Sıra AKP'ye oy verenlerde

 Kandırıldık, aldatıldık.
Yakın siyasi tarihimizde bu iki kelimeyi ne kadar çok duyduk hatırlıyor musunuz?
Cemaatle ve onun kadrolarıyla devlet yönetenler gün geldi hem de liderinin ağzından kandırıldık aldatıldık demedi mi?
Çözüm sürecinde PKK lideri ile görüşmedik denildi, daha sonra görüştükleri ortaya çıkmadı mı?
Çözüm sürecinde ülkenin sınır kapıları yolgeçen hanı gibi açıldı, asker kışlaya çekildi.
Silahlar gömülüyor denildi.
Ancak gömülenler patlayıcılardı. 
Patlatılan EYP’lerin (el yapımı bomba) gümbürtüsünde yine çıkıp çözüm sürecinde aldatıldık, silahlar gömülmemiş, dağdakiler sınırın ötesine geçmemiş demediler mi?
7 Haziran seçimlerine gelindi sandıkta tek başına iktidar çıkmadı.
Daha ilk gün paniklediler.
Anayasada öngörülen 45 günü öyle bir tükettiler ki esas amaçları süreci 1 Kasım’a taşımaktı, elem küllem ettiler süreci bugüne getirdiler.
İki seçim arasında ülkede terör zirve yaptı.
Başkent Ankara’nın göbeğinde yüzlerce insanın öldüğü patlamanın gerçekleştiği yer ülkenin kalbiydi.
Yine iki seçim arasında günlük bilançosu bazen 10 lara varan şehitlerimiz gelmedi mi?
143 gün içinde PKK’ya karşı operasyonlar başladı.
Terörle mücadele edildi.
Seçime birkaç gün kala cemaate yakın şirketlere el konuldu, kayyumlar gönderildi.
Televizyonlar karartıldı.
Emniyet müdürleri gözaltına alındı.
Sebebini kendilerinin politikaları ve yakınlıklarıyla yarattıkları olaylara, seçim öncesinde zamanında yapamadıkları şekilde müdahale ederek, kendilerini halka karşı kahraman ilan ettiler.

Paralel yapı dedikleri cemaatin adamlarını devletin içine bürokrat, yargı mensubu, emniyet müdürü, polis, savcı, genel müdür yaptılar.
Bunların elleriyle bu ülkenin TSK mensuplarını, generallerini, savcılarını, hâkimlerini, gazetecilerini, aydınları içeri tıktırdılar.
Cemaat baktılar ki kulaklarının dibine kadar gelmiş, sonra karşı taarruz ederek onca insanın hayatını karartan, çocuklarının psikolojisini bozan, bu olaylara müdahale ederek “kandırıldık aldatıldık “ , “inlerine gireceğiz “ başlığıyla geri manevra yapmadılar mı?
1 Kasım seçimleri öncesinde AKP devlet imkânlarının tamamını kullandı.
Televizyonların hepsi onlara çalıştı.
AKP zihniyetinde sonuca ulaşmak için her türlü hinlik ve entrika, ahlaki değerin alt üst edilmesi mubah.
Bildiğimiz etik siyasi kurallar bunlar için geçersiz.
AKP’nin teşkilatlarında cüret denilen ölçü yok.
Hatta kendi aralarında içinde ahlak ve yasalarında olduğu kavramlar yok sayılarak, çaktırmadan ve fazla ahlaksızlık, daha fazla yasayı puntuna getirerek sonuca ulaşmayı marifet saydılar.
HER ŞEY TEK SONUCA ENDEKLİ OLSADA , BU DEFA DURUM ÇOK FARKLI
1 Kasım’da 50 milyon oyu 2 saat içinde sayıp zafer sarhoşluğuyla sokaklara çıkıp meydanlarda kadınlı erkekli göbek attılar.
Oysa Ankara’nın göbeğinde patlatılan bombaların ardından ölenlerin sayısını bu devleti yönetenler 1 hafta da zor saymışlardı.
İki seçim arasında ölenler ve şehit olanlar halk arasındaki bir tabirle “pisipisine Niyazi “ oldular.
Demokrasimiz hala acı tecrübeler yaşayarak olgunlaşıyor.
Sandıktan çıkan sonuç akıl tutulması.
Sandıktan çıkan sonuç işlem olarak demokrasi olsa da, doğruların, ahlaklı yaşamanın ve etik siyasetin kuralları içinde yapılmadığı için hala vicdanları rahatsız ediyor.
1 Kasım seçimlerinin ortaya çıkan sonuçlarını da tahlil edecek olursak.
MHP ‘li seçmen gidip AKP’ye oy verdi.
Bu da akıl tutulması bu da vicdanları kanatıyor.
Partisinin genel başkanının tavrını çözemeyenler, parti içi dengeleri değiştirebilmek için sahayı büyülterek ülkenin geleceğini riske ederek Bahçeli’yi cezalandırmak için Türkiye’yi feda ettiler.
MHP ‘li seçmen Bahçeli’ye kızdığı için AKP’ye oy verdiğinin gerekçesini hiçbir platformda ve tüm dünya dillerinde bana izah edemez.
HDP’den ve MHP’den giden oylar bugün hormon etkisi yaratarak büyütüp AKP’ye iktidar getirdi.
Bu MHP’liler şimdi bana çıkıp vatan, bayrak, Türkiye demesinler bunlar onların dillerine yakışmıyor.
Dilleriyle söyledikleri, elleriyle yaptıklarıyla örtüşmüyor.
Dini kullanan ve bu olguyu hiçbir partiye kaptırmayan AKP, din iman üfürüp, yaptıklarıyla Kâbe’den putperest dönen Müslüman gibi benim gözümde.
Kendisi sebebi yaratıp sonradan müdahale ederek kahraman olanlar aslında bu halkı kandıranlar.
Bu defa AKP değil halk kandırılmıştır.
Aldatan AKP olmuştur.
Cüretsiz ahmaklar çıkıp zekâ küpü olduklarını iddia etseler de onlarla aynı çetelenin altında sayılmak aklı başında herkes için aslında fert başına düşen bir talihsizliktir. 
Sebep olanlar vebaldedir.
Gelecek günlerin karanlığında bu elastik beyinli, ısıya ve paraya duyarlı paçavralar Yörük damlarındaki fırın söngüyesi kadar değersiz olacaklardır.

Türkiye için öngörülerim 1 Kasım’dan sonra öyle birilerinin dediği gibi “istikrar” falan değil.
Gelecek günlerde ülkenin dibe vurup, oluşacak gayret ve eyvah ülke gidiyor refleksi ile yeniden sarsıntılı bir dönem yaşayacağını düşünüyorum.
Kandırıldık, aldatıldık diyerek hala bu ülkeyi yönetme mucizesini sadece sandıktan çıkan sonuç ile başarabilenler… Çok yakında işler ters gidince kandırıldık, aldatıldık diyecekler mi acaba?
Halkın iradesinin göstergesi sandıktan çıkan sonuçlardır.
Halk gitti yine AKP’ye “tek başına iktidar ol” dedi bu da tamam.
Kandırıldık, aldatıldık sözünü en kısa zamanda artık AKP’den beklemiyorum.
Sıra halkta. AKP’ye oy verenlerde.
Mustafa Temiz
manisasonhaber@gmail.com
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hayrettin özay
Hayrettin özay - 11 yıl Önce

Fazlası yok eksiği bile var.