Bakırlıoğlu’nun yaptığı suç duyurusuna ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan “işleme konulmaması” kararı gelmesi, CHP’li vekilin sert tepki göstermesine neden oldu.
“Kamu zararı açık, savcılık işlemiyor”
Bakırlıoğlu, söz konusu takas işleminin kamu yararına aykırı olduğunu ve Hazine mülklerinin gerçek değerinin çok altında fiyatlandırıldığını belirterek süreci önce Meclis’e ardından yargıya taşımıştı. Ancak savcılığın şikâyeti işleme koymaması üzerine açıklama yapan CHP’li milletvekili, ortaya koydukları delillerin yok sayıldığını ifade etti.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın, İzmir Çeşme, Alaçatı, Aydın Didim, Diyarbakır Kayapınar ve Gaziantep gibi gözde bölgelerdeki arsaları düşük değerlerle trampa ettiğini, buna karşılık Malatya’daki 187 dükkânın olması gerekenden çok yüksek değer üzerinden hesaplandığını belirten Bakırlıoğlu, “Ortada bariz bir kamu zararı var” dedi.

Alaçatı’da metrekaresi 5.500 liraya denize nazır arsa
CHP'li vekil, savcılığa sundukları somut örnekler arasında en çarpıcı olanın Alaçatı’daki 53 bin metrekarelik deniz manzaralı arazi olduğunu belirtti. Bu arsanın metrekaresinin 5.500–7.000 TL arasında değer biçildiğini aktaran Bakırlıoğlu, aynı dönemde Özelleştirme İdaresi’nin Güzelbahçe’deki spor tesis alanını metrekaresi 31.800 TL’den satışa çıkardığını hatırlattı:
“Güzelbahçe ile Alaçatı emlak değeri açısından kıyas bile edilemez. Ama denize nazır, imarlı arsaya 5.500 lira değer biçiliyor. Bu kabul edilebilir bir fark değil.”

Bakırlıoğlu ayrıca Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın aynı tarihlerde İzmir’de imarsız tarlaları 11 bin TL muhammen bedelle açık artırmaya çıkardığını ve çok daha yüksek fiyatlara sattığını belirterek çelişkiye dikkat çekti:
“Aynı kurum ihalede tarlaya 11 bin lira derken, trampa işleminde kıymetli arsalara 5.500 lira diyor. Bu nasıl izah edilir?”

Diyarbakır’da dört kat değer farkı
Bir başka örnekte Diyarbakır Kayapınar Barış Mahallesi’ndeki arsaların trampa işleminde 9 bin TL olarak değerlendirildiğini, aynı bölgede Emlak Yönetim tarafından 17.700 TL muhammen bedelle satışa çıkarıldığını ve 33 bin TL’ye alıcı bulduğunu hatırlatan Bakırlıoğlu, “Aynı mahallede dört kata varan fiyat farkı varken savcılığın işlem yapmamasını anlamak mümkün değildir” dedi.
“Savcının beni dikkate alması için iftiracı mı olmam lazımdı?”
Savcılığın yalnızca Bakanlıktan görüş istediğini, Bakanlığın ise “Değerlemeyi GEDAŞ yapmıştır, her şey hukuka uygundur” yanıtını verdiğini aktaran Bakırlıoğlu, “Biz zaten GEDAŞ’ın doğru değerleme yapmadığını söylüyoruz” diyerek sürecin işletilmemesine tepki gösterdi.
SPK lisanslı bilirkişi dahi atanmadan “işleme konulmama” kararı verilmesini eleştiren CHP’li vekil, şu ifadeleri kullandı:
“Ben milletvekili olarak suç duyurusunda bulunuyorum. Bunun dikkate alınması için gizli tanık mı olmam lazımdı? İftiracı mı olmam lazımdı? Bu kadar delili koymuşum, emsal satışları ortaya koymuşum. Ne yapmam lazım? ‘Duyduğuma göre…’ mi demem gerekiyor?”
“Bu işin peşini bırakmayacağız”
Bakırlıoğlu, tüm bu bilgi ve belgelerin görmezden gelindiğini savunarak, kamu zararının ortaya çıkarılması için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti:
“Savcılık işleme koymadı diye bu dosya kapanmış değildir. Bu işin peşini bırakmayacağız.”
CHP’li Bakırlıoğlu’nun açıklamaları, “ballı takas” iddialarını yeniden gündemin sıcak başlıklarından biri haline getirirken, süreçle ilgili yeni adımların atılıp atılmayacağı merakla bekleniyor.