Sıcağı sıcağına seçim değerlendirmesi

 Seçim bitti.

Henüz sandıklar kapanalı 5 saat oldu ve Türkiye'nin yeni siyasi tablosu ortaya çıktı.

Seçimlerde küsuratsız gidersek iktidar partisi AKP yüzde 40 'a düştü ama birinci parti oldu.

AKP seçimde birinci olmasına rağmen seçimin kaybedeni oldu. Çünkü tek başına iktidar iken, yeniden tek başına iktidar olma hakkını kaybetti.

Seçimin gerçek yıldızı ise kesinlikle HDP ve Selahattin Demirtaş oldu. CHP ve MHP oylarını korudu. Ancak her iki partinin de lider konusunu masaya yatırması gerekiyor. İlerleyen süreçte her iki partide de lider tartışmaları olacak gibi görünüyor. Selahattin Demirtaş ise vizyonu ve misyonuyla liderlik vasıfları ve aldığı sonuçla partilerde liderin ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya koydu.

 CHP ve MHP'nin halkın sorunlarına dokunan seçim bildirgeleri bile insanlarımızı çok etkilemişe benzemiyor, demek ki insanlar halinden memnun, emeklilerde yılda alacağı 2 ekstra maaşı elinin tersiyle itecek kadar parası olan, geçim derdi olmayan bir kesim diye de okunabilir seçim sonuçları. Zira emeklilerin 11 milyon olduğu gerçeğiyle hareket edersek, kısmen emeklinin bu seçim bildirgelerine itibar edip bu iki partiye oy verdiği görülüyor.

Seçimin bir başka mağlubu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çünkü anayasa ve bu zamana kadar olan devlet teamüllerini ayaklar altına alarak, YSK’nın da sessiz kalmasıyla meydan meydan dolaşıp AKP'ye oy istemişti.

Sonuçlar AKP'nin yüzde 40 oyu ile endekslenecekse payın yüzde 20'si Erdoğan yüzde 20'si de Davutoğlu olarak okunmalıdır. Başarısızlık ve seçimde partinin oylarını düşürme suçu da maalesef Davutoğlu'nun sırtında kalacaktır. Türk halkı bu ortaya çıkan sonuçlarla "Recep bey otur oturduğun yerde" demiştir.

Meclisteki koltuk sayılarına bakılarak en akla yatkın olan gerçek AK-CHP koalisyon hükümeti olacaktır.

Kemal Derviş seçimlerden aylar önce bunu dillendirip açıklama yapmıştı hatırlarsanız.

Böyle bir ortaklık kurulamazsa AKP’nin azınlık hükümeti devreye girer ve HDP dışarıdan veya dâhil olarak bu hükümete destek verebilir. Bu kısa süreli ve erken seçimi öngören bir uzlaşı içinde olabilir ve hükümetin ilk icraatı da seçim barajının yüzde 10 ‘dan ya düşürülmesi ya kaldırılması hükümet pazarlıklarında gündemde olacaktır.

Yine meclisteki koltuk sayılarına göre  bir rakam daha ortaya konabilirse Recep Tayyip Erdoğan yüce divana gönderilebilir.Cumhurbaşkanlığı düşer ve hem Cumhurbaşkanlığı hem de erken seçimler bir arada yapılabilir.

CHP MHP ve HDP mecliste bir araya gelirse ortaya çıkacak rakam Recep Tayyip Erdoğan’ı Yüce divana çıkarmaya yetmektedir.

HDP dünya kamuoyunda bile gündem yapacak bir başarıya imza atmıştır.

İlk açıklamasında Demirtaş Türkiye’nin partisi olmak istediklerini ve aldıkları oyun emanet olduğunun bilincinde olduklarını buna göre davranacaklarını AKP ile asla koalisyon kurmayacaklarını beyan etti.

Kısaca MHP ve CHP oylarını korurken bu sonuçlarla meclis 4 partili olduysa ve HDP meclise değil barajı kırarak, adeta barajı patlatarak girdiyse bu oylar sol kesimden kısmen ama çoğunluğu da AKP’den geldi ise HDP bu hataya düşmeyecektir.

Türkiye için en üst model CHP-MHP ortaklı ve HDP’nin de dışarıdan destekleyeceği bir hükümet olmalıdır. Bu üç partinin de son süreçteki adalet ve hukuk işleyişinde dillendirdikleri aksaklıklar ve yine Cumhurbaşkanını yüce divana götürecek rakamı ellerinde tutmaları ve Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığından alabilecek gücü ellerinde tutmaları bu modeli daha da güçlendirecektir.

Seçim barajı ve özgürlükler konusunda CHP’nin de bu işe yatkın olması seçim öncesindeki beyanlarında aleni ifade edilmişti.

MHP’nin ise Cumhurbaşkanından hesap soracağız, onu yüce divana göndereceğiz beyanları Bahçeli tarafından meydanlarda sık sık dillendirilmişti.

Seçimin tek mağlubu Recep Tayyip Erdoğan olmuştur.
Başkanlık hayalleri suya düşmüş ve erimiştir.

Önümüzdeki süreçte hukuk tanımaz tavrında anında değişiklikler beklediğim Cumhurbaşkanı, seçim sonrası oluşan tabloda kesinlikle önceki Cumhurbaşkanları gibi davranmak zorunda kalacaktır.

Tek başına iktidarı kaybetme faturası Ahmet Davutoğlu’na çıkarsa AKP’de bölünmeler başlayacak ve bugünkü tablonun oluşmasındaki sorumlu olan tek kişi olarak Erdoğan’ı gören anti-tayyipçi kesim kampta maça çıkmaya hazır bekleyen Abdullah Gül’ün etrafında toplanarak yeni bir parti ile siyaset maceralarına devam edecektir.

Türkiye bugün kuruluş felsefesindeki gidiş dönüşlerde AKP’nin 13 yıllık iktidarından sonra kırılma noktasını yaşamış, yeniden rejim anlamında raydan çıkmış devrilmek üzere olan tren gibi yeniden doğrulup devrilmeden raya girmiş ve yola koyulmuştur.

Mustafa Temiz

mustafatemiz.com.tr@gmail.com

YORUM EKLE