
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik “mutlak butlan” tartışması artık hukuki bir değerlendirme olmaktan çıkmış, doğrudan siyasal mühendislik operasyonuna dönüşmüştür. Sandıkta yenemediği muhalefeti, yargı sopasıyla hizaya çekmeye çalışan anlayış; bugün yalnızca bir partiyi değil, milyonların oyunu, iradesini ve demokrasiye olan inancını hedef almaktadır.
Türkiye’nin birinci partisinin seçilmiş yönetimini tartışmaya açmak, halkın tercihine açık müdahaledir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin meşru ve seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’dir. Bunun aksini ima eden her girişim, hukuk kisvesi altında siyaseti dizayn etme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.
19 Mart’tan bu yana adım adım derinleşen baskı politikaları artık yeni bir evreye geçmiştir. İktidar, seçimle alamadığı sonucu yargı mekanizmalarıyla almaya çalışmaktadır. Muhalefeti mahkeme koridorlarına sıkıştırarak toplumu seçeneksiz bırakmak isteyen bu anlayış, yalnızca siyasi rekabeti değil; adalet duygusunu, toplumsal huzuru ve Cumhuriyet’in temel değerlerini de çürütmektedir.
Demokrasi sadece seçim günü sandık kurmaktan ibaret değildir. Demokrasi; halkın verdiği kararın tanınması, seçilmişlerin yargı oyunlarıyla tasfiye edilmemesi ve siyasal rekabetin eşit koşullarda sürdürülmesidir. Bugün yaşananlar ise tam tersine, halk iradesini etkisizleştirme operasyonudur.
Cumhuriyet, saraylara değil halka dayanır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse, milyonların oyuyla şekillenen siyasi iradeyi “butlan” tartışmalarıyla yok saymaya kalkmak, doğrudan halkın egemenliğine meydan okumaktır. Bu nedenle mesele yalnızca bir parti meselesi değil, memleketin demokrasi meselesidir.
Muhalefeti susturarak ekonomik krizi, hukuksuzluğu ve yoksulluğu görünmez kılacağını sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Çünkü halk artık ne olup bittiğini görüyor. İnsanlar adaletin siyasete göre eğilip büküldüğünü, hukukun güçlüye göre çalıştırıldığını ve devlet kurumlarının tarafsızlığını hızla kaybettiğini açık biçimde hissediyor.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla korku iklimi değil; bağımsız yargı, gerçek hukuk ve güçlü demokrasidir. Daha fazla biat değil, örgütlü halk iradesidir. Çünkü bu ülke, susturulanların değil direnenlerin omuzlarında yükseldi; bundan sonra da halkın iradesini teslim almaya çalışan her karanlık girişime karşı demokrasi mücadelesi büyüyerek devam edecektir.
21 Mayıs 2026
Mustafa Temiz
