Karneye Bakarken Aslında Çocuğunuzu Değil, Kendi Egonuzu Görüyor Olabilirsiniz

Sömestir Tatilini “Telafi Kampına” Çevirmeyin.

Karneye Bakarken Aslında Çocuğunuzu Değil, Kendi Egonuzu Görüyor Olabilirsiniz

Eğitimci Adem Bican, sömestir döneminin ebeveynler tarafından yanlış yönetildiğini belirterek, karne notlarına gösterilen aşırı duygusal tepkilerin ve tatilde kuralların tamamen kaldırılmasının, öğrencinin okul algısını kalıcı olarak zedelediğini vurguladı.

2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk yarısı, 16 Ocak Cuma günü sona eriyor. Karne günü ve yarıyıl tatilinin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Eğitimci Adem Bican, ebeveynlerin karne günü yaşadığı “duygusal kopuşun”, tatil süresince “disiplin kopuşuna” dönüştüğü uyarısında bulundu.

Bican’a göre, karnenin bir ödül-ceza aracı, tatilin ise bir kuralsızlık dönemi olarak görülmesi; çocuklarda güven kaybına, motivasyon düşüşüne ve okuldan uzaklaşmaya neden oluyor.

“Karne Tepkisi Tatilin Atmosferini Belirler”

Milli Eğitim Bakanlığı takvimine göre okullar yarıyıl tatiline girerken velilere çağrıda bulunan Bican, sürecin karne günü başladığını hatırlattı. Ebeveynin karneye verdiği ilk tepkinin, tatilin genel havasını belirlediğini söyleyen Bican şu ifadeleri kullandı:

“Notları düşük olan çocuğa kızmak ya da notları yüksek olan çocuğu aşırı yüceltmek çoğu zaman ebeveynin kendi egosuyla ilgilidir. Çocuk karneye değil, o an sizin yüzünüze bakar. Eğer karne günü ona ‘yetersiz’ hissettirirseniz, tatil boyunca sizinle sağlıklı bir bağ kuramaz. Karne, çocuğun kişiliğinin değil, o dönemdeki performansının bir fotoğrafıdır. Tatil ise bu performansı cezalandırma ya da ödüllendirme zamanı değil, dinlenme zamanıdır.”

“Kuralsız Tatil, Okula Dönüşü Zorlaştırıyor”

Karne günü bozulan dengenin tatil rutinine de yansıdığına dikkat çeken Bican, tatilde yapılan en büyük hatanın “esneklik” ile “sınırsızlığın” karıştırılması olduğunu vurguladı.

Ebeveynlerin “çocuk dinlensin” düşüncesiyle uyku saatlerini, ekran kullanımını ve ev içi kuralları tamamen kaldırdığını belirten Bican, bunun çocukların biyolojik ritmini bozduğunu söyledi. Özellikle misafirlik gerekçesiyle kuralların sürekli ihlal edilmesi ya da ekranın sınırsız bir oyalama aracı olarak sunulmasının, tatil sonrası okul uyumunu ciddi biçimde zorlaştırdığını ifade etti.

“Tatil, kuralların bittiği bir dönem değil; sadece esnetildiği bir zaman dilimidir.”

Okula Dönüş İçin “Yumuşak Geçiş” Uyarısı

Okulların 2 Şubat’ta yeniden açılacağını hatırlatan Adem Bican, tatil rehavetinin son güne kadar sürdürülmemesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre, okul öncesindeki son üç gün (Cuma–Pazar) çocukların yeniden okul düzenine adapte olabilmesi açısından kritik önem taşıyor.

Bu süreçte uyku ve yemek saatlerinin kademeli olarak okul saatlerine çekilmesi, ekran süresinin azaltılması ve günlük rutinin yeniden yapılandırılması öneriliyor.

Eğitimciler, doğru yönetilen bir sömestir tatilinin çocuklar için sadece dinlenme değil, aynı zamanda yeni döneme daha güçlü ve özgüvenli başlama fırsatı sunduğunu belirtiyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER