Gözle ilgili şikayeti olan romatizma hastalarının uzman göz hekimine başvurarak düzenli takip edilmeleri önemli

Romatizma göz hastalıklarına etki eder mi? Romatizma, vücudun bağışıklık sistemi tarafından dokulara yönelik saldırgan bir reaksiyonla oluşan geniş bir hastalık grubudur. Romatizma, eklem, kas, kemik, deri ve iç organları etkileyebilir. Gözler de romatizma hastalıklarından etkilenebilir.

Gözle ilgili şikayeti olan romatizma hastalarının uzman göz hekimine başvurarak düzenli takip edilmeleri önemli

Bazı romatizma hastalıkları, özellikle otoimmün romatizmal hastalıklar, gözleri etkileyebilir. Bu hastalıklara örnek olarak, romatoid artrit, ankilozan spondilit, Sjögren sendromu ve juvenil idiyopatik artrit (JİA) gibi hastalıklar sayılabilir. Bu hastalıklar, gözde kuruluk, iltihaplanma, ağrı, hassasiyet ve görme sorunlarına neden olabilir.

Sjögren sendromu, gözlerdeki kuruluk ve ağız kuruluğu gibi belirtileriyle özellikle gözlerde rahatsızlığa yol açan bir otoimmün romatizmal hastalıktır. Romatoid artrit, gözde iltihaplanmaya ve kornea problemlerine yol açabilir. Ankilozan spondilit, arka uveit gibi göz içi iltihaplanmalara neden olabilir.

Bu nedenle, romatizma hastalıklarının bazıları gözleri etkileyebilir ve tedavi edilmezlerse ciddi görme sorunlarına yol açabilirler. Romatizmanın gözlerde yaratabileceği etkileri azaltmak için erken teşhis ve uygun tedavi önemlidir. Eğer romatizma hastalığınız varsa ve gözlerinizde herhangi bir sorun fark ederseniz, bir göz doktoruna başvurmanız önemlidir. Göz doktoru, uygun tedavi ve takip planını belirleyerek gözlerinizde oluşabilecek sorunları önlemeye yardımcı olabilir. Ancak, tıbbi bir tavsiye almak için her zaman bir doktora danışmanız önemlidir.

Romatizmal hastalıkların göz sağlığını da etkileyebileceğini ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Numan Alp, “Romatizmal hastalıklar, farklı organ ve sistemlerde tutuluma yol açabilir. Göz, romatizma hastalıklarına bağlı tutulum görülebilen organlardan birisidir. Romatizma hastalarının hikayesi detaylı incelendikten sonra gözde romatizmaya bağlı bir hasarın oluşup oluşmadığı belirlenmelidir. Gözle ilgili şikayeti olan romatizma hastalarının uzman göz hekimine başvurarak düzenli takip edilmeleri önemli” dedi.

Romatizmanın genellikle bilinenin aksine eklem, kas ve kemiklerle sınırlı bir hastalık olmayıp, beraberinde birçok organı da etkileyebildiğini söyleyen Ankara Dünyagöz Tunus Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Numan Alp, “Bu organlardan bir tanesi de gözdür. Bu yüzden romatizma tanısı koyulan hastaların uzman göz hekimine muayene olması önemlidir. Bazı durumlarda ise başka nedenlerle göz muayenesi sırasında elde edilen bulgular romatizma hastalığının teşhisini sağlayabilmektedir” diye konuştu.

“GÖZ, ROMATİZMA HASTALIKLARININ HEDEFİNDE OLABİLİR”
Romatizma hastalıklarının gözde üveit, sklerit -gözün beyaz tabakası olan skleranın iltihaplanması- veya kuru göz gibi hastalıklara sebep olabileceğini belirten Prof. Dr. Alp, “Üveit hastalığı gözün iç tabakalarından biri olan üvea dokusunun iltihaplanmalarına verilen genel isimdir. Romatizmal hastalıklar bağ dokularını olduğu kadar her boydan damarları da etkileyebilmektedir. Damar yapısı yönünden benzersiz olan göz bu yönüyle de romatizma hastalıklarının hedefinde olabilir. Bu özellikleri nedeniyle romatizma hastalarının göz dokularının tutulumu yönünden de takibi gerekir” ifadelerini kullandı.

“TEDAVİDE KULLANILAN KİMİ İLAÇLARIN GÖZ ÜZERİNE OLUMSUZ ETKİLERİ OLABİLİR”
Romatizma hastalıklarının tedavisinde kullanılan kimi ilaçların göz üzerine olumsuz etkileri olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Alp, “Sistemik steroid kullanımının neden olabileceği glokom bunlardan biridir. Romatizma hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç ise ucuz, kolay erişilebilir ve son derece etkili olması nedeniyle hidroksiklorokin içeren ilaçlardır. Aslen sıtma tedavisinde kullanılan kininin bir türevi olan bu ilaç genel anlamda yan etkiler açısından güvenli bir ilaç olarak kabul edilmektedir. Gözün ağ tabakası olan retinada meydana gelen ilaç birikmesi sonucu görme alanında daralma meydana gelebilmektedir. Bu yan etkiler ilacın doktor kontrolünde kesilmesiyle sonlanmaktadır. İlacın kesildiği hastada görme alanının tekrar eski seviyesine döndüğü gözlemlenmiştir. Bu nedenle kinin türevi bu ilaçları kullanan hastaların kullandıkları dozla ilişkili olarak 6-12 ay aralıklarla bir göz hekimine muayene olarak başta görme alanı olmak üzere klinik özellikleri de dikkate alınarak optik koherens tomografi (OKT), multifokal elektroretinografi (mfERG) ve fundus otofloresans testlerinden uygun olanlarını yaptırmaları önerilir” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER