Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kurultay sonuçlarını hükümsüz sayan kararına karşı, aralarında Tunceli Barosu’nun da bulunduğu 69 baro ortak bir açıklama yayımlayarak sert tepki gösterdi.
Baroların ortak metninde, bir siyasi partinin kurultayının hukuka uygunluğunu değerlendirme yetkisinin yalnızca seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kurulu’nda (YSK) olduğu vurgulandı. Açıklamada, yargı eliyle siyasi iradenin sonradan tartışmaya açılmasının demokratik düzen açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
“Halk İradesine Müdahale Kabul Edilemez”
69 baronun yayımladığı açıklamada, verilen kararın yalnızca CHP’nin iç işleyişini ilgilendiren teknik bir hukuk meselesi olmadığı ifade edildi. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay iradesine yönelik verilen ‘mutlak butlan’ kararı; hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal yaşam, hukuki güvenlik ve halk iradesi bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.”
Barolar, seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş bir kurultay iradesinin yıllar sonra yargı kararıyla tartışmalı hale getirilmesinin hukuk güvenliği ilkesini zedelediğini savundu.
“YSK’nın Yetkisi Göz Ardı Edilemez”
Açıklamada, Anayasa’nın seçimlerin yönetimi ve denetimi konusunda YSK’ya açık yetki verdiği hatırlatıldı. Bu çerçevede, seçim süreçlerinden geçmiş siyasi iradenin adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılmasının anayasal görev dağılımını tartışmalı hale getireceği belirtildi.
Baroların açıklamasında şu ifadeler dikkat çekti:
“Seçimlerin yönetimi ve denetimi Anayasa gereği münhasıran Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir. Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.”
“Yargının Görevi Siyaseti Dizayn Etmek Değildir

Ortak açıklamada mahkemelerin siyasal rekabeti doğrudan etkileyebilecek kararlarında daha yüksek anayasal hassasiyetle hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Yargının görevinin siyasal alanı şekillendirmek değil, hukukun üstünlüğünü ve temel hakları korumak olduğu ifade edildi.
Barolar, hukuk devleti ilkesini ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceklerini belirterek, yargının siyasi alanı belirleyen bir araca dönüşmesine karşı mücadele mesajı verdi.
CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan siyasi ve hukuki tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da büyümesi bekleniyor.