CHP ile Halk TV arasındaki yayın ve reklam sözleşmesinin feshedilmesinin ardından, Halk TV'ye yönelik sansür ve ambargo başladı. Yaşananları Basın Meslek Kuruluşlarının ve bazı gazetecilerin görmezden gelip sessiz kalışını Türk Basın Tarihi'ne dikkat çekici bir not olarak ekliyoruz...
Halk Tv'ye yapılanları kabul etmiyoruz!
Kılıçdaroğlu çekilirken ne varsa yakarak gidiyor adeta... Sansürün kaldırılışının yıldönümü olan bu günde bir basın emekçisi olarak şunları Kılıçdaroğlu'nun okumasını ve duymasını isterim... CHP basına baskıya, karşı koyan bir parti değil mi?
Basında sansürün kaldırılışının yıl dönümünde; ülkemizdeki tahammülsüz zihniyet, ne yazık ki tüm kurum ve kişilere sirayet etmiş ve iktidarı muhalefetiyle hepsi, kendine yandaş olmayanları, yok etme gayreti içine girmiş görünüyor... Gazetecinin doğruya doğru, eğriye eğri diyebildiği günlerden de geçmiyoruz...Ancak Kılıçdaroğlu'nun HALK TV üzerindeki baskısı ve yayın iptaline varan tavrı, seçimden sonraki HALK TV'de konuşan tarafsız gazetecilerin kendisinin hatalarını dillendirmesiyle ortaya çıktı. Nasıl Erdoğan'ı eleştiriyorsak, bunu da aynı derece de eleştiriyor kınıyorum... Kalemimiz BUGÜNE KADAR hiç bir dönemin ve adamın isteğini değil, hür irademiz ve tarafsız zihnimizle yazdı çizdi... Sayın Kılıçdaroğlu, seçim öncesinde nasıl sizin düşünceleriniz bize doğru gelmiş size destek vermişsek, bugünde bu yasakçı tavrınız yanlıştır ve bunun yanlış olduğunu da haykırıyorum...Giderken, çekilirken, keşke yakıp yıkmasaydınız, siz adalet yürüyüşü yaptıktan sonra lider olmuş bir genel başkansınız, elinizdeki "adalet" yazan dövizi bari gider ayak inkar etmeseydiniz....
Mustafa Temiz
Manisa Son Haber İmtiyaz Sahibi
HALK TV'NİN HAKLI SİTEMİ ŞÖYLE
CHP ile Halk TV arasındaki anlaşmanın içeriğini defalarca açıklamamıza, sözleşmenin haberleri, yorumları ve konukları kapsamadığının altını tekrar tekrar çizmemize rağmen, üstünkörü ve gerçek olmayan bir değerlendirmeyle konunun bazı çevreler tarafından basın etiği kapsamına sokulmak istenmesi bizim için manidardır.
Sözkonusu sözleşme ticari bir sözleşmedir ve her iki tarafın da fesih hakkı vardır. Başka medya kuruluşlarıyla da yapıldığını bildiğimiz bu sözleşmeleri açıklamak CHP’nin sorumluluğundadır.
Ancak, Halk TV’ye uygulanan sansür ve ambargo karşısında bizi yalnız bırakan basın kuruluşları, gazeteciler, meslek örgütlerinin ticari sözleşme üzerinden Halk TV’yi sorgulamaya kalkışmasını doğru ve etik bulmuyoruz.
Bir televizyon yayınından sadece saatler önce konuğuna ambargo koymak, yayın yapılacak alanı yasaklamak, yayını 45 derece sıcaklıkta güneş altında yapmaya zorlamak sansür ve ambargo değil midir? Bu konu neden Basın Meslek Kuruluşlarının ilgi alanına girmiyor? Gazeteciler, meslek örgütleri neden duyarsız, sessiz kalıyor?
Bunu sorgulamayanların festival yasaklayan, gazetecilere gözdağı veren, cezaevine gönderen iktidar politikalarını eleştirmeye hakkı olacak mı?
Cafer Mahiroğlu'ndan Çağrı : CHP’yi Böyle Bir Kara Lekeyle Baş başa Bırakmayın
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'ndan çağrı var...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem, önceki gün akşam saatlerinde Halk TV ile yaptıkları sözleşmeyi feshettiklerini duyurmuştu. Gelişmenin ardından Görkemli Hatıralar'ın Antalya Döşemealtı'nda tarihi Kırkgöz Hanı'nda gerçekleştireceği program engellendi.
Halk Tv Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kişisel Twitter hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Genel Başkan, kime hizmet ettiği belli olmayan bir karanlık genel başkan yardımcınızın aldığı Halk TV’ye sansür ve ambargo kararı, Görkemli Hatıralar yayınından sadece birkaç saat önce ‘tebliğ edildi’. Bu ani ve zorlayıcı karar nedeniyle, 3 saatlik program 45 derecelik Antalya sıcağında, güneş altında yapıldı.
Kararının altında sizin imzanız olduğu haberlerini bazı basın kuruluşlarının yayınlarında okuyoruz. Bugün 24 Temmuz, sansürün kaldırılışının 115. yıldönümü. Özgür basın açısından bu simge günde soruyorum, bu haberler doğru mu?
Cumhuriyet’le yaşıt CHP’nin 100 yıllık kurumsal hafızası, kurucu felsefesi ve kurucu başkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri ile uyuşmayan bu yasakçı ve sansürcü karara imza atmayacağınızı bilecek kadar sizi tanıdığımı zannediyorum. Sadece siz değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturan hiçbir genel başkanın böyle bir karara imza atmayacağını da bilirim. Çünkü ben de o okulda yetişmiş biriyim.
CHP kültürü, yasakçı, sansürcü zihniyete geçit vermez, bu zihniyet CHP bünyesinde barınamaz. Yetişkinlik evresine ulaşamamış bir ergen aklının CHP’ye ihanet etmesine, kurumsal kimliği aşındırmasına lütfen izin vermeyin. Size Halk TV adına değil, CHP’nin 100 yıllık hafızası adına çağrı yapıyorum. CHP’yi böyle bir kara lekeyle başbaşa bırakmayın.
Halk TV’nin geçmişi, ideali, hedefi bellidir. Yeri Gezi Direnişi’nden bu yana halkın, haklının, hak mücadelesinin, özgürlüklerin, demokrasinin yanıdır. Biz hiçbir sansürü kabul etmedik; etmeyiz de. Ödediğimiz ağır bedellere rağmen geri adım atmadığımız bu mücadelemiz salt kendimiz için de değildir. Bu, milyonlarla birlikte ortak Türkiye hayalimizdir.
Siz “Adalet” çağrısıyla 420 kilometre yol yürüdünüz, yanınızda tıpkı sizin gibi özgür, adil bir Türkiye isteyen milyonlar vardı. Bu birlikteliğe gölge düşürmeyin.
Çağrımızı lütfen dikkate alın ve Halk TV’ye uygulanan bu sansürden vazgeçilmesini sağlayın. Ne ülkeye, ne de CHP kimliğine bu kara lekenin sürülmesine izin vermeyin.
Güncelleme Tarihi: 24 Temmuz 2023, 14:52