Kırılma Noktası

 Arkamdan bağırdı “hayır vereceğim kardeşim” . Döndüm baktım yılların esnafı bir büyüğüm. Onu ilçe siyasetinde çok önlerde görmesem de, hep merkez sağ partileri desteklediğinden bilirim. Bana yetişmesi için bekledim. Birlikte Cumhuriyet Meydanından İzmir Caddesine doğru ilerlemeye başladık.

O konuşmaya devam ediyordu.



“ Ben Demirel’i ni, Özal’ı nı, Çiller’ini gördüm. Bu kadar adamın yapamadığını bu adam yaptı kardeşim. Vatandaş olarak önümüze gelen sandıkta cezalandırdık oy vermedik gittiler. Vatandaşın ne yaptığına da akıl ermiyor. Kendisi memleketin düzenini bozdu, döktü. Şimdi şikâyet ediyor. Üstelik bozduğu ayarı düzeltmek için hiç kimseye verilmeyecek salahiyeti istiyor. Bence her şeyin farkında, kendini korumaya alacak. Dağıtılan bütün kâğıtları cebime koyup eve götürüyorum, toruna okutuyorum. Bu anayasaya çocuk bile evet demez yahu “



Referandum için 10 küsur gün kaldı vatandaş artık vereceği oyu netleştirmiş gözüküyor. Anketçiler kararsızların sayısı mayısı diye ifadeler etse de, hem evet, hem de hayır için saflar tutulmuş, herkes günün gelmesini bekliyor.
TKM ‘de geçtiğimiz Cuma günü Referandum söyleşisi için yapılan organizasyona gelenleri özellikle gözlemledim. Bu defa farklı insanlar, kendini ortaya koymaktan çekinmez olmuşlar. Dikkatimi çeken başka bir durum daha vardı. Fetö operasyonları kapsamında yakınları ve çocukları tutuklanmış veya ihraç edilmiş kimseleri de gördüm. Israrla hayır için kendilerini ortaya koyuyorlar. Oysa aynı kişileri 2010 yılında siyaset yaptığım sürede resmi olarak propaganda yaptığım zamanlarda da o referandumda evet için çırpınırken ve hatta beni eleştirdiklerini de hatırladım. Ülkedeki gelişmelere göre seçmen bazında da çok kaygan zeminler oluştu bu halk oylamasında. Kimsenin ummadığı sonuçlar çıkabilir.
İktidar partisinin peşinde dolananların düzenimiz bozulmasın, bu işler böyle devam etsin dışında bir düşüncesi yok. Hatta 18 maddeyi oturup okuyup hür iradesiyle değerlendirip oyunun rengini belirleyen bile yok.



Otobüs durağında kendi aralarında konuşuyor vatandaş otobüse binince kartını gösterdiğinde kart okuyucudan “ücretsiz” diye anons duyulan iki yaşlı insan bunlar.
“Ben bu defa hayır vecen sadeç” diyor öbürüne, o da "obu neden len bu Tayyip iyi ye” diyor Demirci şivesiyle.

“Geliş gidiş İnönü gibi olcek gitcek bu göcen bak “ diyor. Öteki “a-aah bu öyle şey yapmaz, namazlı abdesli adam bu ya “ 
Bu diyaloglarda ülke seçmeninin gerçeği.



Tarafların işi de zor. Ortada öylesine değişik seçmen profilleri var ki.
Kim neye göre, kime göre strateji geliştirecek, hangi seçmen kesimine nasıl hitap edecek belirlemekte uygulamakta zor vesselam.



Din iman üfürüp siyaset yapanların işi bu defa da çok kolay.
Ancak bir düşüncem var.
Bundan 3-5 yıl sonra yapılacak seçimlerde bu tema da işe yaramayacak, çünkü tek tip vatandaş olunacak veya sistem korunup bir daha önüne bu din iman işiyle gelen siyasetçiye itibar olmayacak.
Bu referandum bence seçmen bazında oy verirken değerlendirdiği durumlar bakımdan bir kırılma noktası olacak.
Mustafa Temiz

-

YORUM EKLE