
Yaz işleri bitip harmanı da kaldırdıkları gün, karı koca gölgeye çekilmiş sohbet ediyorlar:
Bitirdik şükür demiş kadın. Ne günler gördük geçirdik, bugünlere geldik. Düğünümüz bile dün gibi aklımda. Eskiler senin de hatırında mı herif.?
-Olmaz mı demiş adam, hatta bana geldiğinde gız çıkmadıydın biliyon mu.!
Gadın bozulmuş;
Eski dediysek ta eskiyi garışdır demedik..!
*
Karşılıklı laf yarıştırırken, münâkaşa ederken, siyâset konuşurken; şimdiki günden verdigimiz örnekler yetmezse hemen geçmişe gider, bol bol malzeme taşırız. Gelecegi yaşamadığımız için, oradan malzeme çıkmaz.
Senin partinin adamı şunu demedi mi?, o ona bunu demedi mi?.
Biz sizin cemaziyelevvelinizi biliriz falan.
Cemaziyelevvel deyince;
Osmalı'da dosyalama düzeninin olmadığı devirde, her aya ait belgeler bir torbaya konur, üzerine iri yazı ile ait olduğu ayın adı yazılır, torbalar mahzene indirilip bir sandığa konurmuş.
Arşivde görevli dar gelirli memurun biri bir gün
Cemâziyelevvel ayına ait boş bir torbayı alıp kendine bir iç don diktirmiş.
Günün birinde arkadaşları, şalvarın tam kıçının ayrımına denk gelen sökülmüş yerinden, iç dondaki cemâziyelevvel yazısını görünce başlamışlar gülüşmeye.
Bizim dar gelirli memur, ileriki yıllarda yüksek makamlara gelmiş. Kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş.
Geçmişi ve geldiği yeri unutan, eski dostlarını, arkadaşlarını tanımazlıktan gelen bu noldum delisine kızan eski arkadaşları:
-Biz senin cemâziyelevvelini de biliriz diyorlarmış.
*
Eskinin yüreğe oturmuş, akıldan hiç çıkmamış, hele bakalım deyip günü gelince görülecek hesapları da vardır.
Arnavut köy meydanında adamı vurmuş, üstüne de kapanmış ağlıyor.
Köyün yaşlısı sormuş:
-Be moore niçın vurdun adami?
-Söğmüş idi 40 yıl evvel anama, vurdum oni.
Madem vurdun niçın ağlarsın bre?
-Yaşadım kırk yıl te bu intikam içın, te şindi nasıl yaşarım ben ba..!
*
İleri zıplamak için geri geri git demişler.
Tamam da, bizim eski defterler karıştırıldıkça işe yarar bir şey çıkmıyor.
İşsiz bezirgân gibi alacak kalmış mı diye çevirip çevirip yeniden ilk sayfadan bi daha başlıyoruz.
Ve bir gün hiç açılmamak üzere defterimiz dürülüyor.
Bu defa; öte tarafta kara kaplı kitap açılacak diyorlar.
Gördünüz ya, insanın hesabı hep geçmişten soruluyor.
Geldik gidiyoruz.
Gelip kalan yok.
Toprağa düşünce dalıp çıkan yok.
Kendini o kadar da çok önemli sanma,
Niceleri var ki, bugün hatırlayan yok demişler vesselam.
05.08.2021
İhsan Temel

Mükemmel bir nasihat Nereden geldiğini hiç bir zaman unutmacaksın mecliste nasıl konuşulacağını iyi bileceksin