Gültekin, CHP'nin iktidarın kurduğu komisyona katılmasıyla başlayan yeni dönemin, sadece bir siyasi açılım değil, aynı zamanda derin pazarlıkların da işareti olabileceğini öne sürdü.

Özgür Özel’in komisyonda yer almasıyla birlikte, özellikle MHP kanadından CHP’ye yönelik düşmanlaştırıcı dilin bir anda değiştiğini ve birçok belediye başkanına yönelik baskıların yumuşadığını hatırlatan Gültekin, “CHP bir pazarlığın içinde mi? Bir rehin alma süreci mi yaşanıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Geriye Sarılan Film: Öcalan’a Çağrıdan Başsavcı Tayinine
Gültekin, sürecin kronolojisine dikkat çekerek; Devlet Bahçeli’nin geçen yıl Ekim ayı başında Öcalan’a yaptığı çağrı, hemen ardından İstanbul Başsavcısı’nın tayini ve devamında gelen CHP içi hareketliliğin birbirine bağlı olduğunu savundu.
Eylül ayında görülecek kurultay davasının, CHP’deki dengeleri tamamen değiştirebileceğini vurgulayan Gültekin, bu gelişmelerin sadece iç siyasetle değil, ABD, İngiltere ve İsrail gibi aktörlerin de sürece olan ilgisiyle şekillendiğini dile getirdi. “Bu süreç dış dinamiklerin de müdahil olduğu bir plan olabilir” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun Dönüşü Bloke mi Ediliyor?
CHP içinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa dönme ihtimali de bu çerçevede sorgulandı. Gültekin’e göre, eğer bir pazarlık yapıldıysa, bu sadece komisyona katılım değil, aynı zamanda Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşünün önlenmesini de kapsıyor olabilir.
Gültekin, “CHP yıllardır benzer örneklerle hep kontrol altında mı tutuldu? 2002’de Baykal’ın Erdoğan’ın önünü açması, 2014’teki Ekmeleddin vakası, 2018’de Muharrem İnce’nin yalnız bırakılması, 2023’te Kılıçdaroğlu’nun ısrarla aday yapılması… Bunların tümü birer rastlantı mı, yoksa sistemli tercihler mi?” sorularını gündeme taşıdı.
“Normalleşmek İstiyorsan Masaya Otur” Mesajı mı Verildi?
CHP'nin komisyona oturmasıyla birlikte yargı süreçlerinde yumuşama yaşandığını söyleyen Gültekin, bazı belediye başkanlarına yönelik operasyonların geri çekilmesinin de bu pazarlığın bir parçası olabileceğini iddia etti.
Gültekin, “CHP’ye ‘normalleşmek istiyorsan gel masaya otur’ mu dendi? Komisyona katılmanın bedeli genel başkanlık mıydı?” diyerek süreci sorgulamanın sadece gazetecilik değil, kamuoyu adına bir sorumluluk olduğunu belirtti.
KAYNAK: YENİÇAĞ