Saldırıda bir kişi hayatını kaybederken, iki kişi de yaralı olarak ele geçirilmişti.
Tedavisinin ardından 14 Nisan’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade veren Çelik, IŞİD üyesi olduğu yönündeki iddiaları reddetti. İfadesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini benimsemediğini öne süren Çelik, bazı yapıları “terör örgütü olarak görmediğini” savundu. Türkiye’ye yönelik ağır ithamlarda bulunduğu belirtilen Çelik’in, oy kullanmadığını ve çocuklarını okula göndermediğini söylediği de kayda geçti.
Saldırı öncesi plan iddiası
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Çelik, eylem fikrinin Filistin’de yaşanan gelişmelerin ardından şekillendiğini iddia etti. Grup halinde yapılan görüşmelerde İsrail’in politikalarının ele alındığını belirten şüpheli, bu süreçte “İsrail’e ders verme” düşüncesinin öne çıktığını ileri sürdü.
Çelik’in ifadesinde ayrıca, eylemden birkaç hafta önce rüyasında diğer şüphelilerle birlikte Filistin’de İsrail’e karşı savaştığını gördüğünü söylemesi dikkat çekti.
Saldırı anı ve çarpıcı iddialar
Olay günü yaşananları da anlatan Çelik, servis araçlarının bulunduğu alanda silahla ateş açtığını ve polis ekiplerine de ateş ettiğini öne sürdü. Olay sırasında bazı kişilerin tekbir getirdiğini iddia eden Çelik’in ifadeleri, soruşturma dosyasında yer aldı.
İfadenin en dikkat çeken bölümünde ise saldırının kapsamına ilişkin ileri sürülen plan yer aldı. Çelik, konsolosluk binasına girebilmiş olmaları halinde içeride rehin alma eylemi gerçekleştirmeyi planladıklarını iddia ederek, “Filistin’de idam edilenler için video çekip içeridekileri rehin alacaktık. Video çekip rehineleri öldürecektik” dedi. Şüpheli, bu süreçte çocuk ve yaşlıları hedef almayacaklarını da öne sürdü.
Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülürken, güvenlik birimleri olayın bağlantılarını ve olası organizasyon boyutunu detaylı şekilde incelemeye devam ediyor.
HABER MERKEZİ