Her Sabah Dünya Yeniden Kurulur, Her Sabah Taze Bir Başlangıçtır

 Bugün geri kalan ömrümün ilk günü! Kim söylemiştir? Ne zaman söylemiştir? Bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var, o da bu söze ilk muhatap olduğumda hayata bakışımın değiştiğini söyleyebilirim. 



1970’li yıllardı, lise talebesiydim, bir sınavda beklemediğim bir şekilde çok kötü bir not almıştım. Kara kara düşünüyor, bunu nasıl telafi edebileceğimi bilmiyordum. Sınıfta dersi bile dinlemiyor, uzaklara dalıp gidiyordum. Teneffüs zili çaldığında dışarı bile çıkmadım, vurdum kafamı sıraya gözlerimi kapatıp bir an için zihnimdeki kara bulutları dağıtmayı düşündüm. Ders zili çalıp arkadaşlar sınıfı doldurmaya başlayınca kafamı kaldırdım kendimi derse hazırlamaya çalıştım. Kafamı kaldırınca ne göreyim? Sıramın üstünde İngilizce bir not; Türkçesi “Bugün geri kalan ömrünün ilk günü, öyleyse gülümse”.



Kafamı çevirdim etrafa bakındım, notu kimin koymuş olabileceğini anlamaya çalıştım, ama hiçbir ipucu bulamadım. Yatılı okuyorduk, az sayıda da gündüzlü kız öğrenci vardı sınıfımızda, onlardan biri olabileceğini düşündüm. Belki de gençlik heyecanıyla öyle olmasını istediğim için öyle düşünmüş olabilirim, ama notu kimin koyduğunu hiç öğrenemedim. Sonunda dersteki karamsar ve umutsuz bakışlarımı fark eden Amerikalı öğretmenimizin koymuş olabileceği ihtimali ağırlık kazandı ama soramadık tabi ki.



Her kim koyduysa iyi de etmiş. Hayata bakışımı değiştirdi, kederi, tasayı bir kenara bırakıp yarına umutla bakmayı öğretti. Bu cümle birçok kitapta, köşe yazılarında, filmlerde kullanıldı. 1988 yılında aynı isimli bir Amerikan filmi çekildi, sonraki yıllarda “Amerikan Güzeli” adlı filmin unutulmaz replikleri arasında yer aldı. Şimdilerde gençler sosyal paylaşım ağlarında sıkça tekrarlıyorlar bu sözü. İslam tefekküründe de aynı anlama gelecek sözler vardır. En ünlüsünü de Mevlana söylemiştir: “Dün dünde kaldı cancağızım‚ bugün yeni şeyler söylemek lazım”



Bu iyimserliğimi öğrencilik yıllarımızın geçtiği 12 Eylül öncesinde silahlı çatışmaların yaşandığı, faili meçhullerin ve şiddetin her türlüsünün yoğun biçimde ülkeyi sardığı günlerde de darbe sonrasının baskı rejiminde de kaybetmedim. Demokrasiye olan inancım, Cumhuriyete ve onun değerlerine olan bağlılığım, milletimin sağduyusuna ve onun değerlerine olan güvenim hiç sarsılmadı. O günlerde, 9. Cumhurbaşkanımız merhum Süleyman Demirel’in Güniz Sokaktaki evinde adeta hapis olduğu yasaklı döneminde ondan feyiz aldık. Demokrasi bilincim, hak, hukuk, adalet duygularım, insan hakları ve insani değerlere karşı olan bağlılığım daha da pekişti. 



Basının adeta susturulduğu, darbecileri eleştirenlerin yaka, paça götürüldüğü, siyasi faaliyetlerin men edildiği, Güniz sokağa girenlerin takip edilip fişlendiği, halkın haber alma özgürlüğünün büyük ölçüde kısıtlandığı o günlerde bile cesurca yazabilen birkaç gazete vardı. Tercüman gazetesi de bunlardan biriydi. Her sabah ne yazmış diye elimize almadan edemezdik. Demirel’in topluma verdiği mesajlar “Bir Bilen” rumuzuyla gazetenin tanınmış yazarlarınca köşelerine taşınırdı. Gazetenin sloganı “Her Sabah Dünya Yeniden Kurulur, Her Sabah Taze Bir Başlangıçtır” idi. Çok beğenir ve anlamlı bulurdum bu sloganı. 17 yaşımda toy bir lise talebesiyken tanıştığım cümleyle de benzer anlamlar içerirdi bu söz. 



Bu sabah benim için de taze bir başlangıç… Çocukluğumdan beri yazıyorum, ilkokulda “tahrir” lerim hep birinci gelirdi. Ortaokulda okul gazetesinde yazmaya başladım, Liseye geçtiğimde gazetenin yöneticisi oldum, sonra da gazetecilik kolu başkanı olarak yazı işleri müdürlüğünü de üstlendim. Yazları ise Manisa Hür Işık gazetesine müzik sayfası hazırladım. Hala saklarım kupürleri. 



Üniversitede siyasete adım attığımda HÜRGENÇ dergisinde yazdım sonra AP Gençlik Kolları Genel Merkezi adına BİZ dergisini çıkarttık, hem yazdım hem yönettim. Yeni Asır Manisa ekinde, dergilerde, kurum gazetelerinde ve yerel gazetelerde, internet medyasında yazdım. Ancak, düzenli ve sürekli olarak üç yılı aşkın zamandır her Perşembe Manisa Olay Gazetesinde yazıyorum, yazmaya da devam edeceğim.
Bu sabah taze bir başlangıçtır dedim. 



Sevgili dostum gazeteci Mustafa Temiz’in önerisiyle bugünden itibaren imtiyaz sahibi olduğu Manisa Son Haber internet haber gazetesinde de yazmaya başlıyorum. 



Yazılarımda, sevgiyi, barışı, hoşgörüyü, ülkenin ve milletin birliğini, dirliğini, hukuku, adaleti, demokrasiyi, Cumhuriyeti ve onun değerlerini merkeze koyacağım. Aziz milletimizin duygularına, taleplerine, beklentilerine tercüman olmaya çalışacağım. Kimileri kaleminden bal damlıyor diyecek, kimileri ise kılıçtan keskin diyecek, ama kimseyi hedef almayacağım, incitmemeye özen göstereceğim, benim işim şahıslarla değil, hadiselerle. 78 milyonu topyekun kucaklayacak, ülkemizi düzlüğe çıkaracak politikaları savunacağım, insanlarımızı birbirlerine düşman hale getiren zihniyetlerle ve kutuplaşmadan rant devşirmeye çalışanlarla mücadele edeceğim. Siyasetçiyim, elbette siyasal bakışım, dünya görüşüm yazılarıma yansıyabilir ama asla doğru bildiğimi söylemekten şaşmayacağım. 



Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır. Bugün benim de sizin de, hepimizin de geri kalan hayatının ilk günüdür öyleyse, umutsuzluğu, karamsarlığı, tasayı, kederi bir tarafa bırakalım. Yarınlarımızdan umudumuzu kesmeyelim, Türkiye’nin büyüklüğüne, geçmişine, geleceğine, aziz milletimizin sağduyusuna güvenelim. Elbet bir gün sabah olacaktır ve her sabah dünya yeniden kurulacaktır, büyük Türk milleti bu dünyada onurlu yerini alacaktır. 
Kalın sağlıcakla…
Naci Akın
YORUM EKLE