“Kızıl Saçlı Köstebek” Algısı Çöktü: Savcı İddiaları Tek Tek Reddetti

İktidar medyasının servis ettiği “kızıl saçlı köstebek savcı” iddiası, ortaya çıkan ifade tutanaklarıyla ciddi biçimde sorgulanıyor. Yargıya ve soruşturmalara yönelik algı operasyonlarını hatırlatan süreçte, kamuoyuna “sızıntı yapan savcı” olarak lanse edilen kadının anlatımları, iddiaların dayanağını büyük ölçüde zayıflatıyor.

“Kızıl Saçlı Köstebek” Algısı Çöktü: Savcı İddiaları Tek Tek Reddetti

Algı mı gerçek mi?
Sabah gazetesinin “operasyon öncesi İBB’ye bilgi sızdırdı” diyerek hedef gösterdiği, ardından gözaltına alınıp açığa alınan ve Şanlıurfa’ya görevlendirildiği belirtilen kadın savcı, ifadesinde suçlamaları tek tek reddetti.
İddianamede geçen “Raffles Otel’de 2604 numaralı odada İmamoğlu’nun avukatı ile 4 saatlik gizli görüşme” iddiasını açık dille yalanladı. Savcı, ne otelde bulunduğunu ne de Mehmet Pehlivan’la herhangi bir iletişim kurduğunu söyledi:

“Kendisini sadece medyadan tanırım, görüşmem ya da buluşmam olmamıştır.”


“Kızıl saçlı değilim, ‘bayan’ kelimesine takılmadım”
İddianamede “kızıl saçlı savcı” şeklinde yer alan ifadenin de gerçekle bağdaşmadığını savunan kadın savcı:

“Hayatımda kızıl saçlı olmadım. Fotoğraftaki saç rengim kızıl değil, sarıdır. ‘Bayan’ kelimesine alınganlık gösterdiğim iddiası da doğru değildir.”
diyerek bu bölümün de kurgusal niteliğine işaret etti.


“Operasyondan haberim yoktu, sadece nezaket ziyaretinde bulundum”
Savcı, Çağlayan’daki görevine 8 yıldır devam ettiğini, 19 Mart operasyonlarından haberdar olmadığını, yalnızca dönem arkadaşı olan savcıyı birkaç kez “nezaket ziyareti amacıyla” ziyaret ettiğini belirterek şu ifadeyi kullandı:

“Dosya sıkıntılı, dikkat et” demedim. Aksine, bitirdiğinde gurur duyacağımı söyledim.”


Baz kayıtları için ‘tesadüf’ savunması
Aynı otelde aynı saatlerde bulunmalarının da teknik olarak çürütülemediğini, yalnızca “tesadüf” olduğunu ifade etti:

“Uzun yıllardır Nişantaşı’na gitmedim. Aynı yerde baz vermemiz yalnızca rastlantıdır.”


Asıl mesele: Hukuk mu, hedef mi?
Ortaya çıkan ifadeler, tartışmanın yalnızca bir soruşturma ekseninde değil, siyasal zeminde ilerlediğini düşündürüyor. İBB’ye yönelik operasyonların kritik bir aşamasında “kızıl saçlı savcı” benzeri kavramlarla kamuoyu algısının yönlendirilmeye çalışıldığı yorumları güçleniyor.
Savcı hakkındaki iddiaların;


Saç rengi,


Kelime hassasiyeti,


Otel görüşmesi,


Avukatla temas,


Bilgi sızdırma
başlıklarının tümünde temelden reddedildiği görülüyor.

Sonuç: Şüpheden sanık yararlanır mı, yoksa algıdan mı hüküm çıkarılır?
İfadeler, hukuk normlarına göre iddiaların büyük ölçüde dayanaksız olduğunu ortaya koysa da, kamuoyu önünde oluşturulan “köstebek savcı” algısının nasıl temizleneceği belirsiz.
Bir savcının hamile olduğu dahi haber diline malzeme yapılırken, asıl sorulması gereken soru şu:

Soruşturmanın kendisi mi manipülasyona uğruyor, yoksa soruşturma üzerinden kamuoyu mu?

Bu dosya artık sadece adli değil; basın etiği, yargı bağımsızlığı ve siyasi operasyon tartışmasının da merkezinde.

 Yargı süreci devam ediyor.
Gerçeklerle algı arasındaki farkın en net ortaya çıkacağı yer ise mahkeme salonu olacak.

KAYNAK: HALK TV

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER