Alevlerin Gölgesindeki Sorular / Ahmet Orhan Yazdı...

Amaçları net: Ekonomiyi zayıflatmak, turizme darbe vurmak, halkı devlete karşı umutsuzluğa sürüklemek. Bu bir “silahsız savaş” yöntemidir.

Alevlerin Gölgesindeki Sorular / Ahmet Orhan Yazdı...

ALEVLERİN GÖLGESİNDEKİ SORULAR

Bu yıl ormanlarımız bir başka yanıyor…

Sıcaklık rekor kırıyor, rüzgâr durmuyor, kuraklık çığ gibi büyüyor.

Fakat tüm bu doğal nedenlerin yanında akla gelen daha karanlık bir ihtimal var: Sabotaj.

Soruyorum: Onlarca noktada aynı anda başlayan yangınlar, yalnızca tesadüf mü?

Yoksa birilerinin bilinçli olarak “Türkiye’yi ateşe verme” planının parçası mı?

Yakın tarihe baktığımızda, bazı terör örgütlerinin orman yakma eylemlerini açıkça üstlendiğini görüyoruz.

Amaçları net: Ekonomiyi zayıflatmak, turizme darbe vurmak, halkı devlete karşı umutsuzluğa sürüklemek. Bu bir “silahsız savaş” yöntemidir.

Ne tank gerekir ne top; sadece bir kibrit ve bir avuç benzin…

Bir başka ihtimal de yabancı istihbarat operasyonları. Asimetrik savaş dediğimiz bu taktik, hedef ülkeyi doğrudan vurmak yerine ekolojik, ekonomik ve psikolojik hasar yaratır.

Turizm sezonunda yaşanan devasa yangınlar, milyonlarca dolarlık kayıp ve uluslararası basında “krizdeki Türkiye” manşetleri…

Kimin işine gelir, düşünmek lazım.

Ve elbette içimizdeki fırsatçılar…

Orman arazilerini imara açmak, maden sahası yapmak, rant uğruna ekosistemi katletmek isteyenler.

Bazen ihmal maskesi altında, bazen “bilinmeyen neden” raporlarıyla bu felaketlerin üstü örtülür.

Üstelik elimizde çok taze örnekler var:

Bir hafta kadar önce Çeşme’de, sonar Aydın’da, Manisa’da, Kocaeli’nde, Osmaniye’de...

Say sayabildiğin kadar.

Bir günde bir elin parmağı kadar il sınırları içindeki ormanlarda yangın görüldüğü de oluyor.

Bazı olaylarda yol kenarında alev alan araçlar, bazılarında kaynaktan sıçrayan ateş...

Bazen de elinde benzin bidonuyla yangını başlatan bir hain fail olarak belirlenmekte.

Bu kadar kritik bir yangın sezonunda, arka arkaya böyle benzer vakaların yaşanması tesadüf müdür? Yoksa dikkatle planlanmış bir zincirin halkaları mı?

Eğer bu yangınların bir kısmı bile kasıtlıysa, bu yalnızca çevre felaketi değil, milli güvenlik sorunudur.

Devletin görevi, her ihtimali ciddiyetle araştırmak; sabotaj ihtimalini görmezden gelmek yerine kökünden kazımaktır.

Unutmayalım: Ormanlarımız sadece ağaç değil, vatanın ciğeridir. Ciğerlerimizi yakan her kibrit, aslında geleceğimizi yakıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER