CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i açık açık tehdit eden Mehmetalioğlu, Diyanet yetkililerine de “zehir zıkkım olsun” diyecek kadar ağır ifadelerle yüklendi.
"SANA TOKADI BEN ATACAĞIM"
Sürgünle cezalandırılmış ama akıllanmamış olan Mehmetalioğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Özgür Özel’e yönelik tehdit içeren şu sözleri sarf etti:
“Ey Özgür Özel... Koruma ordunu yanına almadan gel. Buyur Fatih’teyim. Sen daha tokat yemedin. Sana asıl tokadı ben atacağım, bekle.”
Bu satırlarla açık şekilde fiili saldırı tehdidinde bulunan kamu görevlisi, devletin memur etiğini ve kamu vicdanını hiçe sayarak kin ve nefret dilini pervasızca sürdürdü.
DİYANET’E: “HAKKIM HARAM, ZEHİR, ZIKKIM OLSUN”
Mehmetalioğlu, aynı paylaşımda Diyanet İşleri Başkanlığı’na da veryansın etti. “Geçmiş olsun” bile denmediğini öne süren vaiz, yöneticilere öfkesini şu sözlerle dile getirdi:
“Hepsi toptan hacca gitmiş. Affedilmeyen tek günahın kul hakkı olduğunu bile bile kameralar karşısında af isteyecekler. Özgür Özel ve tüm dinsizlere bu mutluluğu yaşatıp ümmetin boynunu büken tüm yetkililere hakkım haram, zehir, zıkkım olsun.”
Bu ifadelerle hem kurumuna hem de muhalefete savaş açan Mehmetalioğlu, kamu göreviyle bağdaşması mümkün olmayan bir tavır sergiledi.
CHP: NEFRET SUÇUDUR, DERHAL SORUŞTURMA AÇILMALI
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Mehmetalioğlu’nun açıklamalarına sert tepki göstererek derhal soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Bulut:
“Bu cüreti nereden bulduğunu biliyoruz. Bu nefret dili, kamu görevlilerini iktidarın trolüne dönüştüren anlayışın sonucudur. Hukuk devleti gereğini yapmalı,” dedi.
SİYASAL TROLLÜĞÜN YENİ ADRESİ Mİ?
Devlet memuru sıfatıyla siyasetçilere küfür ve tehditler savurmak, Diyanet gibi hassas bir kurumun içindeki çürümenin göstergesi haline mi geldi? Sürgünle susturulması gereken bir kamu görevlisinin daha radikalleşerek geri dönmesi, kurumun kendi içindeki denetim mekanizmalarının iflasını mı işaret ediyor?
Mehmetalioğlu hakkında adli ve idari süreç işletilmezse, bu dilin cesaretlendirilmesi yalnızca Diyanet’i değil, tüm kamu düzenini tehdit eder hale gelecektir.