Cuma Hutbesinde faiz ve kumarın zararları anlatıldı
Cuma Hutbesinde alenen isim verilerek: “Toto, Loto, iddia kumardır, haramdır, faiz, kumar haramdır.” denildi.
Bu haftaki Cuma hutbesinde “Maddi ve manevi tükeniş; Kumar” başlığı altında kumar, içki ve bütün şans oyunları, yılbaşı, özel gün ve haftalar vesilesiyle çekilen piyango, kazı kazan ve şans topu gibi oyunların “kumar” olmasının yanında “haram” olduğu dile getirildi. Bir Cuma hutbesinde dijital mecralarda oynanan bütün bahis oyunları ile ilk kez adları verilerek “toto, loto, iddia” gibi bahis oyunların dinen meşru olmadığı açıklanarak bu tür oyunların hepsinin “kumar” ve “haram” olduğu açıklandı.
“HARAM PARAYLA HAYIR -HASENAT YAPILAMAZ”
İslam dinine göre “asıl olanın rızkın helal yollardan kazanılması” olduğu vurgulanarak “bu sebeple, faiz, kumar ve benzeri haram yollardan elde edilen parayla sevap beklenerek hayır hasenat yapılamaz. Cami ve mescit inşa edilemez. hac, zekât ve kurban gibi mali ibadetler yerine getirilemez” denildi.
“HER YASAL OLAN HELAL DEĞİLDİR”
İsmi ne olursa olsun, gerçek hayatta ya da dijital mecralarda oynansın, yasal olsun olmasın, kumarın her çeşidinin haram olduğunun vurgulandığı bu haftaki Cuma hutbesinde “ Zira her yasal olan, helal değildir Dolayısıyla masa başında veya sanal ortamlarda oynanan; kazananın kaybedenlerden haksız kazanç elde ettiği oyunların tamamı kumardır, haramdır. At yarışlarında oynanan ganyan, kumardır, haramdır. Dijital mecralarda oynanan bütün bahis oyunları; toto, loto, iddia gibi dinen meşru olmayan oyunların hepsi kumardır, haramdır” denildi. Demirci ilçesinde sosyal medya da uzun süre tartışma konusu olan, Türkiye Jokey Kulübü tarafından İzmir Şirinyer hipodromunda geleneksel hale getirilen ve her yıl koşulan "Demirci Akıncıları koşusu" da naram olarak nitelik kazandı. Yasal yollarla da yapılsa dinen haram olan şeylerin arasında hutbede at yarışları da özelikle belirtildi.
KUMAR, İÇKİ, YALAN VE DOLANDIRICILIK CİNAYETE GÖTÜRÜR
Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi kumardan korunmanın en etkili yolunun “ona hiç başlamamak, kumar oynayan ve oynatan insanlarla bir arada olmamak” olduğu vurgulanarak:
“Nice ocaklar söndüren, nice yuvalar dağıtan, nice felaketlere sebep olan kumar belasından uzak duralım. Gençlerimizi ve çocuklarımızı her türlü bağımlılıktan korumak için; onlarla sevgi, muhabbet ve güven temeline dayalı bir ilişki kuralım. Onların iyi arkadaşlarla ve iyi ortamlarda yetişmeleri için gayret gösterelim. Kumarın; içki, yalan, dolandırıcılık ve cinayet gibi büyük günahlara sebebiyet verdiğini asla unutmayalım.” denildi.
FAİZ VE KUMARIN “HARAM” OLDUĞU PAYLAŞILDI
Faiz ve kumarın benzeri haram yollardan elde edilen paralarla hayır hasenat yapılamayacağı vurgulanarak “Bu sebeple, faiz, kumar ve benzeri haram yollardan elde edilen parayla sevap beklenerek hayır hasenat yapılamaz. Cami ve mescit inşa edilemez; hac, zekât ve kurban gibi mali ibadetler yerine getirilemez. İnternet ortamında türlü hilelerle ve bazı sosyal medya fenomenlerinin yayınlarıyla nice insanımız kumar tuzağına çekilmektedir. Mobil cihazlar, çevrimiçi oyunlar ve e-sporlar aracılığıyla nice gencimiz sanal kumar bataklığına itilmektedir. Televizyonlarda, gazetelerde, hatta en basit internet oyunlarında dahi kumar reklamları verilerek küçücük yavrularımız bile bu kötülüğe özendirilmektedir. Hâlbuki mahremiyet sınırlarını ihlal eden, haramların yaygınlaşmasına sebep olan, dijital platformlar ve farklı ortamlarda kumar oynamayı özendiren bu reklamların engellenmesi; dinî, vicdanî ve insanî bir sorumluluktur.
Kumar, hem oynatan hem de oynayan için maddi ve manevi bir tükeniştir. Kişi, kumarda kazanınca başkasını, kaybedince kendini zarara uğratmaktadır. Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi kumardan korunmanın en etkili yolu ise ona hiç başlamamak, kumar oynayan ve oynatan insanlarla bir arada olmamaktır. Öyleyse, nice ocaklar söndüren, nice yuvalar dağıtan, nice felaketlere sebep olan kumar belasından uzak duralım. Gençlerimizi ve çocuklarımızı her türlü bağımlılıktan korumak için; onlarla sevgi, muhabbet ve güven temeline dayalı bir ilişki kuralım. Onların iyi arkadaşlarla ve iyi ortamlarda yetişmeleri için gayret gösterelim” denildi.


Tarih: 29.11.2024
MADDİ VE MANEVİ TÜKENİŞ: KUMAR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın şiddetle yasakladığı haramlardan biri de kumardır. Kumar; birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı haksız bir kazançtır. Kumar; sevgi ve kardeşlik duygularını yok eden; kin, nefret, düşmanlık ve intikam duygularını körükleyen zararlı bir alışkanlıktır. Kişinin akıl ve ruh sağlığını bozan, aile huzurunu yok eden, kazanma hırsıyla bencil ve menfaatçi insanlar yetiştiren bir hastalıktır.
Aziz Müminler!
Yüce Rabbimiz, Mâide sûresinin doksanıncı ayetinde kumarın haram olduğunu şöyle haber vermektedir: “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Cenâb-ı Hak, bu ayetin hemen ardından kumarın haram kılınmasının sebeplerinden birisini de şöyle ifade etmektedir: “Şeytan, içki ve kumarla, aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?
Değerli Müslümanlar!
İsmi ne olursa olsun, gerçek hayatta ya da dijital mecralarda oynansın, yasal olsun olmasın, kumarın her çeşidi haramdır. Zira her yasal olan, helal değildir. Dolayısıyla masa başında veya sanal ortamlarda oynanan; kazananın kaybedenlerden haksız kazanç elde ettiği oyunların tamamı kumardır, haramdır. At yarışlarında oynanan ganyan, kumardır, haramdır. Hayvanların dövüştürülmesi gibi vahşete dayanan her türlü oyun ve bu oyun üzerinden elde edilen kazanç, kumardır, haramdır. Bütün şans oyunları, yılbaşı, özel gün ve haftalar vesilesiyle çekilen piyango, kazı kazan ve şans topu gibi oyunlar kumardır, haramdır. Dijital mecralarda oynanan bütün bahis oyunları; toto, loto, iddia gibi dinen meşru olmayan oyunların hepsi kumardır, haramdır.
Kıymetli Müminler!
İslam dinine göre asıl olan, rızkımızı helal yollardan kazanmaktır. Bu sebeple, faiz, kumar ve benzeri haram yollardan elde edilen parayla sevap beklenerek hayır hasenat yapılamaz. Cami ve mescit inşa edilemez; hac, zekât ve kurban gibi mali ibadetler yerine getirilemez.
Maalesef, bugün, internet ortamında türlü hilelerle ve bazı sosyal medya fenomenlerinin yayınlarıyla nice insanımız kumar tuzağına çekilmektedir. Mobil cihazlar, çevrimiçi oyunlar ve e-sporlar aracılığıyla nice gencimiz sanal kumar bataklığına itilmektedir. Televizyonlarda, gazetelerde, hatta en basit internet oyunlarında dahi kumar reklamları verilerek küçücük yavrularımız bile bu kötülüğe özendirilmektedir. Hâlbuki mahremiyet sınırlarını ihlal eden, haramların yaygınlaşmasına sebep olan, dijital platformlar ve farklı ortamlarda kumar oynamayı özendiren bu reklamların engellenmesi; dinî, vicdanî ve insanî bir sorumluluktur.
Aziz Müslümanlar!
Kumar, hem oynatan hem de oynayan için maddi ve manevi bir tükeniştir. Kişi, kumarda kazanınca başkasını, kaybedince kendini zarara uğratmaktadır. Bütün bağımlılıklarda olduğu gibi kumardan korunmanın en etkili yolu ise ona hiç başlamamak, kumar oynayan ve oynatan insanlarla bir arada olmamaktır. Öyleyse, nice ocaklar söndüren, nice yuvalar dağıtan, nice felaketlere sebep olan kumar belasından uzak duralım. Gençlerimizi ve çocuklarımızı her türlü bağımlılıktan korumak için; onlarla sevgi, muhabbet ve güven temeline dayalı bir ilişki kuralım. Onların iyi arkadaşlarla ve iyi ortamlarda yetişmeleri için gayret gösterelim. Kumarın; içki, yalan, dolandırıcılık ve cinayet gibi büyük günahlara sebebiyet verdiğini asla unutmayalım.
Değerli Müminler!
Hutbenin önemli özelliklerinden biri de, hutbeyi dinlemek, anlatılan bilgileri cami dışındaki insanlarla da paylaşmaktır. Bu bilgileri ailemizle, akrabalarımızla, komşularımızla ve çevremizle paylaşmak, toplumsal huzurumuza katkı sağlayacaktır.
