Memleket Hikâyeleri - Seçimden Geçinmek

Yıl 2009. MHP adayıyım ve belediye başkanlığı seçimini kazanmışız. Sanırsın Demirci'de bir mücize gerçekleşmiş. Öyle de sayılabilir. 1878 den bu yana ilk defa, kentsoylu dışında bir köy çocuğu Demirci'ye belediye başkanı olmuş... Hele de çoğunluk neredeyse o partiye yüklenilen bu şehirde, baldırı çıplakların seçim kazanması mûcizeydi.


*****


Seçim kazanılınca partideki arkadaşlarla kucaklaşıp ağlaşmalar, sevinç ve arkada kalan yılların ve aramızdan ayrılanların hüznü bir arada..! Bu bir şımarıklık değil, bir çileli dâvânın hakedilmiş zaferiydi..!
Sonuçlar belli olmaya başlayınca partinin önü kadın-erkek, genç-ihtiyar kızılca kıyamet bir kalabalık.
Kimileri için yıllarca zorlukar ve aç karnına verilen çabaların sonunda, iktidar partisinden alınmış bir seçim zaferi...Kimileri için de kaybetmelerine rağmen kazananın yanında görünmek, çorbada tuzu varmış görüntüsü vermek,
işi düştüğünde; oy verdik, boy verdik, ardına geçtik, önüne düştük diyebilmek için göz önünde bulunmak çabası...
Sloganlar, bağırışlar bir dalga halinde. Biz de partiden iniyoruz, bir anda omuzlardayız. Alışmamışız böyle şeylere, kendimi zor attım yere.

*****


Gövde gösterisi için müthiş bir kalabalık. Taşkınlıklar baş göstercek gibi görünüyor. Hiç unutmuyorum, o güne kadar hiç yüzünü bile görmediğim biri o gürültü ve kalabalıkta çeneme sokulmuş: "Başkanım gidelim şu ak partiyi yakalım" diyor. Ağzındaki sarımsak kokusundan bayılacağım. Bir başkası, daha da çılgın şeyler söylüyor. Baktım ki kitleyi kontrol edemez isek, polis bile olayları önleyemez..
Yürüyerek Atatürk Parkında toplandık. Ateşli bir konuşma yaptım. Sonunda dedim ki: Beni seçtiğinize göre beni seviyorsunuz.? Eveeeeet. Hep beraber miyiz? Eveeeet. Ben nereye hepimiz oraya mı.? Eveeeet.
Öyleyse gidiyoruz, düşün benimle yola dedim ve geçtim önlerine. 
Amacım; kitlenin kontrolünü sağlamak ve binlerce kişi arasından çıkabilecek bir çılgınlığa, taşkınlığa meydan vermemek.
Düştük yola, ayaklar şisinceye ve geç vakte kadar kilometrelerce yürüdük. Kimsede hal kalmadı ve finâl konuşmasıyla dağıldık. Emniyet bu ustaca taktiğimi taktir ederek teşekkür etti.
Allah'tan CHP'yi de yakalım diyen olmadı. Zirâ CHP'li hemşehrilerim bizi yüksek oranda desteklemişlerdi. Ve bu nankörlük olurdu.


*****


Velhasıl kimsenin; haramla hırsızlıkla, yedi-yedirdi, yattı-çalışmadı diye suçlayamadığı beş yılın sonunda emânet bizden alınıp, alındığı yere verildi.
Biz bu görevi ibâdet olarak yaptık ve başardık. Bugün eserlerimiz hâla ayakta ve anılmaktadır. Helali hoş olsun.
Ama gördüm ki: toplumdan ziyâde, fert fert insanların işine yaradığın kadar iyisindir. Ve başarılı olmakla seçim kazanılsaydı, biz kazanırdık. Seçim; geçim kapısı oldukça, siyasetin dini imanı yoktur. Gırtlağımızdan zerre haram geçtiyse, Allah bize sorsun. Biz dinci siyaseti değil, müslümanca, hakça, emeğin hakkın ve halkın siyâsetini yaptık. Biz dini gerçek yaşadık, ama dinsiz siyâsete yenildik. Elbet bu devran hep böyle gitmeyecektir. Elbet Halkın hakkı yerde kalmayacaktır. Biz memleket davâsından vaz geçemeyiz. Hesabını sormak üzere, elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak.
Dünya malı sizin olsun
Biz hep yoksul öleceğiz
Yuttuğunuzu almak için 
Bir gün geri döneceğiz.
20 Eylül 2022
İhsan Temel

YORUM EKLE