Mezuniyet gününü zehir ettiniz Demirci 'ye

 Demirci Eğitim Fakültesini Demirci ‘ye kazandıranlardan bahsederken kesinlikle “Allah onlardan razı olsun “ demek geliyor içimden…
Fakülte ilçemiz için ne kadar önemli. Esnaflarımızın ticari gelirleri yanında ilçemizin sosyalleşmesi ve gelişen dünyadan, bilimden, sanattan uzaklaşmaması ve iç içe olması fakülte sayesinde gerçekleşiyor.

Özellikle bu yıl eğitim dönemi içinde onlarca konferans ve sosyal faaliyetler oldu. Fakülte dekanı Sayın Ataç geldiği günden beri kendine has bir yöneticilik tavrı içinde mutlu ve gülümseyen insanların görev yaptığı resmi bir kurumda, öğrencilerinde üniversite yaşantısını sonuna kadar üst düzey yaşadığı bir eğitim kurumunun başında liderlik yapıyor.

MEZUNİYET ŞENLİKLERİ DEMİRCİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Mezuniyet şenlikleri ise emsalsiz ve alternatifi olmayan, diğer fakülte ve meslek yüksekokulu olan yerlerde asla bir benzeri yapılamayan nadir bir sevinç ve gurur dönemi biz Demircililer için.

Bugüne kadar Mezuniyet Şenlikleri kapsamında ilçe belediyesinin maddi desteği ve fakülte koruma derneğinin katkılarıyla hem mezun olan öğrencilere, hem ailelerine, hem de sırf bu şenlikler için ilçeye meraktan gelenlere deyim yerinde ise tam bir şov dönemi o geçen yaklaşık bir haftalık süre.
 
Bu şenlikleri bir hafta boyunca basına taşıyan biz yerel gazeteciler içinde yorucu ama sonunda keyif aldığımız, üstüne Demirci sevdamızı da katınca tadından yenmeyecek kadar güzel ve çok özel bir dönem mezuniyet şenlikleri.

Basına yansıyan Demirci Eğitim Fakültesi Mezuniyet Şenlikleri haberlerinin tüm ulusal medyada ve televizyonlarda yayınlanmasının ardından gelen olumlu dönüşler ve tepkiler ise, bu işin bir başka biz gazetecilere özel yanı elbette.


Kış boyunca evlere tıkılmış kalmış, bunalmış ve yazın ilk günlerinde sokağa çıkmak için büyük bir sebep haline gelen Mezuniyetteki konserler, şenlikler, gelmek için sebebi olmayanların pek uğramadığı Demirci’deki halk içinde kesinlikle bir farklılık arz ediyor.

FAKÜLTE DEMİRCİ ‘DEN GİDECEKMİŞ DİYORLAR

Her öğretim yılının belli dönemlerinde bu şehir efsanesi haline gelen Fakülte Demirci ‘den kaldırılacakmış söylentileri bu yıl da yine mevsiminde ortaya atıldı. Esnaf ve öğrenciler arasında yaygınlaşan bu dedikoduya döneminde Fakülte Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ataç ‘tan net ve keskin bir açıklama geldi. Dekan beyden bu açıklamayı alan ilçedeki tek gazeteci olarak bunu habere yansıttık ve kamuoyunu bu konuda aydınlattık ki, yine suni rahatlamaya sebep olduk. Çünkü böyle bir durum asla gündeme gelmemiş, konuşulmamıştı.

MEZUNİYET YÜRÜYÜŞÜNDE NELER OLDU?

Mezuniyet şenlikleri ile ilgili iki ayrı program ilçede dağıtıldı. Bir tanesi Üniversite Caddesi üzerinde kurulan stantların açılışı ile ilgiliydi. Bir diğer davetiye ise Mezuniyet yürüyüşü ve törenleri içindi.

Stantların açılışının yapıldığı gün Dekan Ataç davetiyede ismi olmasına rağmen yoktu. İlçe Kaymakamı Atila Kantay ve diğer protokol bu açılışı gerçekleştirdiler.

Mezuniyet yürüyüşünün yapılacağı gün Demirci ‘de aileleri ağırladık. Evladının mezun olduğunu görmek isteyen binlerce insan Demirci ‘ye akın etti. Cüppe ve kepli mezunlar lacivert-beyaz renk ağırlıklı kıyafetleriyle daha bir havalı ve hatta endamlı ve elbette gururlu bir vaziyette ilçe caddelerinde gezindiler. Bu görüntüler ilçe halkı olarak bizleri de her zaman gururlandırmış ve onurlandırmıştır.

Yürüyüş başlamadan ağır misafirlerimizde Demirci’ye geldiler. Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, CHP Milletvekilleri Özgür Özel, Tur Yıldız Biçer ve milletvekili adayı Abdullah Saka, Demirci Belediye Başkanı, Demirci Büyükşehir Koordinatörü, gözümüze takılan Demirci ‘nin doktoru olarak büyük küçük herkesin gönlüne girmiş, bir dönem Manisa İl Sağlık Müdürlüğü de yapmış Dr. İsmet Nardal ve adını yazamadığımız ve belki de gözümüzden kaçan Demirci ‘de iz bırakmış sevilmiş hatırı geçen insanlar Demirci için en önemli günlerden olan bu günde mutluluğu, gururu ve onurumuzu paylaşmak için yerlerini aldılar. Aileler, öğrenciler Fakülte girişinde dizilip yürüyüşü başlattılar. Önde göremediğimiz tek kişi Demirci Kaymakamı Atila Kantay ‘dı. Kendisinin izinli olmadığı ve görevinin başında olduğu öğrenebildiğimiz tek bilgi an itibariyle.

Önde her yürüyüşte olduğu gibi belediye tarafından tahsis edilmiş ve müzik yayını yapan araç vardı. Celal Bayar Üniversitesi marşı çalarak start verildi. Kafilenin en başında yer alanlar ellerinde çiçeklerle yürüyüşe başladılar. Halk yine balkonlarda esnaflar gene ellerinde çiçeklerle gelen korteji karşılayıp alkışladılar. Önlerinden geçen korteji çiçek yağmuruna tuttular.  Mezuniyet yürüyüşüne ilk kez katılanların yıllardır alışa geldiğimiz ilgiden ve sevgiden şaşkınlıklarını ve yüzlerindeki o ifadeyi biz her yıl olduğu gibi bu defada yüzlerce yüzde görebildik.

DOMBRA ŞARKISI AHENGİ BOZDU

Kortej neşe içinde yürürken önde giden araçtan çalınan müzik bir anda ortalığı gerdi.
AKP’nin seçim müziği olarak 3 yıl önce kampanyasında kullandığı Dombra şarkısı sözsüz olarak çalınmaya başlayınca, bu şarkının zihinlerde bir siyasi melodi olarak kalması önde yürüyen belli bir kesimi ve özellikle arka sıralarda yürüyen öğrenci ailelerini rahatsız etti. Bir anda “Ne Mutlu Türküm diyene “ ve “Şehitler ölmez vatan bölünmez “ sloganı binlerce öğrenci ve aile tarafından atılmaya başlandı. Aslında böyle bir organizasyonda bir siyasi algı olarak kulaklarda kalan böyle bir şarkının çalınması büyük bir hataydı. Bu güne kadar böyle bir yanlış yapılmamış, şarkılar özenle seçilmiş ve herkesi ortak noktada buluşturan ezgiler, marşlar özen ve itina ile seçilerek yürüyüş sırasında yine belediye aracından çalınmıştı.

Kortej yürüyüşünü sürdürdü Belediye hizmet binası önüne yaklaşıldıkça bugün için günlerdir kulislerde ve eğitim camiası içinde konuşulan başka bir konu merakla zihinlerimizde dönmeye devam etti.

Bugünün davetiye programına yazılmayan Atatürk Anıtına çelenk bırakma ve Saygı Duruşu İstiklal Marşı okunması yapılacak mıydı?
 
