İstanbul Operasyonu

İSTANBUL OPERASYONU


Türkiye ağır bir gündemin etkisiyle her geçen gün daha fazla kargaşaya sürüklenmekte.
19 Marttan bu yana ülkemizin 2.partisinin genel başkanı sokaklarda, meydanlarda adalet arayışı iddiasıyla tüm mesaisini harcamakta.


Oluşturduğu muhalefet bloğuyla 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na yaklaşık %45 ile ikinci, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise yaklaşık %38 ile birinci olan CHP genel başkanı Özgür Özel her platformda adalet talebini dile getirmektedir.


Onun haykırışları 85 milyon vatandaşımızın hayati ekonomik kaygılarının önüne geçerek 1. sıraya yerleşmiş durumdadır.
Ekrem İmamoğlu ve onun yol arkadaşları, iş ortakları ile belediye bürokratlarını içine alan soruşturma ve tutuklamalar Özel’in yarattığı atmosferde sert bir adalet tartışmasına neden olmuştur.


Yargıda 15 Temmuz öncesinde FETO eliyle sonrasında ise Erdoğan hükümetlerince yapılan düzenlemeler ve yapısal değişiklikler beklentilerin aksine adalet kadrolarına olan güveni alt seviyelere geriletmiştir.
16 Milyonluk şehrin belediye başkanına yöneltilen rüşvet irtikâp ve terör örgütleriyle iş birliği yapma suçlaması sonrasında ana muhalefet gündemini tamamen bu konuya ayırmıştır.
Söz konusu olayda ortam son derece sislidir, görüş mesafesi sıfıra yakındır.
Sap ile saman birbirine karışmıştır.
İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığından tutun Kanal İstanbul’un yaratacağı ranttan pay almaya kadar birçok iddia her gün açıkça konuşulmaktadır.
Kamu vicdanı rahatsızdır.
Ne yazık ki ülkemizde ne zaman çoğunluğa dayalı hükümetler ortaya çıktıysa yolsuzluk olaylarının çok arttığı bilinen bir gerçektir.


22 yılı aşan AKP iktidarında ise yolsuzluk, suiistimal ve rüşvet iddiaları ayyuka çıkmıştır.
İşte böylesine bir vasatta yaşanan “İstanbul Operasyonu”
Özgür Özel’in muhalefeti ile halkın yapılanlara şüpheyle bakmasına neden olmuştur.
Özet olarak iktidar kadrolarının karıştığı iddia edilen benzer gelişmelere sessiz kalanların aynı durumda muhalefete karşı haktan yana görünmeleri inandırıcı bulunmamaktadır.
Maalesef adalete güven bazı ölçümlemelere göre %20 seviyelerine gerilemiş görünmektedir.
Gerçekte durum bu kadar kötü olmasa da şüyuu vukuundan beterdir deyişini hatırlamakta fayda var.
Bu gerçek bilinerek hareket edilmelidir.


Adalet herkes içindir.
Önce İktidar sonrada Muhalefet adalet terazisinde tartılabilmelidir. 
Adalete güvenin tesis edilmesi için önce iktidar ve sonrada diğer kesimler tartışmanın odağına adaleti almaktan vaz geçmelidir.
Yapılanların kamu vicdanında kabul görmesi için kanunların iktidara karşı da uygulandığına halkımızın inandırılması temel şarttır.
29 Nisan 2025
Ahmet Orhan

 

YORUM EKLE