
Yeni Şafak’ın Şekeri Yükselince Manşetler Vicdana gelmiş
Geçtiğimiz gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel çıktı, bir televizyon programında ağzımızı açık bırakan bir manşeti dillendirdi.
Ertesi gün, Meclis kürsüsünde eline gazeteyi aldı ve gözümüzün içine baka baka Yeni Şafak’tan alıntı yaptı.
Duyduklarımız karşısında donduk kaldık.
“Döviz yükseldi, Enflasyon azdı, üretim düştü, sanayi duruyor. Ekonomi politikasında iki yıl önce yaşanan keskin makas değişimi, Türkiye’yi yüksek faiz sarmalına çekti. İş dünyasının bir numaralı sorunu haline gelen yüksek faiz yükü ve finansman sıkıntısı nedeniyle üretim düştü, sanayide çarklar durma noktasına geldi.”
Deyim yerindeyse manşetler onluk çivi gibi..Bam, bam, bam hedef Mehmet Şimşek...
Doğrumu doğru... Hala içimden tekrar ederek durumu zihnime sindirtmeye çalışıyorum.
Yeni Şafak yazmış yahu, manşet böyle çıkmış evet aynen öyle... Özel'in elindeki gazete Yeni Şafak... Evet ya Yeni Şafak...
Yahu bu sözler muhalefetin değil, yıllardır sarayın yedek lastiği gibi davranan Yeni Şafak’ın manşetinden çıkıyor!
Adamlar adeta manşetten ateş ediyorlar...
E, evet ama...
Ne oldu da birden ülke gerçeklerini hatırladınız?
Hangi mucize, hangi rüya sizi bu satırları yazmaya itti? Diye söyleniyorum...
Ben de dayanamadım, PC ekranını açtım, manşeti teyit ettim.
Evet doğruydu.
Yeni Şafak yıllardır görmezden geldiği enkazı ilk kez kaleme almıştı.
Bir an umutlandım. “Yoksa dedim, bu ülkede birileri uyanıyor mu?”
Ama kısa sürdü bu saflığım. Neyse ki yalnız değilmişim.
Gazeteci Deniz Zeyrek — ki bu ülkenin az sayıdaki namuslu kalemlerinden biridir — meseleyi bizden önce koklamış, köşesine taşımış.
Adam gazetecilik refleksiyle kazıdıkça, altından yine o bildik çıkar ve menfaat dostluğu çıkmış.
Meğer neymiş?
Yeni Şafak’ın bağlı olduğu şirket, yıllar önce iktidarın muhalefetin " satamazsınız" dediğinde, "babalar gibi satarım diyen maliye bakanı ekolüyle" sattığı şeker fabrikalarını almış.
Özelleştirme adı altında halkın malı yandaşlara zimmetlenmişti ya hatırladınız mı?
Bunlar da gitmiş “şeker işine” girmiş.
O mevsimi hatırlayın..Her şey toz pembeydi. Devlet ihaleleri, ballı krediler, garanti kârlar...
Ama sonra ne olmuş?
İktidar kısa süre önce, “şeker ithalatını serbest” bırakmış. Eee haliyle yerli şeker üreticisi fabrikalar zarar etmiş.
Yani ürettiği şekerinin de, bu ithalatın serbest kalmasıyla ağzının da tadı kaçmış.
Kâr düşmüş, cirolar sarsılmış, bilanço bozulmuş. Demek ki... Aha o zaman.. İşte o an, gazetedeki vicdanlar da kabarmış!
Yıllarca halkın çığlığını görmeyen kalemler, kendi cüzdanları zarar görünce birden “gerçekleri” hatırlamış!
Kâr düşünce hakikatin sesi çıkmaya başlamış.
Manşeti gören bir başka “vicdan” da, Ankara’da harekete geçmiş olacak ki, aynı gün yeni bir kararname yayımlanıvermiş.... "Türkiye'nin şeker ithalatı durduruldu!"
Açık açık söyleyelim...
Bu memlekette gazetecilik yapılmıyor, tüccarlık yapılıyor!
Yeni Şafak halkı değil, gerçeği değil, menfaati savunuyor.
Manşeti yazan kalemler halk için değil, sermaye için titriyor!
Dün BU ZEHİR ZEMBEREK manşet atan kalem bugün tekrar sus pus oldu. Demeli miyiz?
Şeker ithalatı durunca nabız normale döndü, şekeri ve tansiyonu çıkan gazete o nabız haliyle attığı manşetlerden vazgeçer mi?
Merak eden varsa hemen söyleyeyim, birkaç gün Yeni Şafak'ı takip etsin...Anlar.
Birkaç gün önce bozulan ekonomi düzeldimi Yeni Şafak'a bakmak lazım...
Manşetler tekrar saraya hizmet etmeye başladı mı? Görmek lazım.
Ben saf mıyım? Belki biraz.
Bir an için “uyanıyorlar” sandım. “Gerçeği görecekler” diye hayal kurdum. Ama gördüm ki...
Bunların davası halk değil, şeker.
Bunların kutsalı adalet değil, kâr marjı.
Bunlar batıldan hakka dönebilirler mi? Bence Hayır.
Bunlar ülkenin gerçeklerine değil, sadece kendi ticaretlerine değince zarar edince, ranta isyan ediyorlar.
Bu ülkede halk için yazan kalem sayısı bir elin parmağını geçmez.
Onlardan biri Deniz Zeyrek. Diğerleri mi?
Çoğu iktidar güdümlü ticari aparat, bana hiç oralardan gelmeyin çünkü bunları TV'de gördüğümde bile iğreniyorum.
Ticaretleri düşünce, şekerleri yükselince “gazeteci” oluyorlar. Vesselam...
27 Mayıs 2025
Mustafa Temiz
Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2025, 21:44
Her zamanki yazılarınız gibi güzel bir yazı teşekkürler ağzınıza kaleminize sağlık