Parti kulislerinde, sürecin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmayacağı ve bazı illerde yeni görevden almaların gündeme gelebileceği konuşuluyor.
Edinilen bilgilere göre, Yönter’in görevinden ayrılmasının hemen ardından MHP Genel Merkezi, İstanbul teşkilatında kapsamlı bir yeniden yapılanma kararı aldı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre söz konusu adımın yerel bir düzenleme değil, doğrudan genel merkez iradesiyle yürütülen geniş çaplı bir “disiplin ve yeniden yapılanma” sürecinin parçası olduğu değerlendiriliyor.
Feshedilen teşkilatta görev yapan isimlerin önemli bölümünün Yönter’e yakın olduğu iddiaları dikkat çekerken, İstanbul İl Başkanlığı görevine geçici olarak Volkan Yılmaz atandı. Yılmaz’ın, teşkilatı kongre sürecine hazırlamak ve genel merkez çizgisine uyumlu yeni kadrolar oluşturmakla görevlendirildiği ifade ediliyor.
Gözler 7 İl Teşkilatında
Ankara kulislerinde konuşulanlara göre süreç İstanbul’la sınırlı kalmayabilir. Yönter’e destek verdiği öne sürülen 7 il teşkilatının daha genel merkez tarafından incelemeye alındığı iddia ediliyor. Bu iller arasında ilk sırada Kütahya’nın bulunduğu öne sürülürken, yeni fesih veya görevden alma kararlarının gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Parti içinde “yeniden dizayn” olarak yorumlanan hamlelerin, liderlik tartışmalarına konu olduğu ileri sürülen isimlere yönelik olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Cumhur İttifakı Dengeleri Tartışılıyor
Siyasi kulislerde tasfiye sürecinin Cumhur İttifakı içindeki dengeleri de etkileyebileceği konuşuluyor. Yönter’in yargı, emniyet ve bürokrasi üzerindeki etkisinin uzun süredir bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığı iddiaları gündeme gelirken, Ankara’da yapılan değerlendirmelerde bu sürecin kurumsal güç dengelerinde değişim yaratabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, ilerleyen dönemde boşalabilecek kadrolara yapılacak atamaların AKP ile MHP arasında yeni bir güç paylaşımı tartışması doğurabileceği yorumları da yapılıyor.
Tasfiyenin Arka Planında Liderlik Tartışmaları
MHP’de yaşanan kırılmanın arkasında uzun süredir biriken siyasi gerilimlerin bulunduğu belirtiliyor. Parti yönetiminde, Yönter’in “Devlet Bahçeli sonrası” liderlik planları yaptığına yönelik iddiaların rahatsızlık yarattığı öne sürülüyor. Bahçeli’nin sağlık durumuna ilişkin ortaya atılan bazı haberlerin de parti içindeki gerilimi artırdığı ifade ediliyor.
Sürecin önemli başlıklarından biri olarak ise eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti sonrası yaşanan tartışmalar gösteriliyor. Cinayet sonrası ortaya atılan iddiaların parti içinde farklı pozisyonların oluşmasına yol açtığı, özellikle Ülkü Ocakları çevresinde bazı isimlere yönelik tepkilerin yükseldiği belirtiliyor.
Ayrıca hükümetin yürüttüğü açılım sürecine ilişkin politikalar ve olası yasal düzenlemeler konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının teşkilatlarda uzun süredir bir huzursuzluk yarattığı ifade ediliyor.
Krizin Fitilini Sosyal Medya Ateşledi
Kriz sürecinin başlangıcı ise sosyal medyadaki paylaşımlar oldu. İddialara göre Yönter, istifasından kısa süre önce yaptığı paylaşımlarda MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyüp Yıldız’ı hedef aldığı öne sürülen sert ifadeler kullandı. Paylaşımların parti içindeki birçok isme yönelik bir mesaj olarak algılandığı belirtiliyor.
MHP MYK üyelerinden bazı isimlerin Yönter’e destek verdiği öne sürülürken, Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın ise bir paylaşımı kısa süre sonra silip Devlet Bahçeli’nin geçmiş yıllara ait “fitne” vurgulu mesajını yeniden paylaşması dikkat çekti.
Beklediği geniş teşkilat desteğini bulamadığı belirtilen Yönter’in yalnızlaştığı, teşkilatların büyük bölümünün Devlet Bahçeli’den yana tavır aldığı ifade ediliyor.
Bahçeli: “Küslük Yok, İş Bölümü Var”
Yaşanan gelişmelerin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada parti içinde bir kriz ya da küslük bulunmadığını belirtti. Bahçeli, süreci farklı partilerde yaşanan ayrışmalara benzemeyen bir durum olarak nitelendirerek, Yönter’in akademik çalışmalarına ağırlık vermek amacıyla görevinden ayrılmak için izin istediğini söyledi.
Parti içindeki gelişmelerin önümüzdeki günlerde yeni teşkilat kararlarıyla devam edip etmeyeceği ise siyaset gündeminin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.