Bu konuyla ilgili Üniversite yönetimine davetiye dağıtıldıktan sonra uyarılar gitmişti. İsimleri bende saklı ilçenin önemli isimleri Demirci’nin bu hassas olgularını hatırlatmış, programda olmayan çelenk bırakma, saygı duruşu yapılması ve İstiklal Marşının okunmasının Atatürk anıtı önüne gelindiğinde mutlaka yapılmasını telkin etmişlerdi.

Yürüyüş öncesinde Keşkek ikramı yapılırken Kampus içinde bahçede gözlem ve çekim yaptığımız sırada her zaman insani ilişkileri sıcak olan bir idari kadro çalışanıyla sohbet ederken, günlerdir bu hassas konuyu insanların konuştuğunu, bir kriz çıkmaması, günün berbat olmaması için bende bu durumu kendisiyle paylaştım. Hemen bu durumu Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç Dr. İsmail Taşlı ile görüşeceğim diyen bu dostum dekanlık binasına girdi. Daha sonra ben çekim yapmak için etrafı gezerken, geçen 20 dakika ardından bu dostum geri gelerek “İsmail Hocama durumu ilettim seninle görüşecekti” dedi. Bir nebze rahatlamıştım, Demirci’nin böyle bir kriz daha yaşamaya lüksü yoktu, fakültemizin ilçeye kazanımlarını göz ardı etmemeliydik, bu ahengi bu coşkuyu bozmamak için herkesin dikkatli olması gerekiyordu.

Kortej Büyükşehir Belediyesi Hizmet binasını geçtiğinde ben daha iyi görüntü alabilmek amacıyla Atatürk Anıtına doğru hızla devam ettim. Anıtın önüne geldiğimde az önce ilçe başkanları toplantısı öncesi CHP’nin anıta bırakılmış çelengini ve anıta bırakılmak üzere kenara hazır edilmiş Fakülte ile Meslek Yüksek Okulu çelenklerinin orada olduğunu görünce deyim yerinde ise yüreğime su serpildi. Demek ki uyarılar gerekli yerlere ulaşmış ve böyle bir günde olması gereken yapılacaktı.

DEKAN BAKAÇ DÖNEMİNDE KAYMAKAM ATATÜRK ANITINA TEK BAŞINA ÇİÇEK BIRAKMIŞTI

Fakültede bir dönem görev yapan dekan Mustafa Bakaç’ın son katıldığı mezuniyet yürüyüşünde Atatürk Anıtının önünden direk geçilerek törenin yapılacağı stada gidilmiş, çelenk bırakılmamış, saygı duruşu yapılmamış, İstiklal Marşı okunmamıştı. Kortejin önünde bulunan yine o dönemin ilçe Kaymakamı Yalçın Sezgin kortej yürümeye devam ederken, korteji terk etmiş ve elindeki iki tek karanfili anıta bırakmış ve bu görüntüyü de yine o gün yakalayan tek gazeteci ben olmuştum. Bu duruma fakültenin öğretim görevlileri başta olmak üzere halk ve mezun olan öğrencilerin aileleri tepki göstermiş, bu durum basına yansımış, fakülte yönetimi ise bu tepki ve haberlere rağmen suskunluğunu bozmamış, günlerce bu mevzuu ilçede gündemde kalmıştı.

MANİSA BÜYÜKŞEHİR GENEL SEKRETERİ HALİL MEMİŞ 'TE YÜRÜYÜŞ SIRASINDA ÇALINAN DOMBRA ŞARKISINA TEPKİ GÖSTERDİ

Mezuniyet yürüyüşü için saatler öncesinde Demirci ilçesine gelen Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş 'te yürüyüş sırasında ilçe belediyesine ait araçtan çalınan dombra şarkısına tepki gösterdi. Yürüyüşten sonra bu durumu protesto etmek için ilçeden hemen ayrılan Memiş Sosyal Medya hesabından da açıklama yaptı. Memiş tepkisini yazdığı sayfasında "
Demirci Eğitim Fakültesi ve Demirci Meslek Yüksekokulu'nun Mezuniyet Töreni ne katıldık. Öğrencilerimizin heyecanına ortak olduk. Gençlerimize başarılar diliyorum.
Ancak yürüyüşte çalınan müziklerin arasına bir siyasi partinin seçim müziğinin konmaya ve çalınmaya çalışılması bizim gibi birçok kişi tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Geleceğin nesillerini Türkiye Cumhuriyetinin Kurucu İradesinin ortaya koyduğu ilkeler çerçevesinde ve tarafsız olarak yetiştirmek durumunda olan genclerimizin programını siyasi reklam aracı yapmaya çalışanları tasvip etmediğimi ve bu olayın yaşanan coşkuyu gölgeledigini ifade etmek istiyorum." dedi.


