Menzil cemaatinde, Abdulbaki Elhüseyni’nin vefatının ardından oğulları arasında başlayan miras anlaşmazlığı büyüyerek sürüyor. Son olarak Hollanda’daki önemli bir taşınmaz üzerinden yürütülen davada mahkemenin verdiği haciz ve tahliye kararı, kriz sürecini yeni bir aşamaya taşıdı.
Hollanda’daki Dergâh Davanın Odağında
Enschede kentinde faaliyet gösteren “Demokratik Gençlik Vakfı” (Stichting Democratische Jongeren) tarafından kullanılan dergâh binası, iki kardeş arasındaki mülkiyet tartışmasının merkezinde yer aldı. Söz konusu taşınmazın tapusunun Mübarek Elhüseyni adına kayıtlı olduğu belirtildi.
Mahkemede savunma yapan Mübarek Elhüseyni, binayı tamamen kendi şahsi sermayesiyle satın aldığını ifade ederek, taşınmazın herhangi bir dini yapıya ait olmadığını vurguladı. Elhüseyni, mülkün yalnızca vakfa kiralandığını dile getirdi.
“Ümmet Malı” İtirazı Kabul Görmedi
Öte yandan, cemaatin önde gelen isimlerinden Saki Elhüseyni ise söz konusu binanın cemaatin ortak malı olduğunu savundu. Destekçileri de taşınmazın şahsi mülkiyet olarak değerlendirilemeyeceğini, “ümmet malı” statüsünde olduğunu ileri sürdü.
Ancak Hollanda mahkemesi, bu itirazları geçerli bulmadı. Mahkeme, binanın Mübarek Elhüseyni’nin özel mülkü olduğuna hükmederek vakfın binayı tahliye etmesine karar verdi.
Kira Borcu ve Haciz Süreci
Dava dosyasına göre, 2016 yılında Mübarek Elhüseyni ile “Semerşah Europa” arasında imzalanan kira sözleşmesi ilerleyen yıllarda ihtilafa dönüştü. Toplamda 23 bin 500 avro kira ödemesi yapılırken, 11 bin 500 avroluk borcun ödenmemesi süreci kritik hale getirdi.
Borçların faiziyle birlikte kısa sürede ödenmemesi üzerine taşınmaz için haciz ve tahliye süreci başlatıldı.
Bölünme Derinleşiyor
Menzil cemaatinde hem Türkiye’de hem de yurtdışında bulunan mülkler üzerinden yaşanan miras gerilimi sürerken, Hollanda’daki bu karar cemaat içindeki bölünmeyi daha görünür hale getirdi. Uzmanlar, bu davanın benzer mülkiyet anlaşmazlıkları için emsal teşkil edebileceğini değerlendiriyor.