
Türk siyasetinde kendine has siyasi öncelikleri, dünya görüşü ve üslubuyla öne çıkan Devlet Bahçeli son zamanlarda kamuoyunda tartışılan bir isim olmuştur.
Kamuoyu önüne çıktığı ilk andan itibaren Türkiye’nin sorunlarına bakışta ortaya koyduğu farklı yaklaşımla ilgi gören Bahçeli, MHP’yi partinin kurucusu Türkeş’in başarı seviyesinin üzerine taşımıştır.
İlk olarak kurucuları arasında olduğu Ecevit hükümetinde koalisyonun büyük ortağı DSP’de yaşanan bölünme sonrası başbakanlık teklifini geri çevirmesi kamuoyunda faklı yorumlara neden olmuştu.
Takdirle takip edilen Bahçeli hakkında toplumda farklı görüşler ortaya çıkmış, hatta MHP üyeleri bile ciddi oranda farklı görüşler etrafında ayrışmıştı.
1999-2001 yılları arasında hükümet olan DSP ve ANAP siyasetten tasfiye olmasına rağmen bugüne kadar MHP’nin TBMM içinde kalmasında başarılı olan MHP lideri, bugünlerde siyasi hayatının en zor dönemini yaşamakta.
2015 yılında görüş farklılığı nedeniyle MHP’nin bölünmesiyle çok önemli kan kaybı yaşayan partisinin grafiği aşağı yönlü ilerleyişini olanca hızıyla sürdürmektedir.
Devlet Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’ın anayasayı ihlal eden yaklaşımını meşrulaştıran başkanlık sistemi önerisi AKP’nin ekmeğine yağ sürmüş, Türkiye’nin yönetim sistemini dünyada benzeri olmayan tartışmalı bir yönetimin sisteminin halk tarafından onaylanmasıyla sonuçlanmıştır.
İlk başlarda Türk halkında takdirle karşılanan bu durum, Erdoğan’ın yeni sistemin ruhuna aykırı uygulamalarıyla memnuniyetsizlerin sayısını arttırmıştır.
Bu şartlar altında bile AKP ile kurdukları Cumhur İttifakına sarsılmaz bir inançla sahip çıkan Bahçeli, MHP’de tek başına geliştirdiği bu siyasi stratejiye itiraz edenlerin parti içindeki varlığının çoğalmasına neden olmuştur.
Hükümetin içinde sorumluluk ve yetki sahibi olmadan bir ortaklık olarak tanımlanabilecek bu müttefikliğin Türkiye’nin siyasi tarihinde emsali söz konusu dahi olmamıştır.
Doğal olarak MHP kan kaybetmeye devam etmiş, yapılan kamuoyu araştırmalarında içinden çıkan İYİ Partinin muhtemel oyunun çok gerisine düşmüş gözükmektedir.
54 yılını geride bırakmış bir kadro hareketi olan MHP’nin ülkeyi yönetme iddiasından tamamen uzaklaşmış olduğu kanaati ülkücülerde yerleşmiş, onları “Bahçeli’yle iktidar olunamaz” noktasına kadar getirmiştir.
MHP’yi diğer merkez ve merkez sağ partilerden ayıran en büyük özellik olan milliyetçi muhalif söylemlerin terk edilmesi, Cumhur İttifakı döneminde AKP’nin en belirgin yanlışları karşısında bile sessiz kalınması Bahçeli’nin liderliğini tartışılır hale getirmiştir.
Geçtiğimiz Salı günü partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma Türk milletinin büyük çoğunluğunda hoşnutsuzluğa neden olmuştur.
Bir yardım kuruluşu olan Ahbap’a gösterdiği tepki şaşkınlıkla karşılanmış, söz konusu söylemin hangi ihtiyacın sonucunda ortaya çıktığı anlaşılamamıştır.
Milletvekilleri üzerinden tüm halka hitaben Ahbap aleyhtarı suçlayıcı konuşma genel olarak kabul görmemiştir.
AKP’nin ister sivil olsun isterse resmi, tüm kurumların itibarını zedelemesi nedeniyle kamuoyu nezdinde Haluk Levent ve Ahbap’ın yukarı yönlü trendi hız kazanmış, deprem boyunca yapılan yardımların tutarı 1Milyar lirayı aşmıştır.
Takdirle karşılanabilecek bu durum nedense Bahçeli’nin çok öfkelenmesine yol açmıştır.
Bu anlaşılır gibi değildir.
Ahbap ve Haluk Levent hükümet tarafından ret edilmemekte ve yolsuzluk şüphesiyle çalışması engellenmemiş olasına rağmen Bahçelinin söylemlerinin hangi nedenle ortaya çıktığı anlaşılamamaktadır.
Şüphesiz bu durum kendisi ve MHP için son derece aleyhte sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.
Öyle inanıyorum ki şu günlerde yapılacak bir kamuoyu araştırmasında Bahçeli’nin söz konusu yaklaşımı çok düşük oranda kabul görürken, Haluk Levent halkın ekseriyetinin onayını alabilecektir.
bugünlerde tercih ettiği siyasi strateji onun aktif siyasi hayatının sonu olabilecek kadar yanlıştır.
17 Şubat 2023
Ahmet Orhan
Güncelleme Tarihi: 17 Şubat 2023, 18:18
Bence artık kenara çekilmeli emekli olmalıdır. Geç bile kaldı