHP’nin hükümete baskı yapmak, dediğini yaptırtmak için kullanmasını siyasi etik açısından doğru bulmadığını ifade eden Babacan, "Allah kimseyi Sayın Bahçeli gibi birine muhtaç etmesin” diye konuştu.
Babacan, prensip olarak parti kapatılmasına karşı olduklarını, HDP’nin de 6 milyon oy almış Meclis’eki üçüncü siyasi parti olduğunu vurgulayarak, meselenin demokratik siyaset zemininde çözülmesi gerektiğini söyledi.
“İstanbul Sözleşmesi için hukuki mücadele vereceğiz’
İktidarın İstanbul Sözleşmesi’ni fesih kararının ardından Genel Merkez Başkanlık Kurulunu topladıklarını belirten Babacan, “Hukukçu arkadaşlarımız yol, yöntem ve usulüyle ilgili çalışıyorlar. İtiraz sürecimizi başlatarak, kararın iptali için mücadele edeceğiz. Ancak başvurduğumuz merci neresi olacak? Danıştay. Maalesef hükümetin son derece etkisi altında olan bir kurum. Ama pes etmek yok, hukuki mücadelesini sonuna kadar vereceğiz” dedi.
Güncelleme Tarihi: 21 Mart 2021, 16:36