Demirci’de Sessiz Hazırlık

Yer: Demirci – Hükûmet Konağı’nın avlusu
Tarih: 8 Ağustos 1922

Akşam üstü güneşi, dağların ardına doğru çekilmişti.
Konağın önünde, yorgun atların soluğu duyuluyordu.
Cepheden gelen postacı, toz toprak içinde bir telgraf uzattı.
Kaymakam Ethem Bey, kâğıdı dikkatle açtı, dudaklarını ısırarak okudu.

— “Garp Cephesi Karargâhı... Emrinizdeki müfrezeler hazır bulundurulacak. Geri bölge ikmal ve haberleşme yolu açık tutulacak.”

Yanında duran Jandarma Komutanı Ali bey sordu:
— “Paşamız harekete mi geçti dersin?”
Ethem Bey’in yüzü sertleşti:
— “Henüz değil… Ama taş yerinden oynamak üzere. Sessiz olalım.
— Halkı telaşa vermeyin, lakin hazırlık emrini köylere gizlice ulaştırın.”

Dağların Dili
O gece Demirci’nin dağ köylerinde fısıltılar dolaştı.
Gecenin karanlığında, her evin ışığı ayrı bir dua gibiydi.
Kadınlar, yıpranmış elbiseleri yamıyor, ekmek torbaları hazırlıyordu.

Kızılören köyünden yaşlı Hatice Nine, ocağın başında mırıldandı:
— “Yine yola mı çıkacak bizimkiler?”
Yanındaki genç gelin cevap verdi:
— “Evet nine, ama bu sefer dönüş başka olacakmış. Paşa bu defa son sözü söyleyecekmiş.”

Demirci Çarşısında Fısıltı
12 Ağustos sabahı, Demirci çarşısında garip bir canlılık vardı.
Demirciler örsün başında fazla konuşmadan çalışıyor, ama her çekiç sesi sanki gizli bir çağrı gibiydi.

Emin Usta, elindeki demiri soğuk suya batırdı, buhar yükseldi:
— “Bu ses var ya Hüseyin,” dedi çırağına, “yakında Afyon’dan duyulacak.”
Hüseyin şaşırdı:
— “Usta, sen nereden biliyorsun?”
— “Ben bilmem evlat, çelik bilir. Demir kızıyorsa, savaş yakındır.”

Kaymakam Konağında Toplantı
16 Ağustos gecesi, hükümet konağının arkasındaki odada bir masa çevresinde toplanmış dört kişi vardı:
Kaymakam Ethem Bey, Müftü Efendi, Demirci’nin ileri gelenlerinden Hacı Rıza Efendi ve Jandarma Komutanı Ali bey

Ethem Bey, fenerin ışığında konuştu:

— “Paşa’nın planı gizli. Lakin 26’sında büyük bir harekât bekleniyor.
— Bizim görevimiz, dağ yollarını açık tutmak, yiyecek teminini sağlamak.”

Müftü Efendi dua eder gibi mırıldandı:
— “Allah, ordumuzu mansur ve muzaffer eylesin.
— Millet, yirmi yıldır süren zilletin hesabını verecek artık.”

O anda dışarıdan bir at kişnemesi duyuldu.
Bir haberci nefes nefese içeri girdi:
— “Paşamızın emri var! Düşman mevzilerine top yığınağı başlamış. Her an taarruz olabilir!”

Ethem Bey, başını kaldırdı, gözleri parladı:
— “O halde vakit geldi. Demirci sessiz ama hazır olacak.

Rasih Hacıkadiroğlu

YORUM EKLE