Kalp pıhtısı oluşturan birçok neden vardır ve bu pıhtılar kalp krizlerine neden olabilir. İşte bu süreci etkileyen ana faktörler:
Hipertansiyon (yüksek tansiyon): Yüksek tansiyon, arter duvarlarına zarar verir ve arterlerin iç yüzeyinde plak oluşumunu hızlandırabilir. Ayrıca yüksek tansiyon, kalp kasının güçlüğüne ve kalp yetmezliği riskine yol açabilir. Tansiyon yükseldiğinde, arter duvarları daha hassas hale gelir ve plak oluşumu ve pıhtılaşma riski artar.
Hiperlipidemi (yüksek kolesterol): Yüksek kolesterol seviyeleri, arterlerde plak oluşumunu hızlandırabilir ve damarları daraltabilir. Ayrıca yüksek kolesterol seviyeleri, kan pıhtılarının oluşma riskini artırabilir.
Sigara içmek: Sigara içmek, arter duvarlarına zarar verir ve plak oluşumunu hızlandırır. Ayrıca, sigara içmek, kan damarlarının daralmasına ve kan pıhtılarının oluşma riskinin artmasına yol açabilir.
Şeker hastalığı (diyabet): Diyabet, kan şekeri seviyelerinin kontrolsüz olduğu bir durumdur. Yüksek kan şekeri seviyeleri, arterlerde hasara neden olabilir ve plak oluşumunu hızlandırabilir. Ayrıca, diyabet, pıhtılaşma sürecini etkileyebilir ve kan pıhtılarının oluşma riskini artırabilir.
Kalp krizi, kalbin bir bölümüne kan akışının kesildiği veya azaldığı durumdur. Bu genellikle bir koroner arterin tıkanması sonucunda meydana gelir. Tıkanma genellikle bir aterosklerotik plakın yırtılması ve ardından pıhtı oluşmasıyla başlar. Kalp krizi semptomları arasında göğüs ağrısı veya rahatsızlık, nefes darlığı, terleme, mide bulantısı ve kusma bulunabilir. Kalp krizi acil tıbbi müdahale gerektirir ve mümkün olan en kısa sürede tedavi edilmelidir.

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Başkanı, Rektör Danışmanı Prof Dr İ Tayfun Uzbay, Özellikle gençlerde son günlerde arttığı tartışılan kalp hastalıkları ve pıhtıların altında başka önemli nedenler de olabileceğini ve maalesef bunların COVID-19 aşıları kadar gündeme gelip tartışılmadığını kaydetti.
BMJ Journals’da yayımlanan araştırmayı değerlendiren Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. İ. Tayfun Uzbay, “Covid aşıları milyarlarca insana uygulandı. Bir sorun yaratsaydı bu kadar geniş bir popülasyonda gözden kaçırmak mümkün değildi.” dedi.
COVID-19 aşılarının kalp hastalığı ve pıhtıya yol açtığına dair çok spekülasyon yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Uzbay, “Bu tür iddialar medyada da yer aldı ve toplumda aşı kararsızlığına yol açtı. Ancak aşıların kalp hastalığına veya pıhtıya yol açtığına dair iddiaların bilimsel bir dayanağı yoktu ve kanıtlanmış bir bilgi değildi. Kurallara uygun, yeterli denek sayısı içeren, düzgün bir araştırmaya dayanmıyordu. Daha çok medya ve özellikle sosyal medya destekli algı yönetmeye dayalı iddialardı.” dedi.
“AŞILANARAK HASTALIKTAN KORUNMAK DAHA SAĞLIKLI BİR YAKLAŞIMDI”
İnsanların normal zamanlarda da çevrelerinde olabilecek olguları sürekli olarak COVID-19 aşılarına bağlanarak korkutulduğunu da kaydeden Prof. Dr. Uzbay, “Bu iddiaların ortaya atıldığı dönemlerde bizim sahip olduğumuz kanıta dayalı bilimsel bilgiler Covid-19’un nedeni olan virüsün ve hastalığın kalpte hasar oluşturabileceğini ve insanları pıhtıya yatkınlaştırdığına işaret ediyordu. Yani aşılanarak hastalıktan korunmak daha sağlıklı bir yaklaşımdı" dedi.
Bugün gelinen noktada BMJ Journals’da yayımlanan çalışmanın sonuçlarının aklı selim bilim insanlarının önerilerini doğruladığını ifade eden Prof. Dr. Uzbay, “20 milyon kişinin bir yıl boyunca takip edildiği çalışmanın sonuçlarına göre aşıların bırakın neden olmayı, insanları kalp hastalıkları ve pıhtı riskinden koruduğunu gösteriyor. Çalışmadaki örneklem sayısı oldukça yüksektir ve çalışma bilimsel olarak aşıların böyle bir riski olmadığına önemli bir kanıt sunmaktadır. Aşılanmış ve aşılanmamış kişilerin karşılaştırılması da olabilir, ancak şart değil. Aşılar kalp hastalığı ve pıhtıya neden olsaydı bunu aşılanmış grubun içinde de ciddi bir artış olarak görürdük.” diye konuştu.
Kalp hastalıklarının toplumda görülme sıklıklarının belli olduğunu da kaydeden Prof. Dr. İ. Tayfun Uzbay, “Genel toplumda görülme sıklıklarının aşı alanlarda anlamlı ölçüde artması beklenirdi. Öte yandan Covid aşıları milyarlarca insana uygulandı. Bir sorun yaratsaydı bu kadar geniş bir popülasyonda gözden kaçırmak mümkün değildi. Çünkü özellikle bilimi önemseyen ülkelerde aşılananlar ve aşı etkileri yakından izlendi. Olumsuz bir durum aşılamanın durdurulması ve iznin askıya alınması ile sonuçlanırdı.” dedi.
Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2024, 16:59