Demirci Sarıçayır’da Çamların Arasından Flamenko Rüzgârı Esti

Madrid’den yola çıkan iki motosiklet tutkunu, Avrupa’nın asfaltını geride bırakıp Sarıçayır’ın çamları arasında soluğu aldı. Jorge Fernandez ile Ismael Marquez’in dünya turunda yolları Demirci’ye düşünce, motosikletlerin motor sesi bir süreliğine kuş seslerine karıştı.

Demirci Sarıçayır’da Çamların Arasından Flamenko Rüzgârı Esti

Dünyayı görmek için yola çıkanların bazen haritalarda olmayan yerlerde unutulmaz hikâyeler bulduğu söylenir. İşte İspanya’nın Madrid kentinden yola çıkan 55 yaşındaki Jorge Fernandez ile 50 yaşındaki Ismael Marquez’in hikâyesi de tam olarak böyle bir yerde, Demirci Sarıçayır’da küçük bir mola verdi.

İki gezgin, 21 Temmuz’da Madrid’den motosikletleriyle başlattıkları kıtalararası yolculukta İtalya ve Yunanistan’ı geçerek Türkiye’ye ulaştı. 1915 Çanakkale Köprüsü’nden geçip Çanakkale ve Uşak güzergâhını takip eden iki motosiklet tutkunu, yollarına devam ederken bir noktada kendilerine güvenli ve huzurlu bir kamp alanı aramaya başladı.

İşte tam o sırada navigasyon devreye girdi.

Navigasyonun ekranında Demirci ve Sarıçayır belirdi.

Harita belki sadece birkaç kilometrelik bir mesafe gösteriyordu ama iki gezginin karşısına çıkacak manzaranın kilometreyle ölçülemeyeceği kısa sürede anlaşılacaktı.

Madrid’den Sarıçayır’a: Motor Susturuldu, Doğa Konuşmaya Başladı

İlçeye ulaşan Jorge Fernandez ve Ismael Marquez, Sarıçayır Doğa Aktiviteleri ve Milli Bilinç Kamp Merkezi’nde çadırlarını kurdu.

Günlerdir yolları aşan motosikletler dinlenirken, iki gezgin de yol yorgunluğunu Sarıçayır’ın çamları arasında bıraktı.

Madrid’in hareketliliğinden Türkiye’nin sessiz ormanlarına uzanan yolculukta manzara bir anda değişmişti. Avrupa yollarının asfaltı geride kalmış, yerini çam kokusu, kuş sesleri ve bol oksijen almıştı.

Kısacası motosikletlerin egzozundan çıkan dumanın yerini Sarıçayır’ın çam kokusu aldı.

İki gezgin, bölgenin doğal güzelliklerinden olduğu kadar Demirci insanının sıcaklığından da etkilendi. Kamp süresince ilçe sakinleri ve yetkililerle sohbet eden Fernandez ve Marquez, gördükleri ilgiyi şaşkınlıkla karşıladı.

Çünkü onlar için Sarıçayır yalnızca bir kamp alanı değil, yolculuklarının beklenmedik duraklarından biri olmuştu.

“Böyle Misafirperverlik Görmedik”

Dünyanın farklı coğrafyalarını motosikletleriyle dolaşan iki gezginin asıl şaşkınlığı ise sınır kapısından itibaren karşılaştıkları Türk misafirperverliği oldu.

Jorge Fernandez, Türkiye’de kendilerine yiyecek ve içecek ikram edilmesinin kendilerini şaşırttığını belirterek, Türk mutfağına ve Sarıçayır’ın doğal güzelliklerine hayran kaldıklarını söyledi.

Fernandez’in anlattıkları, iki gezginin Demirci’de neden kendilerini evlerinde hissettiklerini de özetliyordu:

“Dünyanın birçok yerini gezdik, böyle misafirperverlik görmedik.”

İki gezginin yolculuğunda belki de en değerli hatıra, kilometrelerce yol kat etmek ya da yeni bir ülke görmek değil; hiç tanımadıkları insanların kendilerine uzattığı bir tabak yemek, ikram edilen bir içecek ve samimi bir “Hoş geldiniz” oldu.

Bazen dünyanın en güzel manzarası dağların ardında değil, bir insanın yüzündeki tebessümde saklıdır.

Sarıçayır’da Flamenko Başka Güzel

Jorge Fernandez ve Ismael Marquez, İspanya’nın ateşli dansı flamenkoyu bu kez Madrid sokaklarında değil, Demirci’nin çamları arasında yaşadılar.

Elbette Sarıçayır’da gitarın tellerine vuran bir İspanyol ezgisi duyuldu mu bilinmez.

Ama iki motosikletin çamların arasında park edilmiş görüntüsü bile başlı başına güzel bir sahneydi.

Bir tarafta Akdeniz’in sıcaklığını taşıyan iki İspanyol gezgin, diğer tarafta Anadolu’nun serin çam ormanları...

Flamenkonun ritmi belki duyulmadı ama Sarıçayır’ın rüzgârı çam dallarını hafifçe sallarken ortaya dünyanın iki ucunu birbirine bağlayan sessiz bir dans çıktı.

İspanya’dan çıkan yol, Demirci’de Anadolu’nun misafirperverliğine dokundu.

Sarıçayır, Dünya Turunun Küçük Ama Unutulmaz Durağı Oldu

Demirci Belediyesi tarafından doğa turizmini canlandırmak ve ilçeyi uluslararası alanda tanıtmak amacıyla hizmete sunulan Sarıçayır Doğa Aktiviteleri ve Milli Bilinç Kamp Merkezi, böylece dünyanın farklı noktalarından gelen konuklarını ağırlamayı sürdürüyor.

Fernandez ve Marquez’in yolculuğu ise Sarıçayır’da bitmedi.

İki gezgin, Demirci’deki molalarının ardından rotalarını Kapadokya’ya çevirecek. Peribacalarının ve yer altı şehirlerinin ardından İstanbul’a geçecek olan motosikletçiler, daha sonra Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya ulaşacak.

Son durakları ise yolculuğa başladıkları yer, Madrid olacak.

Yani hikâye yine Madrid’de bitecek.

Ama muhtemelen Sarıçayır, o uzun yolculuğun haritasında sadece bir nokta olarak kalmayacak.

Çünkü bazı yerler navigasyonda birkaç santimetrelik bir işaretten ibarettir; bazılarıysa insanın hafızasında koca bir hikâyeye dönüşür.

Jorge Fernandez ile Ismael Marquez için Demirci ve Sarıçayır da belli ki böyle bir yer oldu.

Madrid’den çıkan iki motosiklet, İtalya’dan Yunanistan’a, oradan Türkiye’ye uzanan binlerce kilometrelik yolun ardından Sarıçayır’ın çamları arasında kısa bir mola verdi.

Motorlar sustu.

Çadırlar kuruldu.

Çamlar rüzgârla sallandı.

Ve Madrid’den gelen iki gezgin, Anadolu’nun ortasında dünyanın belki de en eski yolculuklarından birini yeniden keşfetti:

Yabancı bir yerde kendini evinde hissetmek.

KAYNAK: Demirci Belediyesi gov.tr

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER