Ümit Özdağ’dan Meclis önünde sert mesajlar: “Türkiye Yugoslavyalaştırılmak istenmektedir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. TBMM Binası önünde düzenlediği basın açıklamasında, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirildiğini söylediği PKK’ya yönelik özel af yasa tasarısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ümit Özdağ’dan Meclis önünde sert mesajlar: “Türkiye Yugoslavyalaştırılmak istenmektedir”

Özdağ, söz konusu düzenlemenin yalnızca bir af yasası olmadığını savunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarını hedef alan daha geniş kapsamlı bir sürecin parçası olduğunu öne sürdü.

Açıklamasına Sevr Antlaşması’nın yıl dönümüne dikkat çekerek başlayan Özdağ, “Terörsüz Türkiye adı altında başlayan PKK terör örgütü ve elebaşısı Abdullah Öcalan'la yapılan ikinci müzakere süreci sonunda gelinen noktada, Sevr Antlaşması'nın uğursuz 106. yıl dönümünde PKK'ya yönelik bir özel af yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmiştir” dedi.

Özdağ, PKK ve Abdullah Öcalan tarafından sürece yönelik yapılan değerlendirmelerin, meselenin yalnızca bir af düzenlemesinden ibaret olmadığını gösterdiğini ileri sürdü.

“Mesele sadece bir af yasası değil” diyen Özdağ, “Bu PKK'ya yönelik özel af yasasıyla birlikte devletimizin kuruluş esaslarının ortadan kaldırılarak, Öcalan'ın ifadesiyle sözde bir demokratik cumhuriyete geçiş sürecinin ilk adımı atılmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.

“Hangi PKK kendisini feshediyor?”

PKK’nın yalnızca Türkiye’deki yapılanmadan ibaret olmadığını savunan Özdağ, örgütün Irak, İran ve Suriye’deki unsurlarına dikkat çekti.

Özdağ, “PKK sadece PKK değil; PKK-KCK, PKK kapsamında Irak'ta, İran'da ve Suriye'de de örgütlü bir narko-terör örgütüdür” dedi.

Suriye’deki YPG yapılanması ile Irak ve İran’daki PKK unsurlarının silahlarının ne olacağını soran Özdağ, “O zaman hangi silahları alıyorsunuz? PKK kendisini feshedecek. Hangi PKK kendisini feshediyor? İran'daki PKK mı, Suriye'deki PKK mı, Irak'taki PKK mı? Hayır. Örgütün örgütsel yapısı varlığını sürdürmeye devam ediyor” diye konuştu.

Özdağ, düzenlemeyle terör örgütü mensuplarının dağılmak yerine affedileceğini ve cezaevlerinden tahliye edileceğini ileri sürerek, örgütün dış destek, finans, lojistik ve uyuşturucu faaliyetlerine yönelik yeterli tedbirlerin alınmadığını savundu.

“Öcalan siyasi misafir haline getirilecek”

Özdağ, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın mevcut hukuki statüsüne ilişkin de iddialarda bulundu.

Öcalan’ın süreç kapsamında “mahkûm durumundan çıkartılıp siyasi misafir haline getirileceğini” ve “umut hakkı çerçevesinde de sonunda serbest kalacağının anlaşıldığını” öne süren Özdağ, terörle mücadelede temel amacın terör örgütünün toplumla bağını kesmek olması gerektiğini söyledi.

Özdağ, Türkiye’ye getirilecek eski örgüt mensuplarının ilerleyen dönemde yeniden Irak, Suriye veya İran’a giderek terör faaliyetlerine katılabileceğini iddia ederek geçmişte yaşanan çözüm süreci ve hendek olaylarına göndermede bulundu.

“Yeni bir toplumsal ve siyasal travma yaratabilir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, söz konusu düzenlemenin Türkiye açısından yeni bir toplumsal ve siyasal travmaya yol açabileceğini de savundu.

Özdağ, “Bu çerçeve yasa, Türk siyasetinde Ergenekon, Balyoz, casusluk davalarıyla yaratılan birinci travmadan, 2017'deki kirli referandumla gerçekleşen ikinci travmadan sonra, çok ağır ve telafisi zor yeni bir toplumsal, siyasal travmaya, psikolojik travmaya, bir toplumsal kırılmaya neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Özdağ, PKK’ya yönelik af düzenlemesinin yalnızca başlangıç olduğunu, ilerleyen süreçte anayasal değişikliklerle farklı etnik ve mezhepsel yapılara siyasi ayrıcalıklar tanınmasının ve yeni bir yönetim modeline geçilmesinin hedeflendiğini iddia etti.

