Bektaş, Marmara Denizi’ndeki Ana Marmara Fayı üzerine yapılan güncel bilimsel araştırmaların dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, beklenen depremin büyüklüğüne ilişkin farklı bir görüş ortaya koydu.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Sevgili İstanbullular” ifadelerini kullanan Bektaş, 2025 yılında Science dergisi'nde yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya dikkat çekti. Alman araştırma grubu tarafından hazırlanan çalışmada, Ana Marmara Fayı'nın 2011 yılından bu yana batıdan doğuya doğru orta büyüklükte depremlerle aşamalı olarak kırıldığı değerlendirilirken, İstanbul’un 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem riski taşıdığı yönünde görüşlere yer verildi.
Bektaş ise aynı bilimsel makalenin altında yayımlanan değerlendirmesinde farklı bir bakış açısı sunduğunu belirtti. Güncel jeolojik ve jeofizik verileri esas aldıklarını ifade eden uzman isim, İstanbul’da beklenen depremin 7 büyüklüğünün altında gerçekleşebileceği yönünde bilimsel bir değerlendirme yaptıklarını ve bu görüşün dergi editörü tarafından yayımlanmaya uygun bulunduğunu açıkladı.
Ana Marmara Fayı’nın tek tip bir yapıya sahip olmadığını vurgulayan Bektaş, fayın kilitli, sürünen ve geçiş özellikleri gösteren farklı bölümlerden oluştuğunu söyledi. Bu yapının deprem davranışını etkileyebileceğini ifade eden Bektaş, fay hattının sürekli ve ayrıntılı şekilde izlenmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Uzman isme göre Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskinin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için yalnızca klasik yöntemlerin yeterli olmadığına dikkat çekildi. Bektaş, jeolojik, jeofizik ve sismolojik verilerin birlikte ele alındığı gerçek zamanlı, çok disiplinli bilimsel izleme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, İstanbul depremine ilişkin farklı bilimsel görüşler bulunsa da hazırlıklı olmanın ve afet riskine karşı gerekli önlemlerin alınmasının her koşulda önemini koruduğunun altını çiziyor.