MEZUNİYET TÖRENLERİNDE DOMBRA ŞARKISI YİNE KRİZ ÇIKARDI

Çelenkler bırakıldı. Saygı duruşu yapıldı. İstiklal Marşı söylendi.
Atatürk anıtındaki törenlerin ardından saat 17’ye kadar olan zaman içinde konukların bir kısmı belediyede ağırlandı.
Statta törenler saatinde başladı. Tribünler hınca hınç aileler ve ilçe dışından gelen misafirler tarafından doldurulmuştu. Manisa’dan yayın yapan ve ulusal ağ içinde uydudan herkese açık bir televizyon kanalı da törenleri canlı ve naklen yayınlıyordu.
Yürüyüşe katılmayan Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Kemal Çelebi ‘de mezuniyet töreninin yapıldığı statta protokoldeki yerini almıştı.
Mezun olan öğrenciler bölümlerine göre anons ediliyor ve stattaki ses yayın cihazından çalınan belli müzikler eşliğinde protokolün önünden geçiş yapıyordu. Geçtiğimiz yıllarda bu geçiş sırasında her bölüm öğrencilerinin ortak görüşleriyle melodi ve ezgilerin seçildiği de bilgilerimiz arasında. Bu geçişler devam ederken bizde yoğun bir şekilde okur ve seyircilerimize mezuniyet törenlerinin en can alıcı görüntülerini sunabilmek için büyük bir gayret ve özenle çalışmaya devam ediyorduk.
Derken dâhili ses sisteminden yine Dombra şarkısı çalmaya başladı. Bu esnada boynunda fotoğraf makinesi takılı olan genç bir adamın protokolün oturduğu brandalı bölümden karşıda bulunan cihaz sisteminin merkezine doğru koştuğunu ve ses sistemini kullanan görevliyle bir şeyler konuştuğunu gördük. 

O anda ses mikserini kullanan görevli çalan Dombra şarkısını kesip başka bir şarkıyı yayınlamaya devam etti. Gazetecilik güdülerim ortada bir kriz olduğu alarmı veriyordu. 

Geniş stat içinde hiçbir gelişmeyi kaçırmamak için gözlerimle taramaya devam ediyordum.

Protokolün olduğu bölüme yaklaştım. Araştırma görevlisi olduğunu sonradan öğrendiğim iki kişinin kendi aralarında “ bu takım elbiseli genç kim, dekanın şarkısını kestirdi “ dediklerini duydum. 

Bu gencin kim olduğunu bana da sordular. Ben de birçok defalar telefonla görüştüğüm ve haber de yaparken defalarca birlikte olduğum bu kişinin CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in basın danışmanı olduğunu söyledim. Elinde mikrofon olan araştırma görevlisi “ya öyle mi? “ dedi.

Bu arada gözüm basın danışmanını kalabalıkta ararken, bir gözümde ses yayın sisteminin olduğu yerdeydi. Fakültenin Müzik öğretim görevlisi bir hocanın ses yayın cihazını kullanan görevliyle bir şeyler konuştuğunu o anda gördüm.

