Cezaevlerinin doluluk oranı 410 bini aşarken, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle yaklaşık 45 ila 50 bin hükümlünün denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilmesi öngörülüyor. Bu kişiler, cezalarının son üç yılını dışarıda geçirebilecek.
Kimler Tahliye Edilecek?

Yeni düzenleme, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenmiş suçlar için geçerli olacak. Bu kapsama giren mahkûmlar, kapalı cezaevinden açık cezaevine erken geçiş hakkı kazanacak ve infazlarının kalan kısmını dışarıda tamamlayacak. Açık cezaevinde bulunanlar ise doğrudan tahliye edilebilecek.
Ancak bu süreç otomatik olmayacak. Tahliye için mahkûmun iyi hâlli olması, pişmanlık göstermesi, meslek edinme ve sosyal projelere katılma gibi kriterleri karşılaması gerekiyor. Nihai kararı ise cezaevi gözlem kurulları verecek.
Hassas Gruplara Özel Uygulamalar
Paketin önemli bir ayağı da özel infaz hükümleri. Hamile kadınlar, çocuklu anneler, yaşlılar, engelliler ve ağır hastalar için özel düzenlemeler getiriliyor. Bu gruplardaki mahkûmlar, cezalarının 5 ila 10 yılını evde geçirebilecek.
Mükerrer Suçlulara da Umut Doğuyor
Bugüne kadar cezalarının tamamını çeken mükerrer suçlular için de infaz indirimi yolda. Basit yaralama, hakaret, tehdit gibi suçları tekrarlayanların da, cezanın dörtte üçünü tamamladıktan sonra şartlı tahliye kapsamına alınması planlanıyor.
"Yatarsız Suçlar"a Da Hapis Geliyor
Toplumda “cezasızlık algısını” kırmak amacıyla, iki yıldan az ceza alanlar için de yeni düzenleme geliyor. Bu kişiler artık en az 5 ila 7 gün hapis yatacak. Bu adım, özellikle mağdur odaklı adalet anlayışının güçlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.
Örgüt Suçları Belirsizliğini Koruyor
Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iki kez iptal ettiği, "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenlere" yönelik düzenleme ise şimdilik paket dışında bırakılabilir. AKP kaynaklarına göre, bu konuda net bir formül bulunamadı.
Yeni infaz düzenlemesi, hem cezaevi koşullarının hafifletilmesi hem de toplumla barışık bireylerin kazandırılması açısından kapsamlı değişiklikler içeriyor. Ancak kamuoyunda asıl tartışma, bu tahliyelerin kamu güvenliğini nasıl etkileyeceği üzerine yoğunlaşıyor.