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “Hiç kimse elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir rızık asla yememiştir.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

DEMİRCİ ADLİYE SARAYI ÖNÜ
Savaşın Seyrini Değiştiren Demirci Akıncıları: Tarihsel Rolü Nedir?
Tarihi olarak Saruhan oğulları beyliğinin ortaya çıktığı bir coğrafyadır. Fakat Demirci tarihinde en dikkate değer dönem Milli Mücadele dönemidir. Merkezini Demirci’nin oluşturduğu Akıncılar Bölgesi, İstiklal Harbi’nde özgün bir konuma sahiptir. Yunan işgal bölgesi içinde bağımsız ve adeta “Benim meskenim dağlardır” diyerek, işgali tanımayan ve işgale boyun eğmeyen insanların diyarıdır Demirci. Yunan işgaline boyun eğmediği gibi sonuna kadar direnen bu insanlar ise Demirci Akıncıları’dır. Akıncıların başında da dönemin kaymakamı İbrahim Ethem Akıncı bulunmaktadır. Hukuk mezunu bir mülki amir olan İbrahim Ethem, Akıncı müfrezelerinin komutanıdır ve maiyetindeki müfrezelerin komutanları arasında, Parti Mehmet Pehlivan, Gördes kızı Makbule, Halil Efe gibi ele avuca sığmaz efeler vardır.
Yunan işgaline girdikten sonra, kurtuluşa kadar kesintisiz işgal altında kalmayan tek bölge Akıncılar Bölgesi’dir. Bölgenin coğrafi yapısı ve Akıncı müfrezelerinin işgal bölgesindeki milli çeteler olarak dağlarda barınmaları, sürekli ve akıllıca işgalcilere direnmeleri, bölgedeki işgalin defalarca kesintiye uğramasına yol açmıştır. Büyük ölçüde Ankara hükümetinin faaliyetleriyle koordineli hareket eden Akıncılar, aynı zamanda sivil bir direniş hareketidir ve İstiklal Harbi içinde tümüyle gerilla yöntemleriyle başarıya ulaşmış özgün bir gruptur.
Yunan kuvvetlerine rahat vermemişler, sürekli onları rahatsız etmişler, Sakarya ve Büyük Taarruz öncesinde Büyük Millet Meclis’in emri ile orduya katılmamışlar, Meclis’in kendilerine verdiği görevi yerine getirmişlerdir. Akıncıların görevi, Yunan ordusunun İzmir-Afyon kara ve demir yollarından yaptığı lojistik desteği engellemek veya mümkün olduğunca geciktirmektir.
Demirci Akıncıları, Osmanlı ordusunun öncüsü olarak görev yaparak, düşman topraklarına sızmayı ve istihbarat sağlamayı kolaylaştırdılar. Hayatta kalma becerileri ve üstün savaş taktikleri ile düşmanlarını şaşırtmayı başardılar. Onların hareketleri, genellikle büyük orduların mücadelelerine zemin hazırladı. Düşmanları, bu hızlı ve cesur savaşçılara karşı sürekli tetikte olmak zorundaydılar. Bu durum, akıncıların psikolojik savaşta nasıl bir üstünlük sağladığını gösteriyor.
Sonuç olarak, Demirci Akıncıları, tarih sahnesinde yalnızca birer savaşçı değil, aynı zamanda özgürlük mücadelesinin sembolleridir. Onların destanı, geçmişten bugüne pek çok insanın hayal gücünü beslemeye devam ediyor. Açıkça söylemek gerekirse, bu kahramanlar ve savaş stratejileri, savaş dendiğinde aklımıza gelen geleneksel kalıpların dışına çıkmamıza yardımcı oluyor. Savaşın kaçınılmaz bir parçası olan savaşı ve onun dinamiklerini keşfettikçe, tarihimizdeki bu önemli figürlerin daha derin bir anlam kazandığını görebiliriz. Demirci Akıncılarının hikayesi, cesaretin ve azmin değil, aynı zamanda stratejik düşüncenin de timsalidir. Bu inançlı ve vatansever insanlara vefa gösterilirken, onları anarken, kutsallarımızı veya onların yaşam tarzlarını göz ardı ederek, dinen yasak ve haram hükmü olan işlerde de isimlerini kullanmak, bir marifetmiş gibi topluma lanse edilmemelidir, Diyanet işleri Başkanlığı'nın hutbesine göre bu tür davranışlar bir cemiyet tabelası altında gerçekleşse bile onların anısına saygısızlık olarak da yorumlanabilir. Çünkü Allah'ın emri olan ve haram olarak nitelenen işlerde de dolaylı yoldan bu saygın insanların isimleriyle bile bir araya getirilmesi kabul edilebilecek şeyler değildir.

DEMİRCİ KAYMAKAMLIK BİNASI GİRİŞİ