Protokolün arka kısmına geçtim, platformun hemen arkasında basın danışmanını gördüm yanına yaklaşıyordum ki, müzik öğretim görevlisi yanımıza geldi. “ Ben seni arıyorum sen kimsin müziği nasıl kapattırırsın, nasıl müdahale edersin “ dediğini duydum. Basın danışmanı “  Ben çalınan 3 yıl öncesinde bir siyasi müziğe müdahale ettim, böyle bir törende bu müziğin çalınması doğru değil “ dedi. Müzik öğretim görevlisi kızgın yüz ifadesi ile sesini yükselterek “ Ben bu şarkıyı yeniden çaldıracağım hadi gel sustur kolaysa, bu müzik dizi müziği ben çalarım “ diyerek yanımızdan uzaklaştı. 

Bu karışıklıkta ses tonları da yükselince protokolde oturanlar hemen arkalarındaki bu gelişmeleri anlamak için geri dönüp bakmaya başladılar. Yine gözlemlediğim bir başka şey de öğretim görevlisi ile basın danışmanının diyalog ve tartışmalarını Meslek Yüksek Okulunda öğretim görevlisi olarak çalışan Demircili bir hocanın protokolde oturduğu yerden cep telefonuyla çektiğiydi.

Bu hareketlilik devam ederken protokolde en önde oturan CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel yerinden kalkıp tartışmaların olduğu platformun arkasına kadar geldi. O anda güvenlikçisinden, öğretim görevlisine basın danışmanına tepki gösterenlere hitaben “ O benim verdiğim talimatı yerine getirdi. Bu eğitim kurumunun özel gününde siyasi bir simge haline gelmiş Dombra müziği çalınarak kimse siyasi mesaj veremez. Bunun yeri burası değildir. Saygı gösterip buraya kadar geldik bakın iki vekil törenlere de katıldık bize saygılı olunsun “ diyerek gidip tekrar öndeki yerine geçip oturdu.

Kısa bir süre sonra ortalık tam sakinleşmiş iken basın danışmanının yanına bu defa Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç Dr. İsmail Taşlı geldi “ bu öğretim görevlisi arkadaşımız kırılmış lütfen özür dileyin “ dedi. Basın danışmanı ise Taşlı ‘ya “ ben özür dileyecek bir şey yapmadım, bilakis sizin öğretim görevliniz nezaketsizlik yaptı ve yüksek sesle sen kimsin diye bana bağırdı ” deyip beni ve yanımızda bulunan CHP ilçe yöneticilerini göstererek “ arkadaşlarda şahit, üstelik ben yeniden çaldırıyorum gel de yeniden sustur görelim dedi “ dedi. Taşlı bu ifadenin ardından oradan uzaklaştı.

Bu şarkının hikâyesini herkes aslında biliyor. Bunun şu an bir kanalda yayınlanan dizinin müziği olduğunu iddia edenler de doğru söylüyorlar. Gel gelelim herkes tarafından biliniyor ki bu şarkı bir kişiye münhasır söz yazılarak 3 yıl önceki seçim kampanyalarında gümbür gümbür her yerde çalınmış bir seçim şarkısı.

Bunun söz yazarı ve aranjörü olan Almanya’yı mesken tutmuş şahıs ise daha geçenlerde yaptığı açıklama ile Türkçülüğü ret eden, sırf bu şarkıya söz yazıp düzenlediği için kafadan buz gibi AKP milletvekili yapılmış Uğur Işılak değil mi Allah aşkına?

Yok, orijinalı öyle değil de, kopuzla çalınan, bağlamayla çalınanmışta diziden alın mışmışta, bunları geçin beyler. 

Bu tür faaliyetler görünürde büyük adamların, görünür küçük işleridir. 
Bu tür yalakalıklar içeren mesajlar, dizi müziği yok drama muhabbetiyle gerçek niyetlerin önüne geçmiyor, geçmedi de üstelik.

İnsanları geren şu aslında; Bu vıcık vıcık kaygan işleri yapanların, gerçek niyetlerini mertçe söyleyemeyip bu müziğin dizi müziği olduğunu söyleyerek insanların zekâsıyla dalga geçme halleri.

Egolarınızı kendi kendinize iken giderin. Herkesin ortak değerleri olan yerlerde bu tür çıkışlar bu toplumu yıllardır geriyor ayrıştırıyor bundan rahatsız olmuyor musunuz?

İnce ince böyle ıvırla zıvırla mesaj çekip, güç gösterisi yaparak neyinizi tatmin ediyorsunuz onu da anlayabilmiş değilim üstelik.

DEMİRCİLİ SUSAR SUSAR BİR PATLAR Kİ….

Gözlerden kaçmayan şeyler var. Kendinizi akıllı zannederek ortak akıllar yürütüp ortak kurumsal görüntüler altında algı operasyonları yapıyorsunuz. Yeri gelmişken üstünden zaman geçince fark etmediler sandığınız şeyleri de burada ortaya dökelim ki, memleket insanının ortak değerlerine biraz daha saygılı olup, ileride daha nahoş işlere sebep olmayın.

Ticaret Kültür Merkezinde yapılan törenlerde seyirciye göre sahnenin solunda büyük Türk Bayrağı, sağında ise Atatürk posteri vardır. Yapılan hemen hemen tüm faaliyetlerde bunlar orada asılı durur. 

Kurumların faaliyetleri değişir yapılır ama sahnenin bu dekoru hiç değişmez. Aylar önce burada yapılan iki faaliyette konuşmacının Atatürk antipatisi gereği bu poster bir konferansta indirilmiş, yerine Belediye logosu olan bayrak asılmıştı. Bir başka gün de ise Atatürk posteri indirilmiş duvar boş kalmıştır. Sorununuz var belli Atatürk ile bunu görüyoruz. 

Atatürk posterinin indirildiğini, bu gecelere özel bunun maksatlı yapıldığını fark etti insanlar bunu bilin istiyorum. Demircili dönen her dümenden, her art niyetten bihaber değil bunu bilin yeter ki. 
Sessizlik sinmişlikten, korkmuşluktan değildir. İnsanların bu ayrıştırmadan, bu ülkenin kuruluş felsefesinden uzaklaşmaktan rahatsızlıkları yok mu sanıyorsunuz. 

Siz vazgeçin germekten. Posterden hınç, müzikten yağ çıkarmayı kesin artık. Kimseler duymasın denilecek bir durum değil, sadece gerilimden bıktı insanlar ondan susuyorlar.

Fakültemizin bu mezuniyet günleri herkesin çekinmeden katılım gösterdiği günlerdir.
İlçenin gururla ve sevinçle bu özel ve emsalsiz mutlu gününü paylaştığı günlerdir.

O fitne, karanlık, yobaz, bağnaz zihinlerinizin içindekileri hayat bulduracağınız yerler bu özel günler değildir. 

İnsanların ortak değerleri olan şeyleri siz isteseniz de değiştiremezsiniz. O aldığınız ünvanlar, bu ülkenin kazanımları, Cumhuriyetin kazanımlarıdır ve sizleri böyük adam yapanda bu değerlerdir.

Fakültemizin o pırıl pırıl yüzünü böyle abuk sabuk işlerinizle karartmayın.
Biz Demircililer Fakültemizin yaşaması ve gelişmesi için bugüne kadar her fedakârlığı yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.

İlçemizin akciğeridir, nefesimizdir, taze oksijendir bizim için bu kurum.
Öğrencilerimiz kızımız, oğlumuz, gelinimiz, damadımızdır bizim.
İlçe olarak biz Fakültemizi seviyoruz.
Sizler yarın gidersiniz ama Fakültemiz kalıcıdır.
Biz Demircililer kaldığı yerden devam etmeyi de çok iyi biliriz. 
Bunu sakın unutmayın.

Mustafa Temiz
manisasonhaber@gmail.com
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yaşar Karatay
Yaşar Karatay - 10 yıl Önce

öğretici bir yazı.başarılar diliyorum.okurunuz kocaeli'den.

Sezai Yalçın
Sezai Yalçın - 10 yıl Önce

bu yazıyı okurken çok duygulandım.sizi kutluyorum sayın yazar.bir öğretmen olarak yazdıklarınız beni çok etkiledi.ne mutluki demirci ilçesinde sizin gibi yüreği ve kalemi sağlam gazeteci var gözlerinden öpüyorum evladım emdiğin süt helal bu çok belli