Hürriyet Sağlık- Sen “Sağlık Çalışanlarının Sorunları Çözüme Kavuşmalı”

Hürriyet Sağlık- Sen Manisa İl Başkanı Ergün Demir, yaptığı basın açıklamasında, kamu kurumlarında yönetici pozisyonlarına atanan idareciler arasında sendika baskısının yaygınlaştığına dikkat çekti. “Bakanlık yetkilileri, bu haksız düzenlemeleri gözden geçirerek tüm kamu çalışanlarının mağduriyetini gidermelidir” diyen Demir açıklamasını şöyle sürdürdü.

Hürriyet Sağlık- Sen “Sağlık Çalışanlarının Sorunları Çözüme Kavuşmalı”

Hürriyet Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri, eski memur (5434) ve yeni memur (5510) ayrımının yasalarla belirlenmiş olmasıdır. Bu ayrım, çalışanlar arasında ciddi mağduriyetler yaratmakta ve birinci dereceye düşen tüm kamu çalışanlarının 3600 ek gösterge hakkından faydalanmasını engellemektedir. Bakanlık yetkilileri, bu haksız düzenlemeleri gözden geçirerek tüm kamu çalışanlarının mağduriyetini gidermelidir.

Kamu kurumlarında yönetici pozisyonlarına atanan idareciler arasında sendika baskısının yaygınlaştığı gözlemlenmektedir. Memur-Sen yöneticilerinin kamu kurumları ve hastanelere yönetici olarak atanması, çalışanlara sendikal baskı uygulama, görev yeri değişikliği tehdidi ve mobbing gibi etik dışı davranışlara yol açmaktadır. Bu tür atamalarda yöneticiler ya sendika yöneticiliğinden ayrılmalı ya da adil ve eşit yönetim anlayışıyla iş barışını sağlamak için çalışmalıdırlar. Sendikaların görevi, çalışanların nerede görev yapacağına karar vermek değil, onların haklarını savunmaktır.

Toplu sözleşme görüşmelerinde, Memur-Sen ve Kamu-Sen gibi sendikaların asli görevi çalışanların haklarını korumak ve kazanımlar elde etmektir. Ancak bu iki büyük sendika, çalışanlardan topladıkları aidatlar ile otel, market ve taksi işletmeciliği gibi faaliyetlerle uğraşırken, asıl görevlerini ihmal etmektedirler. Sendikalar muhalif olmalı ve her çalışanın haklarını eşit şekilde savunmalıdır. Sendika faaliyetleri yalnızca öğle aralarında yapılacak kadar basit değildir; bu, bir mücadele meselesidir.

Sağlık çalışanları, TÜİK’in gerçeği yansıtmayan enflasyon verileri nedeniyle ekonomik olarak ciddi bir sıkıntı içerisindedir. Geçmişte arabasını ve evini alabilen sağlık çalışanları, bugün bırakın rahat yaşamayı, evlerinin kirasını ödeyemez ve çarşıya pazara çıkamaz hale gelmiştir. Bu, açık bir hak gaspıdır.

Hükümet ve Sağlık Bakanlığı’nın, meslekler arasındaki maaş farklılıklarını körükleyen tutumları iş barışını bozmaktadır. Sağlık çalışanları arasında uçurum seviyesinde farklılıklar doğuran katsayı farkları, maaşlar arasında büyük adaletsizlikler yaratmaktadır. Biz Hürriyet Sağlık-Sen olarak, emekliliğe yansıyan tek tip maaş talep ediyoruz. Maaşlarda çeşitlilik değil, adalet olmalıdır. Ayrıca ek ödemeler ve nöbet ücretlerinin zamanında yatırılması da sağlanmalıdır.

Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) çalışanların maaşlarındaki katsayıların düşürülmesi, maaşların azalmasına yol açacak ve bu da ASM’lerde çalışacak personel bulunamamasına sebep olacaktır. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin aksaması, diğer sağlık kuruluşlarındaki hizmetleri de olumsuz etkileyecektir. Bu düzenlemeden derhal vazgeçilmelidir.

Sağlık çalışanlarının güvenliği ciddi bir sorun haline gelmiştir. Hastanelerde ve sağlık merkezlerinde her gün şiddet olayları yaşanmaktadır. Bu şiddetin önüne geçmek için kalıcı ve caydırıcı cezalar öngören yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. Özel güvenlik görevlilerinin yasal mevzuatı değiştirilerek caydırıcı etki sağlanmalıdır.

Kamuda liyakatsiz atamaların önüne geçilmelidir. Atama bekleyen binlerce sağlık çalışanının talepleri karşılanmalı ve bu atamalar iş barışını bozmadan, aile bütünlüğünü koruyarak kadrolu yapılmalıdır. Sözleşmeli atamalar, çalışma huzurunu tehdit etmektedir.

Son olarak, Hürriyet Sağlık-Sen olarak tüm sağlık çalışanlarımızın yanındayız. Beyaz kod davalarına doğrudan müdahil olacağımızı ve her türlü mobbing ve baskıya karşı hukuki süreçleri başlatacağımızı kamuoyuna duyurmak isteriz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER