Yolsuzluk Hukuk ve Medya / Ahmet Orhan Yazdı...

Bir binanın kaç katlı olacağı, temelinin sağlamlığı ile doğru orantılıdır. Yüksek ve her türden doğal olaya dayanıklı bir bina yapmak için sağlam bir temel şarttır.

Yolsuzluk Hukuk ve Medya / Ahmet Orhan Yazdı...

Bir binanın kaç katlı olacağı, temelinin sağlamlığı ile doğru orantılıdır. Yüksek ve her türden doğal olaya dayanıklı bir bina yapmak için sağlam bir temel şarttır.

Başka bir ifadeyle sağlam temel vaz geçilmezdir.

Güçlü ve tam bağımsız bir hukuk sistemi de çağdaş devletlerin temelidir.

Hukuk olmazsa yolsuzluklar artar, mafya gibi gayrı meşru yapılar büyür ve hukukun bıraktığı boşluğu doldurmaya başlar. 

Zaman geçtikçe hasar daha büyür, demokrasi zedelenir, milli irade darbe alır.

Vatandaşın aydınlık bir geleceğe olan inancı zayıflar ve devlete olan güveni kaybolur.

Konuyu irdelemeyi yaşanmış örnekler üzerinden devam edelim..  

Hafızalarınızı biraz zorlayın; yerel yönetimlerde büyük yolsuzluklar ile 90‘lı yılların başında İSKİ ile tanıştık.

CİVANGATE skandalı ile yolsuzluk, yanına mafyayı da alarak gündemde yerini aldı. 

Zaman oldu ”verdimse ben verdim” diyen başbakanlar gördük( İlksan yolsuzluğu). 

O yılların en çarpıcı olayı, içi boşaltılan bankaların borçlarının hazineye ödetilmesi oldu.

Tam 70 milyar dolar milletin cebinden uçtu gitti. 

Tüm bu türden olayların yaşandığı süreç milletin siyaset kurumuna güvenini oldukça azalttı.

Halkımızın gözünde siyaset, yalan ve yolsuzluktan ibarettir kanaati her olayla birlikte daha da kökleşti.

Güçlü ve tam bağımsız bir hukuk sisteminin olduğu hiçbir ülkede yukarıda sıraladığımız türden olaylar yaşanmaz. Çünkü hukuk, yanında bağımsız ve tarafsız medyayı da büyütür. Böylece doğal ve şeffaf bir denetleme mekanizması kendiliğinden kurulmuş olur. 

Her şey halkın gözünün önünde cereyan edeceği için sandık korkusu siyasetçileri, ceza korkusu bürokrasiyi etkiler, hizaya sokar. 

Burada mevcudiyeti demokrasi açısından hayati öneme sahip olan kurum, tarafsız gibi görünen özellikle de iktidar borazanı medya değil, gerçekten tarafsız medya olacaktır.

Tarafsız derken yanlış anlaşılmasın, kast ettiğim; doğrunun, haklının ve halkın yanında olan basındır.

Aradığımız; canlı yayında bir Başbakan’a “ görürsün gününü “ diyen patronu olan medya değildir.

Başbakan’ı evinde pijama ile karşılayan medya patronu hiç değildir.

Tüm bu mekanizmaların sağlıklı işleyebilmesi için güçlü ve bağımsız bir hukuk sistemi şarttır. 

“Bilgelik basitlikte gizlidir“ bugün aramamız gereken basitçe bu olmalıdır, değil mi?:

İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığını seçimini muhalefet kazanıyor..

İktidar olmadı, saymayız diyor..

Gerekçe yaratılıyor, nihayetinde tekrar seçim yapılıyor yine aynı aday kazanıyor.

2019 Seçiminin üzerinden 3,5 yıldan fazla süre geçmiş, yeni seçime anayasa gereği 2 yıldan az zaman kalmış şimdi de sandıkta başarılamayan mahkeme salonlarında yapılmaya çalışılıyor.

Halkın bir başkasına verdiğini almak için ne büyük bir tutku söz konusu ki karşılığında tabiri caizse tüm Türkiye’ye sahip olmak bile yetersiz kalmakta!

Biz yine esas konumuza dönecek olursak, dün sana lazım olan hukuk bugün bana lazım oluyor.

Oysaki hukuk her zaman herkese lazım..!

Bu bilinçte olmazsak hiç şüpheniz olmasın ki hukuksuzluğunuzla zulmettikleriniz, günü geldiğinde size zulüm edeceklerdir.

“Zulümle abat olanın ahiri berbat olur” değil mi?

Burada yeri gelmişken benzerleri peygamberimize de atfedilen bir söz ile yazımızı sonlandıralım.

Hiç kimse yaşattıklarını yaşamadan ölmezmiş.

Ben söylemiş olayım;

Yaptıklarınızı bir daha yapmadan iyice düşünün isterseniz.

20 Aralık 2022

Ahmet Orhan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER