
Manisa’nın üzerinde bir süredir kara bulutlar dolaşıyor. Ne yazık ki bu bulutlar bir türlü dağılmak bilmiyor. Acılar, kaygılar ve belirsizlikler peş peşe geliyor; şehir adeta ağır bir imtihandan geçiyor.
Henüz çok kısa bir süre önce Manisa’nın büyük umutlarla bağrına bastığı Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, bir bayram günü yaşanan talihsiz bir kazayla aramızdan ayrıldı. Genç yaşta, zincirleme dikkatsizliğin bedelini hayatıyla ödeyen Zeyrek’in vefatı, Manisa’da yalnızca bir yönetici kaybı değil; ortak bir hüznün ve yarım kalan umutların adı oldu. Bayram sevincinin matemle yer değiştirdiği o gün, Manisa’nın kalbine ağır bir sızı düştü.
Bu acının yarası henüz tazeyken, bu kez Manisa’nın Şehzadeler ilçesinden gelen haberler yürekleri burktu. Genç belediye başkanı Gülşah Durbay Hanımefendi’nin ağır bir hastalıkla mücadele ettiği, hayata tutunmak için şifa aradığı öğrenildi. Gelen haberler maalesef iç açıcı değil. CHP Genel Başkanı dâhil olmak üzere herkes onun için dua istiyor. Manisalılar da gönülden dua ediyor. Çünkü biz biliriz ki şifa da sabır da Allah’tandır. Böyle zamanlarda siyasi kimlikler değil, insanlık ve merhamet konuşur.
Ancak Manisa’nın imtihanı yalnızca acılarla sınırlı değil.
Türkiye’nin içinde bulunduğu derin ekonomik kriz, Manisa’yı hem tarımda hem sanayide ciddi biçimde sarsmış durumda. Resmî veriler, Türk tarımının bu yıl yaklaşık yüzde 13 oranında küçüldüğünü gösteriyor. Bu rakam, kâğıt üzerindeki bir istatistikten ibaret değil; tarlasında emeği olan çiftçinin sofrasındaki ekmeğin küçülmesi demektir.
Manisa’nın dünyaca meşhur çekirdeksiz kuru üzümünde ciddi bir rekolte kaybı yaşandı. Üretici, artan maliyetler ve düşen gelirler arasında sıkışıp kaldı. Hayvancılıkla uğraşanlar ise yem fiyatları, bakım giderleri ve düşük kazanç nedeniyle üretimden çekilmek zorunda kaldı. Toprak küskün, üretici yorgun, gelecek belirsiz.
Sanayide yaşanan daralma, işsizliği daha da görünür hâle getirdi. Binlerce insanın işini kaybettiği bir ortamda, Manisa’da kaygı artık bireysel değil; toplumsal bir ruh hâline dönüşmüş durumda.
Manisa, siyasi olarak iktidar blokunun güçlü olduğu illerden biri. AK Parti ve MHP milletvekilleri Meclis’te Manisa’yı temsil ediyor. Ancak bugün gelinen noktada, şehrin yaşadığı bu çok katmanlı sorunlara karşı yeterli bir duyarlılık ve güçlü bir ses duyulmadığı görülüyor.
Oysa temsil, yalnızca seçim zamanlarında hatırlanacak bir görev değildir. İnsanlar işsiz kalırken, çiftçi üretimden çekilirken, şehir ekonomik ve moral olarak daralırken sergilenen sessizlik de bir tercihtir. Ve Manisalılar bunu not eder.
Sandık günü geldiğinde yalnızca yapılanlar değil, yapılmayanlar da hatırlanır. Yalnızca konuşanlar değil, susanlar da değerlendirilir.
Manisa bugün hem acıyla hem yoksullukla sınanıyor. Bu şehir dua ediyor, sabrediyor ama aynı zamanda sorumluluk bekliyor. Çünkü Müslüman bir toplumda emanet bilinci esastır. Yetki bir emanettir; emanetin gereği de zamanında ve hakkıyla yerine getirilmelidir.
Temennimiz odur ki hastalar şifa bulsun, kayıplarımız rahmetle anılsın ve Manisa sahipsiz olmadığını hissetsin. Aksi hâlde bu kara bulutlar yalnızca gökyüzünde değil, hafızalarda da uzun süre kalacaktır.
14 Aralık 2025
Ahmet Orhan