“Türkiye Yugoslavyalaştırılmak istenmektedir”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine vurgu yapan Özdağ, açıklamasında sert ifadeler kullandı.

Özdağ, “Büyük Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının, burada Birinci Meclis'te kurmuş olduğu millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti fesih olacak; Öcalan’ın demokratik cumhuriyet diye ifade ettiği, gevşek bir üniter devlet denilen bazıları tarafından ama gerçekte çok uluslu, özerk bölgeli bir federasyona doğru Türkiye sürüklenmek istenecektir” dedi.

“İstiklal Harbi sonucunda inşa ettiğimiz Cumhuriyet ağır bir tehdit altındadır” diyen Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye Yugoslavyalaştırılmak istenmektedir. Türkiye Iraklaştırılmak, Türkiye Lübnanlaştırılmak istenmektedir. Bu yeni bir Sevr tasarımıdır ve Sevr'in 106. uğursuz yıl dönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmesi de tesadüf değildir.”

“Terörle müzakere yerine mücadeleye dönülmeli”

Zafer Partisi’nin çözüm önerisini de açıklayan Özdağ, terörle müzakere yerine mücadele politikasına dönülmesi gerektiğini söyledi.

Özdağ, “Zafer Partisi olarak terörle müzakere yerine hemen mücadeleye dönülmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

PKK’nın dış desteği ile lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısının hedef alınması gerektiğini savunan Özdağ, bölge ülkeleriyle iş birliği içerisinde PKK-KCK’nın Orta Doğu’daki bütün parçalarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti açısından meşru hedef haline gelmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin milli, üniter ve laik yapısının korunması gerektiğini belirten Özdağ, “Türkiye teröre yenilmedi, terör örgütüne yenilmedi” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın terör örgütüne karşı mücadelede önemli başarılar elde ettiğini belirten Özdağ, bu kazanımların siyasi süreçlerde heba edilmemesi gerektiğini savundu.

“Bu yasaya evet diyenlerin lüksü yoktur”

Basın toplantısında Özdağ’a, milletvekillerinin ettikleri yemin ile söz konusu yasaya verecekleri oyun bağdaşıp bağdaşmadığı da soruldu.

Özdağ, bir milletvekilinin yasaya “hayır” deme gerekçesini milletvekili yeminiyle ilişkilendirmesinin doğru olduğunu belirterek, “Bu yemini eden milletvekillerinin bu yasaya evet deme lüksü yoktur” ifadelerini kullandı.

Yasada, düzenlemeye destek verenler açısından hukuki koruma oluşturulduğunu öne süren Özdağ, bunun neden gerekli olduğunu sorguladı.

“Doğru iş yaptığından emin olanlar, yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma aramazlar” diyen Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaptığınız işin doğru olduğundan emin değil misiniz? Neden hukuki bir korumaya ihtiyaç duyuyorsunuz? Hani büyük bir iş yapıp terörü sona erdiriyorsunuz, onu söylüyorsunuz. Peki neden kendinizi hukuki koruma altına almak istiyorsunuz? Doğru iş yaptığından emin olanlar, millete karşı vicdanı rahat olanlar, yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma aramazlar.”

“Milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaya davet ediyoruz”

Toplantının sonunda kendisine, “Bu kadar önemli bir günde siz Türkiye için nasıl bir yol önerirsiniz?” sorusu yöneltildi.

Özdağ, Zafer Partisi olarak Türkiye’nin milli, üniter ve laik Cumhuriyet anlayışıyla yoluna devam etmesi gerektiğini belirterek, farklı siyasi partilere oy vermiş vatandaşlara da çağrıda bulundu.

Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz Türkiye’nin milli, üniter, laik cumhuriyet olarak İstiklal Harbi felsefesi üzerinde 21. yüzyılda yoluna devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Özdağ, “Bu inanca sahip olan herkesi daha önce hangi siyasi partiye oy vermiş olursa olsun Zafer Partisi saflarında milli, üniter Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaya davet ediyoruz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Basın açıklaması, Özdağ’ın “Ne mutlu Türk'üm diyene!” sözleriyle sona erdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER