Gün Olur Zincirler Kırılır / Ahmet Orhan Yazdı...

Zorlu hayat şartları ve gıda ile zorunlu tüketim mallarındaki yüksek fiyatlar sürdükçe gündemden düşmeyecek bir konu varsa o da zincir marketler meselesidir.

Gün Olur Zincirler Kırılır / Ahmet Orhan Yazdı...

Zorlu hayat şartları ve gıda ile zorunlu tüketim mallarındaki yüksek fiyatlar sürdükçe gündemden düşmeyecek bir konu varsa o da zincir marketler meselesidir.

Zincir marketlerin kamuoyunu bu denli meşgul etmesinin nedeni oldukça akla yakındır.

Perakendecilik alanındaki verilere baktığımızda Türkiye iç ticaretinin yarıdan fazlası zincir marketler eliyle yürütülmektedir.

Bu veriden daha dikkat çekicisi ise 5 büyük marketin ulusal perakende alışveriş toplamının %40’ını kontrol ediyor olmasıdır.

Bu değerler inanılmaz büyüklüktedir.

Bildiğim kadarıyla dünyada emsali olmayan büyüklüktedir.

İsimlerini milletimizin tamamının çok iyi bildiği bu yapılar birden mi ortaya çıktı?

Elbette hayır.

Birden ortaya çıkmayan bu ticari şirketler tek bir iktidar döneminde oluşmuş yapılardır.

O iktidar döneminin adı ise AKP’dir.

Bu gün hayat pahalılığının nedeni olarak zincir marketleri hedefe oturtan AKP iktidarı soruna çözümler aramaktadır.

Ne kadar samimidir bilinmez ama hükümetin başarılı olduğu söylenemez.

Yüzbinlerce geçimini bakkallık yaparak temin eden küçük esnafımızı işsiz bırakma pahasına zincir marketlerin her birinin on bin şubenin üzerinde devasa büyüklüklere ulaşmaları için bizzat bu hükümet yirmi yıl boyunca alan açmıştır.

Bu yapıların ister zorunlu olsun isterse olmasın gıda ürünlerinden temizlik malzemelerine, tekstilden otomobil lastiğine, kırtasiyeden çiçeğe, bisikletten oyuncağa hemen hemen her türlü malzemeyi satıyor olması yetmezmiş gibi bizzat Sayın Erdoğan vasıtasıyla ABD örneği üzerinden tıbbi malzeme ve ilaçların satışına izin verilmesi bile gündeme getirilmişti.

Allah’tan eczacıların gösterdiği sert tepki ve toplumun da onlara destek vermesiyle vaz geçilmek zorunda kalınmıştı.

Bir ülkede ticaretin belli bir alanının az sayıda şirket eliyle yapılmasının ne zararı olabilir diye soranlar olabilir.

Zincir marketlerin fayda ve zararlarının bazılarını sıralayalım.

Önce yararlarından bahsedelim.

-Zincir marketler genel olarak satışa sundukları malları doğrudan üreticilerden, aracı olmadan satın alırlar.

Malların rafta yer almasına kadar olan sürecin tamamına yakınını nakliye hariç mal aldığı üreticiler dışında hiç bir yapıya ihtiyaç duymadan yürütürler.

Bu durum maliyete olumlu olarak yansır.

-Zincir marketler çoğu malın bedelini genellikle satışından sonra öderler, dolaysıyla işletme finansman maliyetleri son derece düşüktür.

-Muhtemel raf sirkülasyonları en fazla bir ay bile olmamasına rağmen satışa sunulan malların bedellerini ödeme süreleri ortalama 90 güne hatta daha fazlaya ulaşabilmektedir.

Birkaç günde sattığınız bir ürünün bedelini aylar sonra ödemenin finansal avantajlarını varın siz düşünün.

-İşçilik giderleri de kurumsal yapıların çoklarından daha düşüktür.

Kurdukları sistemle birçok hizmet müşteri eliyle yapılır, müşteri eliyle yapılamayanlar ise aynı personeli birden fazla markette kullanarak şirket lehine avantajlar yaratılır.

-Bu kadar güzel imkanlar yaratılmışken eşek değiller ya bu durumdan birazcık da müşteriye pay ayırmak olmaz mı..? Olur tabi…

Gelelim lahananın kalın yerine…

Yani zincir marketlerin yarattığı tehlikelere.

-Ülkemiz örneğinde olduğu gibi sahip olduğu avantajların çok küçük bölümüyle bile küçük esnafı sektörü terk etmeye zorlama gücü en belli başlı olanlardandır.

Zincir marketlerin büyümesiyle bakkaldan kırtasiyeciye kadar yüz binlerce küçük esnaf dükkanını kapatmış, mesleğini terk etmiştir.

Bu durumun birkaç milyon insanımızın yaşamını doğrudan etkilediğini söylesek hata yapmış olmayız.

Başka bir deyişle bir kısım insanımıza iş alanı yarattıklarından daha fazla insanımızın işsiz kalmasına neden olmuşlardır.

-Serbest Pazar ekonomisinin en büyük dayanağı rekabet ortamının tesis edilebilmesidir.

Liberal ekonomiye en büyük tehdit ise tekelleşme ve anlaşmalarla suni fiyat yaratılmasıdır.

5 Büyük zincir marketin perakende sektörünü kontrol ettiği ülkemizde kendi aralarında kurdukları yapılarla fiyatları ayarladıkları, rekabeti ortadan kaldırdıkları yapılan incelemeler sonunda kesinleşmişti.

Bu nedenle söz konusu şirketler milyonlarca lira ceza ödemek zorunda kalmışlardı.

Aynı nedenlerle aynı şirketler yine incelemeye tabi tutulmaktadır.

Muhtemelen ceza alanlar olacaktır.

Her sokakta bir değil birkaç zincir marketin açılmış olması inanılır gibi olmasa da gerçeğin ta kendisidir.

-Okullar açılırken standart ürünleri dışında kırtasiye,

-İlkbaharda piknik sezonu başladığında mangaldan odun kömürüne,

-Yaz mevsiminin başlamasıyla deniz kıyafetlerinden güneş koruyucu müstahzarlara,

-Ramazan ayında, ramazan yardım paketlerinden çikolata-şekerlemeye,

-Kurban bayramından koyundan danaya kurbanlık satabilmekte olmalarının kaç meslek grubunu ortadan kaldırdığını hep birlikte düşünelim.

İnanıyorum ki vicdan, izan ve akıl sahibi her Türk vatandaşı düşündüğünde bu durumdan dehşete kapılır.

Geçmişte tüm uyarıları duymazdan gelenler şimdi kendi yarattıkları bu canavar yapılarla ümitsizce mücadele etmeye çalışsalar da başarılı olmaları mümkün gözükmemektedir.

Hükümetin sorunun çözümüne dair hâlihazırda esaslı bir önerisi hala yoktur.

Dostlar alışverişte görsün babından koop market, koop bakkal gibi yapılanlar ise hiç kimseyi tatmin edememektedir.

Unutmayalım ki sorunu yaratanlar genellikle çözümün adresi olamazlar!

13 Aralık 2022

Ahmet Orhan

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2022, 12:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER