4 Mart Dünya Obezite Günü: Uzmanlardan “Ciddi ve Kronik Hastalık” Uyarısı

Bir Nefes Sağlık Derneği Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ragıp Taş, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, obezitenin yalnızca estetik bir problem olarak görülmemesi gerektiğini belirterek bunun ciddi ve kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

4 Mart Dünya Obezite Günü: Uzmanlardan “Ciddi ve Kronik Hastalık” Uyarısı

Dünya genelinde obezite konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 4 Mart’ta, World Obesity Federation öncülüğünde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu kapsamda değerlendirmelerde bulunan Dr. Taş, Türkiye’de obezite oranlarının giderek arttığını ve konunun artık toplumsal bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade etti.

Türkiye’de Obezite Oranları Yüksek

Türkiye’de yapılan ulusal araştırmalara göre yetişkin nüfusun yüzde 30’dan fazlası obez, yaklaşık yüzde 60’ı ise fazla kilolu. Kadınlarda obezite oranının erkeklere göre daha yüksek seyrettiğini belirten Dr. Taş, ayrıca çocukluk çağı obezitesinin de hızla arttığına dikkat çekti.

Bu tabloya karşı toplum genelinde farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Taş, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılmasının önemine değindi.

Obezite Pek Çok Hastalığa Zemin Hazırlıyor

Dr. Ragıp Taş, obezitenin birçok ciddi hastalığın gelişme riskini artırdığını belirterek şu rahatsızlıklara dikkat çekti:

  • Tip 2 diyabet

  • Hipertansiyon

  • Kalp ve damar hastalıkları

  • İnme

  • Meme ve kolon başta olmak üzere bazı kanser türleri

  • Eklem hastalıkları

  • Uyku apnesi

Obezitenin yalnızca hastalık riskini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda yaşam süresini kısaltıp yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade eden Taş, erken önlemlerin hayati önem taşıdığını söyledi.

Uzmanlardan Sağlıklı Yaşam Önerileri

Obezitenin önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Taş, sağlıklı bir yaşam için şu önerilerde bulundu:

Dengeli ve düzenli beslenme:
İşlenmiş gıdaların azaltılması, şekerli içeceklerden uzak durulması, porsiyon kontrolünün sağlanması ve sebze, meyve ile lifli gıdaların tüketiminin artırılması gerekiyor. Ayrıca geç saatlerde yemek yememek ve mideyi “üçte bir yemek, üçte bir su, üçte bir boşluk” prensibiyle doldurmak öneriliyor.

Fiziksel aktivite:
Haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması, günlük adım sayısının artırılması ve günlük yaşamda asansör yerine merdiven gibi aktif tercihler yapılması tavsiye ediliyor.

Düzenli sağlık kontrolleri:
Vücut kitle indeksi (VKİ) takibi, bel çevresi ölçümü, kan şekeri ve lipid profili kontrolleri obezite riskinin erken tespitinde önemli rol oynuyor.

Uyku ve stres yönetimi:
Günde 7–8 saat düzenli uyku ve kronik stresin azaltılması da kilo kontrolü açısından önemli faktörler arasında yer alıyor.

“Obezite İrade Zayıflığı Değildir”

Dr. Taş, obezitenin çoğu zaman yanlış şekilde “irade zayıflığı” olarak değerlendirildiğini belirterek, bunun genetik yatkınlık, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam gibi birçok etkenin birleşimiyle ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu ifade etti.

Toplum genelinde sağlıklı yaşam kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Taş, özellikle çocuklara doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve hareketli yaşamın teşvik edilmesinin obeziteyle mücadelede en önemli adımlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2026, 19:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER