Sosyal medya platformu X üzerinden paylaşım yapan Ünlü, skandala dair şu ifadeleri kullandı:
“Adamların konuşmalarına ve paylaşımlarına baktığımda: ‘Bunlar diplomayı bakkaldan mı almış?’ diye düşünmeden edemiyordum, meğer birçoğunun diploması sahteymiş. İşte sistemin geldiği durum vahîm hâl almış.”
Cübbeli Ahmet, açıklamasında sadece sahte diplomalı bürokratları değil, dini alanda da yeterliliği olmadığı halde öne çıkan isimleri hedef aldı:
“Allâh-u Teâlâ, sahte doktorlardan, sahte doçentlerden, sahte profesörlerden muhâfaza ettiği gibi, medreselerden hak etmeden sahte icâzet alan mollaların ve şeyh olmayanlardan şeyhlik kabûl eden müteşeyyihlerin şerrinden de ümmeti muhâfaza eylesin. Âmîn!”
Skandalın Boyutu Büyüyor
İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bugüne kadar 220 kişi hakkında adli işlem yapılırken, 199 şüpheli hakkında kamu davası açıldığı bildirildi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, bir çete; sahte kimliklerle devletin üst düzey yetkilileri adına elektronik imzalar üreterek, bu imzalarla sahte üniversite diploması, ehliyet ve resmi belgeler düzenledi.
Olayın yalnızca bürokratik sahteciliği değil, sistemsel bir çöküşü de gözler önüne serdiğini söyleyen Cübbeli Ahmet’in açıklamaları, sosyal medyada geniş yankı buldu.
Kamuoyunda “gerçek liyakat” tartışmaları yeniden alevlenirken, soruşturmanın derinleşerek daha büyük bir yapıyı açığa çıkarabileceği değerlendiriliyor.